Anahtar kelimeler: Gününün Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği İsparta Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Isparta 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat .. ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat .. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde; dava konusu 43 31... parselde kayıtlı taşınmazın arsası ile üzerinde inşa edilen yapıya ait masrafların kendisi ve davalıların babası .. tarafından karşılandığını, ancak taşınmazın tapuda davalıların murisi adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı bulunan 1/2 hissenin iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın yapım bedelinin 1/2'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın resmî satış senedi ile davalıların murisi tarafından satın alındığını, davacı aleyhine el atmanın önlenmesi davası açıldığını, davacının taleplerini kanıtlayacak somut bir delil sunamadığını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının terditli talebinde haklı olduğu bir an için kabul edilse dâhi binanın yapım tarihinden itibaren zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davalı murisinin sağlık sorunları nedeniyle davacıdan bina yapımı aşamasında yardım istediğini, ancak tüm talimatların muris tarafından verildiğini ve masrafların muris tarafından karşılandığını, davacının ödeme hususunu da yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının taraflar arasındaki inanç sözleşmesini yazılı delil ile ispat edemediği, dosyada yazılı delil başlangıcı bulunmadığından dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmediği, davacı yemin deliline dayandığından yemin teklifinde bulunma hakkının hatırlatıldığı, davalıların ayrı ayrı yemini eda ettiklerinden davanın ispatlanamadığı" gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde: dava konusu taşınmaz ve üzerindeki yapının davacı ile davalıların babası tarafından yaptırıldığını, buna rağmen davalılar adına tescilli olduğunu, murisin sağlığında davacıya karşı yasal yollara başvurmadığını, yapının davacı ve muris tarafından birlikte yapıldığının el atmanın önlenmesi davasındaki tanıklarca da ifade edildiğini, raporlar, tanık beyanları ve diğer delillerle davayı ispat ettikleri hâlde davanın reddine karar verildiğini, oysa davanın tümüne yönelik kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inançlı işlem nedeniyle tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde yapı bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dâhil her türlü delille ispat edilebilir.Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, ███████-516 E., █████████ K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.)Yemin delili, 6100 sayılı Kanun'un 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, yemin teklif etme hakkı bulunduğunu hatırlatmakla yükümlü olup, mahkemece tüm deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verilemez. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.Eldeki davada; davacı, dava konusu 43 31... parselde kayıtlı taşınmazı davalıların murisi ile birlikte almalarına rağmen tamamının muris adına tescil edildiğini belirterek taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmaz üzerinde inşa edilen yapının yapım bedelinin 1/2'sinin ödenmesini talep etmiştir. Davacı taraf davalıların murisi ile aralarında davaya konu taşınmaza ilişkin yapıldığını iddia ettiği inanç sözleşmesine ilişkin yazılı belge veya delil başlangıcı sunamamış, bunun üzerine mahkemece yemin hakkı hatırlatılmış, davacı tarafın hazırladığı yemin metni uyarınca davalılarca yemin eda edilmiştir. Bu durumda tapu iptali ve tescil talebi yönünden iddia ispatlanamadığından reddine yönelik mahkeme kararı isabetlidir.Öte yandan hemen belirtmek gerekir ki, yemin delili kesin delil niteliğinde olup 6100 sayılı Kanun'un 187. maddesi ve devamı maddeleri kapsamında diğer delillerle ispatı mümkün olan bir konuda hâkimin yemin delilini hatırlatması üzerine yeminin eda edilmesine sonuç bağlanamayacağı kuşkusuzdur. Davacı taraf terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı yapı bedelinin tarafına ödenmesi talebinde bulunmuş, Mahkemece yapı bedeline ilişkin olarak da deliller toplanmış olmasına rağmen 08.12.2022 tarihli celsede yemin delilinin hatırlatılması üzerine, inanç sözleşmesi ile birlikte yapı bedeli yönünden de hazırlanan yemin metni uyarınca davalılarca yemin eda edilmiş ve bu gerekçe ile dava reddedilmiştir. Ne var ki; Mahkemece yapı masrafları yönünden gerekçede bir değerlendirme yapılmamıştır. Yeminden önce ispatı gerçekleşmiş hususlarda mahkemenin hatırlatması üzerine yapılan yeminin önceki delillerin ispat etmiş olduğu hususları bertaraf ettiği söylenemez. Başka bir ifadeyle; yemin delilinin diğer delillerden vazgeçmek suretiyle sonuç doğurması için bu delile taraflarca başvurulması gerekir. Hâl böyle olunca, Mahkemece yapı bedeli ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.K A R Ş I O Y12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 25... . maddeleri arasında “yemin” delili düzenlenmiş olup bu maddelerde yer alan hükümlere göre; yeminin konusunu vakıalar oluşturur; yemin, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, taraflar arasında çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan bir olayın ispatı için davanın karşı tarafına teklif edilen bir doğrulatma beyanıdır.6100 sayılı Kanun hükümlerine göre; yemin, delil niteliğinde olup bir vakıanın ispatına yöneliktir. Yemini, ispat yükü kendisine düşen taraf, davanın diğer tarafına teklif eder ve yemin taraflarca yerine getirir. 