Anahtar kelimeler: Takdîren Müstehcenlik Hükümkarar Gizliliğini Hayatın Süreç Görüşü Hukukî Suçlar Neticesinde

D U R U Ş M A T A L E P L İ
MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Müstehcenlik, özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜM-KARAR
: Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, müstehcenlik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 226/5, 62/1, 52/2 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ve temyiz isteminin reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesinin göz ardı edildiğine, istinaf mahkemesinin tanık dinletme taleplerini kabul etmeyerek ''adil yargılanma hakkı'' ile "delil serbestisi" ilkesine aykırılık oluşturduğuna, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, müstehcenlik suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, sevgili oldukları dönemde katılanın kendisine göndermiş olduğu cinsel organlarının gözüktüğü fotoğrafları ayrılmaları sonrası dosyada tanık olarak dinlenen kişilere gönderdiği gerekçesiyle sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat, 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğu, katılanın özel hayatına ilişkin görüntülerin yayılmasının ve gösterilmesinin ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesi kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, ancak 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanığın sabit görülen eyleminin daha ağır yaptırım içeren müstehcenlik suçu kapsamında olduğu ve bu suçun yasal unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 226/5. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçundan mahkûmiyetine, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARA. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Verilen Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına Dair Karar Yönünden;5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın, temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Sanık Hakkında Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı TCK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2026 tarihinde karar verildi.