Anahtar kelimeler: Zümredeki Mirası Reddettiklerini Reddetmeleri Ölümü Mirasbırakan Mersin Eşi Yakın Adana

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın ölümü üzerine mirasçıları olan eşi ve çocuklarının Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.01.2022 tarih, █████████ Esas ve 2022/6 Karar sayılı ilâmı ile mirası reddettiklerini, birinci zümredeki en yakın mirasçıların mirası reddetmeleri nedeniyle davalı ... tarafından yeniden mirasçılık belgesi alındığını, Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise mirasbırakanın annesi davacı ... ve kardeşi olan diğer davacılar ... ve ...'ın mirasçı olarak gösterildiğini, müvekkillerinin hukuken mirasçı sıfatına sahip olmadıklarını, mirasbırakanın mirasının ikinci zümre olan müvekkillerine geçmeden iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiğini ileri sürerek Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile kararın Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ve █████████ esas ve 2022/6 karar sayılı dosyasına bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan ...'ın en yakın yasal mirasçıları olan birinci zümre mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi üzerine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi gereğince terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiğini, mirasın ikinci zümrede bulunan davacılara geçmeyeceği, iptali istenen mirasçılık belgesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.07.2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile kararın Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ve █████████ Esas ve 2022/6 Karar sayılı dosyasına bildirilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar tarafından borçtan kurtulmak içi 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı olarak hareket edildiğini, davacıların mirasçı oldukları halde olmadıklarını iddia ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için mirasçı olmadıkları düşünüldüğünde dahi terekenin tasfiye sürecinin başlatılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.1. Taraf sıfatı (husumet ehliyeti), dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının, tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.2. Taraf sıfatı, dava şartı değildir. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Taraf sıfatı, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.3. Dosya kapsamında, mirasbırakan ...'ın 01.12.2021 tarihinde ölümü üzerine en yakın mirasçılarının Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.01.2022 tarih, █████████ Esas ve 2022/6 karar sayılı ilâm ile mirası reddetmişlerdir. Davalı ... tarafından ise yeniden mirasçılık belgesi talep edildiği, talep üzerine Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.07.2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise davacıların mirasçı olarak gösterildikleri anlaşılmıştır.4. Ölenin en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. (TMK. M.612/1-2) Bu bakımdan, mirasbırakanın tüm yakın mirasçıları tarafından reddedilen mirasının iflas hükümlerine göre tasfiyeye girecek, miras ikinci zümreye geçmeyecektir. Yine terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi sonunda arta kalan değerler varsa bu değerler hiç reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğinden, eldeki davada husumetin mirası reddeden en yakın yasal mirasçılara yöneltilmesi gerekir. Oysa ki davaya konu mirasçılık belgesinin ise İİK'nun 121. maddesi uyarınca davacıların mirasbırakanın alacaklısı olan davalının başvurusu üzerine verildiği; hal böyle olunca, davalı şirketin yasal yada atanmış mirasçı olmadığı gözetildiğinde davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın en yakın yasal mirasçılara yöneltilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.