Anahtar kelimeler: Siteden İnanarak Özetlemüvekkili Reklamlarında Faktöring Atanacağı Finansman Hamili Kapsamlı Etkilenerek

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili olan ...'un, ... Bankası ... numaralı ... kredi kartı hamili olduğunu, Müvekkilinin daha önce hiçbir bilgisi olmadığı halde ... merkezli dava dışı ..." 'in internet üzerindeki rektamlarından etkilenerek ve dava dışı şirketin internet sitesindeki reklamlarında siteden temsilci atanacağı, temsilcinin her zaman destekleyici olacağı ve kapsamlı bir eğitim verileceği gibi hususlara inanarak "Yatırım Danışmanlığı" hizmeti almak üzere ödemeler yaptığını, Müvekkilinin kredi kartı ile toplam 11.250,00 US0 ödeme yaptığını, müvekkilinin herhangi bir hizmet alamadığı gibi yaptığı araştırmalarda dava dışı şirketin yurt dışı firması olduğunu, Türkiye sınırları içerisinde söz konusu şirketin internet sitesine erişimin mümkün olmadığını öğrendiğini, İtiraz dilekçesi verildikten bir yıl sonra bankanın 2021 yılının Mart ayında 5.000.- dolar iade ettiğini, Davalı banka tarafından kredi kartı ile yapılan harcamalar için yeterli güvenlik önlemleri alınmadığını, Zira müvekkilinin kredi kartından internet üzerinden art arda yüksek meblağlı gönderimler yapıldığını,müvekkilinin mağdur olduğunu bu nedenle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ile müvekkili olan banka arasında imzalanmış Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi gereği davaya konu... no-lu kredi kartının üretilerek davacıya teslim edildiğini, Davacı tarafından dava konusu itirazını "harcama itirazı” olarak, 09.03.2020 tarihli dilekçesi ile Banka'ya ilettiğini, İşbu dilekçede bizzat davacı tarafından kabul ve beyan edildiği üzere yabancı yatırım danışmanlığı firmasından forex işlemi gerçekleştirmiş olduğunu, bu kapsamda; dava konusu işlemin kredi kartı ile gerçekleştirilen bir harcama işlemi niteliğinde olmadığını, bu işlemler davacı taraf iddia ve beyanının aksine, uluslararası chargeback kurallarına tabi işlemler olmadığından, işbu kurallar gereği chargeback sürecinin işletilebilmesinin de mümkün olmadığını, dava konusu işlemlerde bankanın sadece kart çıkaran kurum olduğunu, işbu işlemlerin kontrolü, denetimi, onayı, iptali vs. hiç bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, kart hamiline teslim edilen kartın hangi işyerinde ne amaçla kullanıldığı veya dava konusu olayda olduğu gibi yatırım amaçlı kullanımı kart hamilinin yetki, kontrol ve sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
... 7.Tüketici Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... İtiraza konu işlemlerin 3.500- dolarlık kısmı █████/2020 tarihli 2.750 dolarlık kısmı █████/2020 tarihli, 5.000 dolarlık kısmı █████/2020 tarihli ekstrelerde yer aldığı tüm harcamaların ... adlı iş yerinde İnternet üzerinden (e-ticaret) yapılmış olduğu, ... adlı kuruluşun uluslararası bir ...yani döviz piyasalarında alım satım yapılmasını sağlayan bir aracı kurum olduğu, kurumun web sayfasına erişimin SPK kararıyla 2017 yılından beri erişime kapalı durumda olduğu, internet üzerinden tapılan araştırmalarda ... adlı şirketin ...'da 2007 yılında kurulmuş, ... Sermaye Piyasası Kurulundan brokerlik lisansı almış, sektörde iyi bilinen bir aracı kurum olduğunun tespit edilebildiği, Bankaca dosyaya sunulmuş ...sayılı yazı ekinde işlem itirazları sürecinde karşı banka tarafından söz konusu forex şirketinden alınmış davacıya ait hesap ekstreleri ibraz edilmiş olup, ... tarih aralığında yaptığı işlemlerin bu dökümlerinde yer aldığı bu ekstrelerde davacının ...adlı şirket nezdindeki hesap numarasının .... olduğu, Hesabın