6100 sayılı Kanun sadece bir tarafın diğer tarafa yemin teklifini kabul etmiş, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundan farklı olarak, hâkimin kendiliğinden davanın taraflarına yemin teklif etmesine izin vermemiştir.Tarafların, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları; dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunlu olduğundan, yemin deliline dayanılması halinde, dilekçeler aşamasında açıkça yemin delilinin zikredilmesi gerekir (m. 194).Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez (m. 227).Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır (m. 229).Taraflarca getirilme ilkesi uyarınca, Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz (m.25).Yemin teklif etmek, taraflarca getirilmesi ilkesi gereği taraflara aittir. Davacı veya davalı, dilekçesinde diğer delillerle birlikte yemin deliline de dayanmış ise iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatladığını düşünüyorsa, hâkim yemin delilini hatırlatsa dahi karşı tarafa yemin teklif etmemelidir.Hâkimin, yargılama devam ederken tarafların iddialarını veya savunmalarını ispatladıkları veya ispatlayamadıklarına yönelik kanaatini belli etmesi, davanın diğer tarafı için ihsası rey olarak değerlendirileceğinden, tarafların dilekçelerinde yer alsa dahi yemin delilini hatırlatmaması gerekir. Dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan tarafın, yargılama sırasında karşı tarafa yemin teklif etmesi veya etmemesi kendi yetki ve sorumluluğunda olduğuna göre, mahkemece yemin delilinin hatırlatılmaması Yargıtayca da bozma sebebi yapılmamalıdır.6100 sayılı Kanunun 24 ilâ 33. maddeleri arasında düzenlenen yargılamaya hâkim olan ilkeler nazara alınıp yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekir. Bu ilkeler çerçevesinde diğer delillerle birlikte yemin deliline de dayanan taraf, iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlandığını düşünüyorsa karşı tarafa yemin teklif etmemeli, ispatlayamadığını düşünüyorsa kendisi yemin teklif etmeli ve her iki halde de sonuçlarına kendisinin katlanacağını bilmelidir.6100 sayılı Kanunda, “hâkim tarafından hatırlatılan yemin” veya “tarafların kendi iradeleriyle karşı tarafa teklif ettikleri yemin” şeklinde iki farklı yemin teklif usulü bulunmamaktadır. Yemin teklif etmek ve sonuçlarına katlanmak taraflara ait olup karşı tarafa teklif olunan yemin, ister hatırlatma üzerine isterse resen tarafın iradesiyle olsun sonuçları bakımından farklılık göstermez. Yemin teklif edilen tarafın, yemin etmesi üzerine teklifte bulunan taraf yemine konu vakıayı ispat edememiş sayılır. Bu aşamadan sonra, yemine konu olayın ibraz olunan diğer delillerle ispat edilip edilmediğinin değerlendirmesi yapılamaz, bu yeminin kesin delil olmasının bir gereğidir.Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez.Yemin teklif eden tarafın, karşı tarafın yemini edaya hazır olduğunu bildirmesinden sonra dönemeyeceği ve başka bir delile dayanamayacağı Kanunun 227. maddenin ikinci fıkrasında açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. Karşı tarafın yemin etmesinden sonra, bu yeminin sonuçları bir tarafa bırakılarak, aynı vakıanın ispatı için yemin teklif edenin diğer delillerine dayanılarak mahkemenin karar verilebileceğini söylemek ise bu hüküm karşısında hiç mümkün değildir.Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebini içermektedir.İlk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı, davalıların murisi ... ile kendisi arasında inanç sözleşmesini ispatlayan yazılı bir belge veya yazılı delil başlangıcı oluşturacak bir delil ibraz etmemiştir.Davacı uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için HMK'nun 227. maddesi uyarınca karşı tarafa yemin teklif etmiş, davalılar uyuşmazlık konusu vakıa ile ilgili yemin etmiştir.İlk derece mahkemesince, davacı ile davalıların murisi ... arasındaki inanç sözleşmesi kanıtlanamadığından, inanç ilişkisinin mevcudiyeti iddiası bakımından davalılara yöneltilen yemin teklifinin davalılarca yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf talepleri Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları deliller, hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırılık taşımadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilerek hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğu bozma gerekçesine ve kararına katılamıyorum.