Anahtar kelimeler: İhyası Esaskarar Silinmenin Sicilinden Başkan Yazim Katip Terkin Resen Üye

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
:...
DAVACI ...
VEKİLİ
: Av. ...
Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili tarafından davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine ... Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığını, yargılama sırasında ilgili ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu davalı şirketin 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, Ticaret Sicilinden resen silinmenin tescilinin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiğini, bu nedenle mahkemece 04.03.2026 tarihli ön inceleme duruşmasında şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden davaya taraf olmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı müvekkilinin açmış olduğu hizmet tespiti davasının yürütülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi için davalı şirketin ihyasının zorunlu olduğunu belirterek ticaret sicilinden terkin edilen ... Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağının açık bir şekilde belirlendiğini, Geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlüğümüz tarafından bilinmesi mümkün olmadığını, ...'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra davacının hukuki yararı veya dava konusu ortadan kalkarsa davanın konusuz kalacağının düzenlendiğini, TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağının düzenlendiğini, şirketin █████/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle davanın konusunun ortadan kalktığını, ihtarın usulüne uygun yapıldığını, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7.Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca █████/2013 tarihinde tebligat çıkarıldığını, tebligatın iade olduğunu, ihtarın ayrıca █████/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilmesinin ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, Geçici madde 7/16 uyarınca ... Geçici 7. maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri yapma yetkisi verildiğini, dava konusu tebliğin bu kapsamda düzenlendiğini, sicil müdürlüğü tebliğ hükümlerini uygulamakla yükümlü olduğunu, Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek davanın usulden ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesine ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava; TTK'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir.
Davalı ...'nün █████/2026 tarihli cevabi yazısı ile; ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin terkin öncesi adresinin, ... ve terkin öncesi son ortaklarının ... ve ... olduğu bildirilmiş, yazı eki incelendiğinde ... Şirketi'ne Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince gönderilen █████/2014 tarihli, ihtar konulu yazının ... Şirketi adına düzenlendiği, şirketin ... adresine gönderildiği ve "taşınmış" gerekçesi ile tebliğ edilemediği, gönderilen sicil dosyasından şirketin son yetkilisine ve ortaklarına herhangi bir tebliğin sağlanmadığı, bununla birlikte ihyası istenen ... Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana karşın süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından bahisle █████/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve terkinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin █████/2014 tarihli sayısında ilan edildiği bildirilmiştir.
... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, ihyası istenen ... Şirketi aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı, taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle Mahkemesince davacı vekiline █████/2026 tarihli celsede ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, bu kapsamda eldeki davanın açıldığı, iş bu davada taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle ön inceleme duruşmasının icrası için eldeki davanın sonucunun beklendiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ... aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; şirketin 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belge veya tebligat dosyaya sunulmadığı gibi, dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise taşınmış olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle ... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla şirketin ihyası talep edildiğinden, Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına maddesine göre davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Yine ihyası talep edilen şirketin ticari hayata döndürülmesi amacıyla dava açılmadığı gözetildiğinde tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek, tasfiyeye tabi tutulması ve tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek dava dışı son yetkili ve ortak ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek, yine davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadığına dair beyanda bulunduğu anlaşıldığından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline,
2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son yetkili ve ortak ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına,
3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasını talep etmekle, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekalet ücreti talebinde bulunmadığından davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!