Amerikan Doları üzerinden açılmış olduğu, Hesabın Euro, İngiliz Sterling'i, Canada Doları gibi konvertibl paralar üzerinden alım satım amacıyla kullanıldığı, alım satımlarda bazen kar bazen de zarar edildiği, dönem sonunda davacının hesabının 11.231,68 dolar zararla kapanmış olduğu ve hesabında 2,11 dolar kaldığı, Kredi kartından yapılan para transferlerinin hesap bakiyesinin tükendiği zamanlarda yapıldığı, gönderilen tüm paraların bu işlemler için gönderilmiş para transferleri olduğu, herhangi bir mal veya hizmet bedeli olmadığı, davacının asil itiraz konusunun bankanın itirazları chargeback prosedürüne tabi tutup işlem tutarlarını geri almaması olduğundan anlaşıldığı sadece bu hususun uluslararası chargeback kuralları çerçevesinde değerlendirilebilecek bir usu olup diğer güvenlik teyit almama, bilgi vermeme, faiz ödenmesine neden olunması şirketin yurt dışında olması gibi konuların kredi kartı prosedürlerini ilgilendirmediği, ödenen bedel karşılığından mal veya hizmet alamama iddiasının ... kuralları içerisinde ..."..." şeklinde sunulmayan mal veya hizmetler olarak tanımladığı ilgili mevzuatta "..." başlığı altında detaylı olarak açıklandığı, Bu maddede yer alan hükümlere göre yalnızca para transferi işlemlerinin madde kapsamında girmediği, diğer yönden bu neden koduyla chargeback yapılmasının da dokümantasyon şartına bağladığı ve İngilizce veya İngilizce çevirisi ile kart hamilinin itirazını kanıtlayacak nitelikte iki tarafın da itirazın nedenlerini açıkça anlayabileceği detayda dökümün sunulması şartını getirdiği bu nedenle davacının sunulmayan hizmeti tanımlayan taraflar arasında bağlanmış bir sözleşmeyi ibrazı zorunlu olduğu ancak böyle bire sözleşmesinin de itiraz ekinde bankaya sunmamış olduğu hatta davacının böyle bir sözleşme olmadığı beyan ettiği, Müşterilerin iş yeri ile anlaşmazlıklarında bankaların taraf olmadığı alıcı ile satıcının arasındaki ilişkilerin tamamen dışında olduğu malın teslimi kalitesi fiyatı vb. Konularda taraf olmadığı ve herhangi bir taahhütleri de bulunmadığı, bankanın chargeback yapılma imzası olmayan işlemler için müşterinin isteği üzerine yine de işlemlere ait dökümün talebinin üye iş yeri bankasına ilettiği karşı bankanın evrakını ibraz edemediği 5.000 dolarlık işlemin bu nedenle bedelini iade ettiği davacı tarafça bu iadeyi hizmet alınmadığının kabul edildiği gibi yorumlanmış olsa da esasen evrak temin edememe gibi basit arşivleme sorununun sonucu olduğu davacı lehine diğer iddiaları için bir haklılık karinesi oluşturamayacağı, bankanın yalnızca iade edilen 5.000 dolarlık işlemin hesaba alacak kaydedilmesi ile yetinmeyip işlem iptal edildiği için bu işlem nedeniyle tahakkuk etmiş faiz ve ferilerini de iade etmesi gerektiği bu iadenin yapıldığına dair bir kayda dosyada rastlanmadığı kalan 6.250 dolarlık kısı9m için bankaca yapılacak bir işlem olduğu davacının dilerse doğrudan iş yerine başvurma haklarının saklı olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 7.Tüketici Mahkemesi'nin... Esas ve ... karar sayılı kararı ile "...İncelenen davada dava şartlarına ilk itirazlara görev ve yetkiye ait bir olumsuzluk olmadığı mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi 6502 sayılı kanun 3/k. Maddesi uyarınca tüketicidir. Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan yada mal sunan adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişileri de 6502 sayılı yasa 3/i madde uyarınca satıcı sayılır. Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan , eser , taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/ l maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir.
