Anahtar kelimeler: Sorunsuz Kaporta Onarımlar Riziko İlerleyen Boya Mutabakat Onarımı Onarımını Yıllardır

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun yıllardır kaporta, onarım ve boya alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda birçok sigorta şirketi ile olduğu gibi davalı sigorta şirketi ile de 18.03.2024 tarihli
sözleşme imzaladığını, sözleşme uyarınca davalı sigorta şirketinin kasko teminatı altında bulunan ve onarımı talep edilen araçların riziko kapsamında onarımını yapmak üzere
yetkilendirildiğini, başlangıçta yönlendirilen araçlara ilişkin onarımlar karşılığında ödemelerin sorunsuz şekilde yapıldığını ancak ilerleyen dönemde mutabakat sağlanmasına rağmen
ödemelerin yapılmadığını, ..., ... ve ... numaralı hasar dosyaları kapsamında davacıya ödenmesi gereken onarım, yedek parça ve işçilik bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bu hasar dosyalarına istinaden düzenlenen ve itiraz edilmeyen faturaların sözleşmenin 6.01 maddesine uygun şekilde araç sahibi adına, plaka ve hasar dosya numaraları belirtilerek tanzim edildiğini, faturaların kabul edilmesine
rağmen ödeme yapılmadığını, banka kayıtlarıyla alacağın ispatlanabileceğini, söz konusu alacaklar nedeniyle .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra
takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından haksız itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin 2025/... numaralı dosyada anlaşamama ile sonuçlandığını, her iki davalının itirazının
haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit ve sabit nitelikte bulunduğunu, bu nedenle İİK 67 uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına ve her iki davalı aleyhine icra inkâr tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü araç onarım ve tamir hizmetlerine ilişkin
alacak iddiasının yalnızca fatura ibrazına dayandığını, faturalar dışında alacağın varlığını,
miktarını ve hukuki dayanağını ispat edecek herhangi bir sözleşme, yazışma veya somut delil sunulmadığını, salt fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığını, bu
hususun Yüksek Mahkeme içtihatlarıyla da kabul edildiğini, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunu, alacağın poliçe klozları ve sorumluluk kapsamı yönünden yargılamayı
gerektirdiğini ve likit nitelik taşımadığını, bu sebeple icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, ayrıca davalının tüm mali ve finansal işlemlerinin Sigortacılık ve Özel Emeklilik
Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimi ve yazılı onayına tabi olduğunu, bu onaylar olmaksızın ödeme yapmasının hukuken mümkün olmadığını, ödeme yapılamamasının davalının
iradesi dışında ve kamu otoritesi kararlarından kaynaklandığını, bu nedenle icra takibinin ve itirazın iptali davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın açılmasına davalının
sebebiyet vermediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 188.910,60TL faturadan (hasar ödemeleri sebebi ile) kaynaklı alacağının ve 6.882,30TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte █████/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce atanan SMMM bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda "Dava konusu, taraflar arasında akdedilen 18.03.2024 tarihli Sözleşme kapsamında,
davacının ..., ... ve ...
numaralı hasar dosyaları kapsamında davalı ve dava dışı şahıslar adına düzenlenen faturalardan kaynaklı toplam 188.910,60 TL fatura alacağının 6.882,30 TL işlemiş
faizi ile birlikte davalı yandan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması
zorunlu olan 2024 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2024 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış
onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında
davalı ve dava dışı şahıslar ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının
ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenen ve .... İcra
Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasına konu edilen; faturaların davacı
şirketin muhasebe kayıtlarına işlendiği ve söz konusu işlemlerin tamamının 120 –
Alıcılar hesap kodu altında kayda alındığı, ancak davacının ticari defterleri
incelendiğinde, düzenlenen faturaların tamamının bedelinin tahsil edilmiş gibi
gösterilerek 100 – Kasa hesabı üzerinden kapatıldığı, başka bir ifadeyle fatura
bedellerinin nakden tahsil edilmiş izlenimi yaratıldığı, bu durum, muhasebe
uygulamaları ve yasal mevzuat açısından olağan bulunmadığı, zira 7.000 Türk Lirası
üzerindeki tahsilatların banka aracılığıyla yapılması yasal zorunluluk olup, bu
tutarların kasa hesabı üzerinden tahsil edilmiş gibi gösterilmesi muhasebesel
normlara uygun düşmediği,
davacı şirket muhasebecisi ile yapılan görüşmelerde söz konusu kayıtların sehven
yapıldığının ifade edildiği, fatura bedellerinin fiilen tahsil edildiğini gösterir herhangi
bir makbuz, banka dekontu veya sair ödeme belgesinin dosya kapsamında yer
almadığı, bu itibarla, durumun hukuki nitelendirilmesi ve muhasebe kayıtlarının delil
değeri Mahkemenin takdirinde olmak üzere; fatura bedellerinin gerçekte tahsil
edilmediğinin ve kasa kaydının sehven oluşturulmuş bir muhasebe hatası olduğunun
kabulü halinde, davacının ..., ...
