Anahtar kelimeler: Rehinle Vadesinin Hacze Gelmiş İik Diş Yaklaşık İhtiyati Anadolu Verilebilmesinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 (Ek Karar)NUMARASI
: █████████ D.İş - █████████ D.İş KararTALEP
: İhtiyati Hacze İtirazİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP
: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; İİK m. 257'de ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartları; bir para alacağının bulunması, rehinle temin edilmemiş olması, alacağın vadesinin gelmiş olması, yaklaşık ispat ve gereken teminatın mahkemeye yatırılmış olması şeklinde sınırlı sayıda sayıldığını, bu şartların bir tanesinin dahi eksik olması halinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin olanağı bulunmadığını, ihtiyati haciz kararına itirazları doğrultusunda ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise itirazları doğrultusunda teminat miktarının artırılması yönünde ara karar oluşturulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, " İtiraz eden tarafından dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazların 265/1 maddesinde tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı, anılan itirazların açılacak menfi tespit, alacak davasına yahut istihkak davasına konu edilebilecek nitelikte olduğu görülmüş, bu itibarla ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar itiraz eden/borçlu ayıp, eksik iş iddialarına dayanarak alınan teminat miktarının arttırılmasını talep etmiş ise de; mahkememizce verilen ihtiyati haciz değişik iş kararında, teminat miktarının alacağın %50'si olarak uygulandığı, dosya kapsamı itibariyle alınan teminat miktarının yeterli olduğu değerlendirilmiş, itiraz eden/borçlunun teminata ilişkin itirazlarına itibar edilmemiş, itiraz eden tarafından ileri sürülen hususların İ.İ.K. 265 maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedeni olarak gösterilen sebeplerden olmadığından itirazın reddine, " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK m. 257'de ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartlarının; bir para alacağının bulunması, rehinle temin edilmemiş olması, alacağın vadesinin gelmiş olması, yaklaşık ispat ve gereken teminatın mahkemeye yatırılmış olması şeklinde sınırlı sayıda sayıldığını, bu şartların bir tanesinin dahi eksik olması halinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin olanağı bulunmadığını, Mahkemece BAM kararına atıf yapılarak faturaya konu malların teslim olgusunun yaklaşık olarak ispat edildiği belirtilmiş ancak fatura ile cari hesaba konu malların teslim edildiğinin yaklaşık ispattan ziyade yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiğini, dosya kapsamında davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ispat yükümlülüğü sağlanmadan verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaate ulaşılması gerektiğini, faturanın düzenlenmesi muaccel bir alacağın varlığını göstermemekle, alacak hususunda dava açılmış olması dikkate alındığında alacağın varlığı ve haklılığı noktasında karşı taraf olan ... firmasının yaklaşık ispat faaliyetini yerine getirmediği anlaşıldığını, karşı taraf olan ... firmasının hatalı ve ayıplı ürün vermiş olmasından dolayı karşı taraftan temin edilen malların verildiği ve dava dışı olan ... firması ile müvekkil firma bu ayıplı mallardan kaynaklı İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas sayılı dosyası ile davalık olduklarını, dava dışı firma ile davalı firmanın davalık olduğu hususu dikkate alındığında ihtiyati haciz talep eden ... firmasının söylediklerinin aksine itiraz dilekçesi ve işbu dilekçe içerisinde davalı firmanın iddia etmiş olduğu hususların daha doğru olduğu yargı pratiği ile anlaşıldığını, en azından doktrinden yapılan atıf uyarınca itiraz eden davalı firmanın iddialarının dava dışı firma ile dava açılmış olduğu hususu göz önüne alındığından doğru olma ihtimalinin doğru olmama ihtimaline göre daha ağır olduğu anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkil firmanın 3. Şahıslara yapmak durumunda kaldığı/kalacağı tüm ceza tazminat ve diğer ödemeler ve tüm zararlar için alacaklı görünen taraftan rücu ve mahsup hakkı bulunduğunu, bu kapsamda rücu ve mahsup hakkını kullanan davalı firma açısından vadesi gelmiş bir para alacağından bahsetmenin mümkün olmadığını, alacaklı görünen tarafın ihtiyati hacze konu etmiş olduğu alacak talebinin haklılığı yargılama gerektirdiğini, yargılama yapılmadan davalı firma aleyhine verilen ve uygulanan ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, teminat miktarına itiraz ettiklerini davalı firmanın rücu ve mahsup hakkı bulunduğunu, hakkın kullanılmış olduğu dikkate alındığında %50 teminat oranı düşük kaldığını, nitekim fatura ve cari hesap tek başına alacağın varlığını da ispatlamadığını, haciz kararı kaldırılmaz ise teminat oranının arttırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Talep, ticari satım sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, satılıp teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin █████/2019 Tarih, █████████ E-█████████ K).Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.İhtiyati hacze karşı sunulan itiraz dilekçesinde dava dışı ... firması tarafından... firmasına keşide edilen ihtarnamede alacaklı görünen tarafça tedariği ve teslimi sağlanan ürünlerin sözleşme tarihine göre geç teslim edildiği, zamanında ve geç teslim edilen ürünlerin bazılarının da sözleşmeye aykırı olarak ayıplı ve arızalı bir şekilde teslim edildiği hususlarının belirtildiği beyan edilmiştir. Ayrıca Gelir İdaresi Başkarlığı tarafından gönderilen BA-BS formları karşılaştırma tablosu da nazara alındığında ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiş durumdadır. Geç teslim ile hatalı ve ayıplı teslim ve dava dışı üçüncü firmanın ihtiyati hacze itiraz eden... firmasından olan talepleri, ihtiyati hacze itiraz eden... firmasının rücu ve mahsup iddiaları ise ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında olmayıp, bu itirazların açılacak bir davada değerlendirilmesi gerektiğinden bu aşamada değerlendirilmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince takdir edilen teminat miktarında da bir usulsüzlük görülmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026