Dosya incelendiğinde, davanın davalı bankaya ait kredi kartı ile yaptığı alışverişin karşılığı hizmetten faydalanamadığı, hizmetin ifa edilmediği iddiasıyla ... kuralları uyarınca zararın tahsili talebinden ibaret olduğu, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. İddia, savunma ve toplanan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan inceleme neticesinde davacının davalı banka nezdindeki... numaralı Mastercard kredi kartı hamili olduğu, davacının daha önce hiçbir bilgisi olmadığı halde Avustralya merkezli dava dışı "..." in internet üzerindeki reklamlarından etkilenerek ve dava dışı şirketin internet sitesindeki reklamlarında siteden temsilci atanacağı, temsilcinin her zaman destekleyici olacağı ve kapsamlı bir eğitim verileceği gibi hususlara İnanarak "Yatırım Danışmanlığı" hizmeti almak üzere kredi kartı ile toplamda 11.250.00 USD (Amerikan Dolart) ödediği, ödemelerini takiben herhangi bir hizmet alamadığı gibi yaptığı araştırmalarda dava dışı şirketin yurt dışı firması olduğu, Türkiye sınırları içerisinde söz konusu şirketin internet sitesine erişimin mümkün olmadığını öğrendiğinden bahisle davalı bankaya █████/2020 tarihinde harcama İtirazında bulunduğu, █████/2021 tarihinde harcama itirazının olumsuz sonuçlandığı, itiraz dilekçesi verildikten bir yıl sonra bankanın 2021 yılının Mart ayında 5.000 USD iade ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür. Davacının alamadığını iddia ettiği hizmet için 6.250,00 USD zarara uğradığı, bankanın bağlı olduğu Uluslararası Chargeback kurallarını usulüne uygun şekilde işletse, bir yıl sonra iade edilen tutar için yapılan incelemenin diğer kalemler için de yapılabileceği ve zararının tazmin edilebileceğinden, iade edilen 5.000 USD bedelin 2020 Mart ayı döviz kuru hesaplanarak iade edildiğini, iade yapıldığı tarihteki güncel döviz kuru esas alındığında 1.222,48 USD eksik ödeme yapıldığından, haksız yere faiz ödendiğinden bahisle davalı bankanın ayıplı hizmeti bulunduğu ve zararından sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmüştür.
6502 sayılı Yasanın Ayıplı hizmet başlıklı 13. Maddesinde " (1) Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. (2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır. " şeklinde tanımlanmıştır. Ayıplı hizmetten sorumluluk ise 14.maddesinde "(1) Sağlayıcı, hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür.(2) Sağlayıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin hizmet sözleşmesinin kurulduğu tarihte düzeltilmiş olduğunu veya hizmet sözleşmesinin kurulması kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içermediğini ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Tüketicinin seçimlik hakları 15. Maddesinde " (1) Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir." şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
İtiraza konu işlemlerin 3,500-USD kısmı 31.01.2020 tarihli, 2.750.- USD kısmı 29.02.2020 tarihli, 5.000.-USD kısmı 31.03.2020 tarihli ekstrelerde yer aldığı, tüm harcamalann ... adlı işyerinde internet üzerinden (e ticaret) yapıldığı,... adlı kuruluşun, uluslararası bir ...., yani döviz piyasalarında alım satım yapılmasını sağlayan bir aracı kurum olduğu, kurumun web sayfasına erişimin SPK kararıyla 2017 yılından beri kapalı olduğu, internet üzerinden yapılan araştırmalarda ... adlı şirketin ...'da 2007 yılında kurulmuş, ... Sermaye Piyasası Kurulundan brokerlik lisansı almış, sektörde iyi bilinen bir aracı kurum olduğu, işlem itirazları sürecinde karşı banka tarafından, söz konusu forex şirketinden alınmış davacıya ait hesap ekstreleri ibraz edildiği, 18.01.2020-06.03.2020 tarih aralığmda yaptığı işlemlerin bu dökümlerde yer aldığı, bu ekstrelerde davacının ... adlı şirket nezdindeki hesap numarasının ... olduğu, hesabın Amerikan Doları üzerinden açıldığı, hesabın Euro, İngiliz Sterling'i, Canada Doları gibi konvertibıl paralar üzerinden alım satım amacıyla kullanıldığı, alım ve satımlarda bazen kar bazen de zarar edildiği, dönem sonunda davacının hesabının 11.231,68 dolar zararla kapandığı ve hesabında 2,11 dolar kaldığı, kredi kartından yapılan para transferlerinin hesap bakiyesinin tükendiği zamanlarda yapıldığı, gönderilen tüm paraların bu işlemler için gönderilmiş para transferleri olduğu, herhangi bir mal veya hizmet alım bedeli olmadığı tespit edilmiş anılan bilirkişi tespitleri yerinde görülmüştür. Davacının ödenen bedel karşılığında mal veya hizmet alamama iddiasının ... kuralları içerisinde ...