Anahtar kelimeler: Haksızlığı Mutabakatname Sinden Davalıborçlu Davalıborçlunun Likit Aşağı Borca Sağlanamadığını Arabuluculuğa

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından 03.03.2025 tarihli mutabakatname gereğince ödenmesi gereken 372.000,00 TL 'nin faiziyle birlikte tahsili için başlatılan ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyasında davalının borca itirazı haksız ve dayanaksız olup davalının itirazının iptaline karar verilmesini, itirazların haksızlığı ve alacağın likit olması nedeniyle davalının dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile ... 3. Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasından yürütülen takibe yönelik davalı/borçlunun itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın davacı tarafından kötü niyetle ikame edilmiş olup sayın mahkeme tarafından reddinin gerektiğini, davacı taraf anlaşma protokolüne aykırı bir şekilde yapılacak ödemeyi beklemeden huzurdaki davayı ikame ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ve savunmaları baki kalmak kaydı ile tazminat ödenmesi gerektiğine kanaat getirilmesi halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanmasını, 3. işbu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, sigorta sözleşmeleri, sigorta ettirenin zenginleşmesine yol açmamamalı, zararın giderilmesini sağlaması gerektiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafça alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Ancak taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa yetkili mahkeme öncelikle bu sözleşmeye göre belirlenecektir.
6100 sayılı HMK'nın 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, kesin yetki kuralı olmayan tüm davalar için geçerli yetki kuralıdır.
Yetkinin kesin olmadığı durumlarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Ayrıca birden fazla yetkili mahkemenin bulunması durumunda davalının yetkili gördüğü mahkemeyi açıkça belirtmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 T., ... sayılı ilamında da yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili gördüğü açıkça belirtilmesi gerekeceği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK 'nun 19/2. ve 19/4. maddelerinde yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının ileri sürülebilmesi şartlarını düzenlemektedir.
6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi çerçevesinde haksız fiil işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu ayrıca HMK'nın 6. Maddesinde belirtilen davalının yerleşim yeri mahkemesininde yetkili mahkeme olduğu göz önüne alındığında haksız fiilin işlendiği ve zarar görenin yerleşim yerinin de Adana olduğu, davalının yerleşim yerinin ise Maltepe/İstanbul olduğu bu sebeple davalının yetki itirazının yerinde olduğu,
Cevap dilekçesinde davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu görülmekle mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın yetki yönünden USULDEN REDDİ ile Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; yetkili mahkemenin İ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-Kanun yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin, iki hafta içinde Mahkememize başvurması halinde, dava dosyasının yetkili mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, (taraflara kararın tebliği ile ihtarına)
3-6100 sayılı HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti hususunun gönderilen yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına; yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde ise talep üzerine Mahkememizce yargılama giderlerine hükmedilmesine,
Dair, tarafların yüzlerine karşı dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, HMK 342. maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343. maddesi gereğince Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunulması ve HMK 344. maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!