Anahtar kelimeler: Yeğeni Arsanın Kılındığını Şüphelenen Sorgu Durması Aradan Mevkiinde Müteahhide Boş
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ve ... mevkiinde bulunan 1 69... parselde kayıtlı taşınmazın kat karşılığı müteahhide verileceği düşüncesiyle dava dışı ...'un ... . Noterliğinin 05.06.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu vekâletnamesi ile vekil kılındığını, müvekkilinin ...'u kat karşılığı inşaat işlemleri için yetkilendirdiğini, aradan uzun zaman geçmesine rağmen arsanın boş durması ve herhangi bir inşaat yapılmamış olması sebebiyle şüphelenen müvekkilinin, tapudan sorgu yaptığında kendisine ait arsanın ... tarafından yeğeni ...'a devredildiğini öğrendiğini, yapılan satış işleminin muvazaalı, tescilin yolsuz olduğunu, zira taşınmazın vekil tarafından müvekkilinin bilgi ve talimatı olmadan devredildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; taşınmazın dava açıldıktan çok kısa bir süre sonra ...'e devredildiğinin anlaşılması üzerine adı geçen son malik hakkında davaya dahil edilmesi talep olunarak oluşan yolsuz tescilin iptali ile taşınmazın müvekkili davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ...; davacı iddilarının doğru olmadığını, davacının halası, vekil ... ve ...’un ise amcaları olduğunu, uzun süredir kendisinin ikamet ettiği taşınmazı adı geçen maliklerden ücreti karşılığı satın aldığını, ancak akrabalık ilişkisi ve duyulan güven nedeniyle buna ilişkin belge almaya ihtiyaç duyulmadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfını yitirmiş, bilim ve fen bakımından orman olarak korunmasında yarar görülmeyen ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan arazi statüsünde olduğunu ve tapu almak adına tüm borçlarının ilgili Kuruma müvekkili tarafından ödendiğini, davacının bu durumdan haberdar olduğunu, asılsız iddialarla açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Dahili Davalı ... vekili; ticaretle uğraşan müvekkilinin eşinin de kazancı yüksek bir işte çalıştığını, yaptıkları birikimle dava konusu taşınmazı bedeli mukabili satın aldıklarını, tapu siciline güven ilkesi gereği iyi niyetle satın aldıkları taşınmaz yönünden kazanımlarının korunması gerektiğini, aksi yöndeki bir kararının mülkiyet hakkının ihlali mahiyetinde olacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
    ; tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalının hala yeğen oldukları, ... adına davacı tarafından ... . Noterliğinin 05.06.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu vekâletnamesi düzenlenerek verildiği, ilgili vekaletname ile dava dışı ...'a kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yanı sıra taşınmaz satışı hususunda yetkilendirme yapıldığı, ...'un ilgili vekâletnameye dayanarak 06.09.2019 tarihinde dava konusu taşınmazı davalı yeğeni ... adına tapuda satış yolu ile devrettiği, dinlenen ve adına vekâlet düzenlenen tanık ... tarafından davacının ilgili vekâletnameyi kendisine kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanacak olması nedeni ile düzenlediğini, davacının satıştan haberi olmadığını, dava konusu taşınmazın Belediyeye yapılan ödemelerini davalı ...'ın babası ...'un yapmış olması ve çok samimi olmaları nedeni ile taşınmazı ...'ın üzerine yaptıklarını, ...'in de çok yakın aile dostları olduğunu beyan ettiği, her ne kadar davalı tanık anlatımlarında dava konusu taşınmaz bedelinin Hazine ödemelerinin davalı ...'ın babası tarafından yapıldığı beyan edilmiş ise de Belediyeden gelen yazı cevabında taşınmazın ... kullanımında iken kendisinin muvafakati ile yasal halefi olan davacı ... adına satış işlemlerinin yapıldığının belirtildiği, dava dışı ... tarafından yapılan ödemeye ilişkin dosyasına yansıyan delile rastlanılmadığı, aksinin kabulü hâlinde dahi ödemesini yaptığını beyan ettiği taşınmazı ilk elden oğlu olan davalı adına tescil edebilecekken kardeşi adına almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, vekâlet ile satışı gerçekleştiren ... tarafından dava konusu satışın ...'nin bilgisi dışında yapıldığının kabul edildiği, dava konusu taşınmazın davacının haberi olmaksızın ... tarafından vekâlet görevinin kötüye kullanılarak bedeli ödenmeksizin davalı ... adına tescilinin gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı, taşınmazı satın alan üçüncü kişi ...'ın ise davalı ...'ın babası ... ile ailecek görüştüklerinin davacı tanığı ...'un beyanından anlaşıldığı, davalı ...'ın vekili ve tanığının beyanları ile daha önce görüştüklerinin kabul edildiği, davalıların TAGBİS kayıtları incelendiğinde taraflar arasında başkaca taşınmaza ait alım-satım ilişkisinin olduğu, dava konusu taşınmazın ... tarafından satın alım tarihinde üzerinde birden fazla icra takip dosyasına ilişkin hacizlere dair şerhin bulunduğu, ... vekili tarafından taşınmazın satışına ve ödemeye ilişkin evrakın taraflar arasında sonradan düzenlenebilecek mahiyette olduğu, dava konusu satış işleminin dava açıldıktan hemen sonra gerçekleşmesi, bu durumun tarafların daha önceden görüşmesine ve aralarında başkaca tapu satış işlemi olmasına rağmen davalı ... tarafından ...'a bildirilmeksizin yapılmasının çelişkili olduğu, davalının kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor olması veya bilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2. maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı kabul edilerek davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ve dahili davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
    ; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle satış bedellerinin davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı, vekil ve kayıt maliki olan davalıların birbirlerini tanıdıkları, son kayıt maliki davalının 4721 sayılı Kanunu'nun 1023. maddesi koruyuculğundan yararlanamayacağı kanaatiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.152.303,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan; 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 1.536.975,00 TL onama harcının temyiz eden dahili davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!