-"..." şeklinde, sunulmayan mal veya hizmetler olarak tanımlandığı, ilgili mevzuatta "..." başlığı altında detaylı olarak açıklandığı, bu maddede yer alan hükümlere göre, yalnızca para transferi işlemlerinin madde kapsamına girmediği, diğer yönden, bu neden koduyla chargeback yapılmasını da dokümantasyon şartına bağladığı ve ingilizce veya İngilizce çevirisi ile, kart hamilinin itirazını kanıtlayacak nitelikte, iki tarafın da itirazın nedenlerini açıkça anlayabileceği detayda doküman sunulması şartını getirdiği, aynca sunulan dokümanın yeterliliğinin de ... tarafından değerlendirileceğinin belirtildiği, bu nedenle davacının sunulmayan hizmeti tanımlayan taraflar arasında bağıtlanmış bir sözleşmeyi ibrazı zorunlu olduğu, ancak böyle bir sözleşmenin de itiraz ekinde bankaya sunulmadığı, hatta davacının böyle bir sözleşme olmadığını beyan ettiği, müşterilerin işyeri ile anlaşmazlıklarında bankaların taraf olmadığı, alıcı ile satıcının arasındaki ilişkilerin tamamen dışında olduğu, malın teslimi, kalitesi, fiyatı, vb konulafda taraf olmadığı ve herhangi bir taahhütleri de bulunmadığı, bankanın ... yapılma imkanı olmayan işlemler için, müşterisinin isteği üzerine yine de işlemlere ait dokuman talebini üye işyeri bankasına ilettiği, karşı bankanın evrakını ibraz edemediği 5.000 USD işlemin bu nedenle bedelini iade ettiği, davacı taraf bu iadeyi hizmet alamadığının kabul edildiği gibi yorumlamış olsa da esasen evrak temin edememe gibi basit bir arşivleme sorununun sonucu olduğu, davacının diğer iddialarını ispatlayacak nitelikte bulunmadığı, davacı tarafından 03.03.2020 tarihinde 5.000,00 USD karşılığı 31.639,03 TRY olarak dava dışı firmaya ödeme yapıldığı, iadesinin de aynı tutarda 31.639,03 TRY olarak yapıldığı banka tarafından ilgili bedeli davacı hesabına iade ettiği, işlem tutarını try olarak ödendiği, iadesinin de try olarak yapıldığı kur farkı söz konusu olmadığı davacının kur farkı ve ödenmek zorunda kalınan faiz yönünden talebinin yerinde olmadığı, 6.250 USD için bankaca yapılacak bir işlem olmadığı, davacının dilerse doğrudan işyerine başvurma haklarının saklı olduğu davalı bankanın davacının zararına neden olacak ayıplı bir hizmeti bulunmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE..." kararı verildiği bunun üzerine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 57. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ... Esas,...Karar numaralı ilamıyla"...Tarafların sıfatı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ile dosya kapsamı göz önünde bulundurularak dava şartlarından olan mahkemenin göreviyle ilgili dava şartının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...E... K 16.05.2018 tarihli karar gerekçesinde belirtildiği üzere; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi, sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun 73/1. maddesinde; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüketici sözleşmesinde iki taraf mevcut olup, zıt amaçların güdülmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla satıcı ve sağlayıcı tanımında da yer verildiği gibi satıcı ve sağlayıcının işlem yaparken ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmesi, karşısında yer alan kişinin ise bunun tersine bir amaçla yani ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket etmesi gerekir.
Tüketici mahkemesinin görevli olması için öncelikle uyuşmazlığın bir tüketici uyuşmazlığı olması gerekir. Hangi tür uyuşmazlıkların tüketici uyuşmazlığı olduğu ise dava konusu işlem veya uygulamanın taraflarından birinin tüketici, diğerinin ise girişimci/satıcı/ sağlayıcı olmasına göre belirlenmektedir.
Hâl böyle olunca, davacının, davalı bankadan hizmeti, dava dışı aracı kurumdan finansal işlemler için aldığı, hizmetin alınma amacının öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmakla, davacının bu ticari amacı karşısında tüketici sayılması mümkün değildir. Her ne kadar 6502 sayılı TKHK’nın 49. maddesi uyarınca yatırım hizmetleri de tüketici hukuku kapsamı içine alınmış olsa da, somut uyuşmazlıkta davalının nihai tüketim amacıyla değil, kâr elde etmek amacıyla türev araçları alım-satımı yapabilmek için davalı bankanın kendisine tahsis ettiği kredi kartı ile yabancı yatırım danışmanlığı firmasından forex işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, eldeki davaya konu işlemin yatırım ve kar amacıyla yapıldığı bellidir.