ve ... numaralı hasar dosyaları kapsamında davalı ve dava dışı şahıslar adına
düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak, takip tarihi olan 08.07.2025 itibarıyla
(toplam fatura bedeli 188.911,31 TL olmak üzere) davalı yandan 188.911,31 TL
alacaklı olacağı tespit edildiği,
davalı yan █████/2025 günü saat: 14:00'de Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı tarafından davalı ve dava dışı şahıslar adına düzenlenen takibe konu edilen
faturaların detayları incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen
faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki
inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı ve dava dışı adına düzenlenmiş olan
faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, faturaların davacı ile davalı arasında akdedilen 18.03.2024 tarihli sözleşme ile ...,
... ve ... numaralı hasar
dosyaları kapsamında onarım, yedek parça ve işçilik bedelleri muhteviyatında
düzenlendiği, faturalara konu hasar dosyaları dava dosyası içeriğinde yer almadığı
görüldüğü, faturaların davalıya teslimine ilişkin herhangi belge bulunmamakla
birlikte, faturaların alt kısmında “irsaliye yerine geçer.” ibaresinin yer aldığı, öte
yandan davalının da takipten önce faturalara karşı somut bir itirazı görülmediği, tüm
bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacı tarafından düzenlenen faturaların
geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme
ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Mahkeme’nin takdirine
bırakıldığı,
tarafınca işlemiş faiz olarak 66.427,67 TL hesap edilmişse de, davacının taleple
bağlılık ilkesi gereği 6.882,30 TL işlemiş faiz talep edebileceği,
rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen
ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu faturaların bedellerinin tamamının nakit
olarak tahsil edilmiş şekilde kayıtlarda gösterildiği, raporumuzun defter incelemesi
bölümünde detaylıca açıklandığı üzere, davacının muhasebe kayıtlarının delil değeri
Mahkemenin takdirinde olmak üzere; fatura bedellerinin gerçekte tahsil
edilmediğinin ve kasa tahsilat kaydının sehven oluşturulmuş bir muhasebe hatası
olduğunun kabulü halinde/olasılığında, davacının ..., ... ve ... numaralı hasar dosyaları kapsamında davalı
ve dava dışı şahıslar adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak, takip tarihi olan
08.07.2025 itibarıyla (toplam fatura bedeli 188.911,31 TL olmak üzere) davalı
yandan 188.911,31 TL asıl ve 6.882,30 TL işlemiş faiz olmak üzere genel toplamda
195.793,61 TL alacaklı olacağı" şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki anlaşmalı özel servis sözleşmesi kapsamında hasar onarımları yapılan kaskolu araçlar sebebi ile davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki anlaşmalı özel servis sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 188.910,60 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı tarafından davalı ve dava dışı kişiler adına düzenlenmiş olan faturaların davacı şirketin yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, faturaların davacı ile davalı arasında akdedilen 18.03.2024 tarihli Sözleşme ile ..., ... ve ... numaralı hasar dosyaları kapsamında onarım, yedek parça ve işçilik bedelleri muhteviyatında düzenlendiği, sözleşmenin 6.01. Maddesine göre'' "Servis, onarım bedelini gösterir ayrıntılı fatura ile sigortalıdan aldığı Hasar Bildirim ve Taahhüt Belgesi'ni Teslim, İbraname ve temlik formunu ve aşağıda belirtilen hasar belgelerini aksi Şirket tarafından belirtilmedikçe gecikmeksizin ekspere teslim etmekle yükümlüdür. Ödemenin yapılabilmesi adına, Servisin dosyanın sonuçlandırılması için zorunlu tüm belgeleri teslim etmesi gereklidir. Servis faturayı daima "araç" sahibi adına düzenleyecek ve faturada onarılan "aracın plaka nosu ile hasar dosya numarası belirtilecektir." şeklinde düzenleme yapıldığı ve faturaların sözleşme kapsamında düzenlendiği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya 188.911,31-TL tutarında asıl alacak ve 6.882,30TL işlemiş faiz yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,
2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 37.782,12TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 13.374,61TL harçtan peşin alınan 2.247,16TL harcın mahsubu ile bakiye 11.127,45TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.237,56TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!