Sonuç olarak, eldeki uyuşmazlıkta, davacının, yatırım ve kar amacı güttüğü, bu nedenle 6502 sayılı yasanın 1-3/k.l maddelerine göre tüketici sıfatının bulunmadığı, davaya konu işlem tüketici işlemi olmadığından, aynı Kanunun 73.maddesi gereğince tüketici mahkemelerinin görevli olmadığı, dava, TTK m.4 ve 5. md. uyarınca bankacılık işlemlerinden kaynaklanan ve tüketici mahkemesini görevli olmadığı davalar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, yargılama yapma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkemenin görevli olması, HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen dava şartlarındandır. Bu durumda ilk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yargılama yapılıp karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin istinaf istemleri incelenmeksizin, usulen kabulü ile; ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek verilen kararın HMK m.353/1-a-3 uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce "Görev dava şartının eksikliği nedeniyle davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi yollamasıyla 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, Dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.Davacının esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca █████/2022 tarih ve ..., ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. ... 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin GÖREVSİZLİĞİNE,
3.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın esastan görülmesi için DOSYANIN görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE..." kararı nedeniyle Mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davalı banka tarafından kendisine tahsis edilen kredi kartından, dava dışı yabancı yatırım danışmanlığı firmasına forex işlemi gerçekleştirmesi ancak, dava dışı yabancı yatırım danışmanlığı firmasından hizmet alamaması nedeniyle yapılan harcamaya itirazı üzerine ödediği bedelin geç iade edilmesi nedeniyle, kur farkı ve faizden ibaret uğradığı zararın ayıplı hizmet iddiasına dayalı olarak davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
... 7. Tüketici Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı red kararı, davacı tarafın istinaf etmesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar verilerek mahkememiz dosyasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde;davacı taraf ile davalı banka arasında kredi kartından kaynaklı ilişkinin mevcut olduğu, davacının kredi kartı hesabının olduğu, yatırım danışmanlığı almak üzere dava dışı şirkete iş bu kredi kartı ile ödeme yaptığı, hizmet alamaması nedeniyle yurt dışı firması olan dava dışı şirkete yapılan ödemelere ilişkin davalı bankaya harcama itirazında bulunulduğu, itirazın olumsuz sonuçlandığı ancak sonrasında kartın İnternet'e kapatıldığı, makul sürede cevap verilmediği, chargeback kurallarının işletilmediği iddiası ile ödediği bedelin geç iade edilmesi nedeniyle, kur farkı ve faiz talebinde bulunulduğu, iş bu alacak ters ibraz (chargeback) prosedürüne dayanmakta olduğu, kart kullanıcısını koruma amaçlı olarak uluslararası ödeme kuruluşlarının şartları arasında yer alan bir kuraldır. Kredi kartı hamilleri gerçekleştirmiş oldukları işlemlerle ilgili olarak kendilerine kredi kartını veren bankaya itiraz başvurusunda bulunma hakkına sahip olduğu, bu işlemlere “ters ibraz” denilmekte ve özünde harcama işleminin geriye alınmasının istenmesinin söz konusu olduğu, bu itirazların ilk olarak kart sahibi tarafından kredi kartının ait olduğu bankaya yapılması gerektiği, iş bu eylemlerin tespiti ile bankanın sorumluluğuna ilişkin olarak yetkisizlik kararı öncesinde ... 7. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi incelemesi ile itiraza konu işlemlerin 3,500-USD kısmının 31.01.2020 tarihli, 2.750.- USD kısmının 29.02.2020 tarihli, 5.000.-USD kısmının 31.03.2020 tarihli olarak ekstrelerde yer aldığı, tüm harcamalann ... adlı işyerinin İnternet sayfası üzerinden (e ticaret) yapıldığı, ... adlı kuruluşun, uluslararası bir ..., yani döviz piyasalarında alım satım yapılmasını sağlayan bir aracı kurum olduğu, kurumun web sayfasına erişimin SPK kararıyla 2017 yılından beri kapalı olduğu, internet üzerinden yapılan araştırmalarda ... adlı şirketin ... 2007 yılında kurulmuş, ... Sermaye Piyasası Kurulundan brokerlik lisansı almış, sektörde iyi bilinen bir aracı kurum olduğu, işlem itirazları sürecinde karşı banka tarafından, söz konusu ... şirketinden alınmış davacıya ait hesap ekstreleri ibraz edildiği, 18.01.2020-06.03.2020 tarih aralığında yaptığı işlemlerin bu dökümlerde yer aldığı, bu ekstrelerde davacının ... adlı şirket nezdindeki hesap numarasının .... olduğu, hesabın Amerikan Doları üzerinden açıldığı, hesabın Euro, İngiliz Sterling'i, Canada Doları gibi konvertibıl paralar üzerinden alım satım amacıyla kullanıldığı, alım ve satımlarda bazen kar bazen de zarar edildiği, dönem sonunda davacının hesabının 11.231,68 dolar zararla kapandığı ve hesabında 2,11 dolar kaldığı, kredi kartından yapılan para transferlerinin hesap bakiyesinin tükendiği zamanlarda yapıldığı, gönderilen tüm paraların bu işlemler için gönderilmiş para transferleri olduğu, herhangi bir mal veya hizmet alım bedeli olmadığı bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının ödenen bedel karşılığında mal veya hizmet alamama iddiasının ... kuralları içerisinde ..." şeklinde, sunulmayan mal veya hizmetler olarak tanımlandığı, ilgili mevzuatta "..." başlığı altında detaylı olarak açıklandığı, bu maddede yer alan hükümlere göre, yalnızca para transferi işlemlerinin madde kapsamına girmediği, diğer yönden, bu neden koduyla chargeback yapılmasını da dokümantasyon şartına bağladığı ve ingilizce veya İngilizce çevirisi ile, kart hamilinin itirazını kanıtlayacak nitelikte, iki tarafın da itirazın nedenlerini açıkça anlayabileceği detayda doküman sunulması şartını getirdiği, aynca sunulan dokümanın yeterliliğinin de ... tarafından değerlendirileceğinin belirtildiği, bu nedenle davacının sunulmayan hizmeti tanımlayan taraflar arasında bağıtlanmış bir sözleşmeyi ibrazı zorunlu olduğu, ancak böyle bir sözleşmenin de itiraz ekinde bankaya sunulmadığı, hatta davacının böyle bir sözleşme olmadığını beyan ettiği, müşterilerin işyeri ile anlaşmazlıklarında bankaların taraf olmadığı, alıcı ile satıcının arasındaki ilişkilerin tamamen dışında olduğu, malın teslimi, kalitesi, fiyatı, vb konularında taraf olmadığı ve herhangi bir taahhütleri de bulunmadığı, bankanın chargeback yapılma imkanı olmayan işlemler için, müşterisinin isteği üzerine yine de işlemlere ait dokuman talebini üye işyeri bankasına ilettiği, karşı bankanın evrakını ibraz edemediği 5.000 USD işlemin bu nedenle bedelini iade ettiği, davacı taraf bu iadeyi hizmet alamadığının kabul edildiği gibi yorumlamış olsa da esasen evrak temin edememe gibi basit bir arşivleme sorununun sonucu olduğu, davacının diğer iddialarını ispatlayacak nitelikte bulunmadığı, davacı tarafından 03.03.2020 tarihinde 5.000,00 USD karşılığı 31.639,03 TRY olarak dava dışı firmaya ödeme yapıldığı, iadesinin de aynı tutarda 31.639,03 TRY olarak yapıldığı banka tarafından ilgili bedeli davacı hesabına iade ettiği, işlem tutarını try olarak ödendiği, iadesinin de try olarak yapıldığı kur farkı söz konusu olmadığı davacının kur farkı ve ödenmek zorunda kalınan faiz yönünden talebinin yerinde olmadığı, 6.250 USD için bankaca yapılacak bir işlem olmadığı, davacının dilerse doğrudan işyerine başvurma haklarının saklı olduğunun tespit edildiği, davalı bankanın davacının zararına neden olacak ayıplı bir hizmetinin bulunmadığı, yukarıda açıklandığı üzere ters işlem kuralının işletim şekli belirli olmakla davalı bankanın müşterilerinin işyeri ile anlaşmazlıklarında taraf olamayacağı, davacı tarafça davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, dava ilk açılışta harç alınamadığından, alınması gereken 732-TL. karar ve ilam harcı + 732-TL. başvurma harcı toplamı olan 1.464,00-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!