Anahtar kelimeler: Sütununda Şerhin Tapunun Düşüldüğünü Hanesinde Kim Edinme Yapılamayacağını Belirtmesinin İzmir

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 18. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 520 61... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, ancak tapunun beyanlar hanesinde "İş bu parsel ...'nun kullanımındadır" şeklinde şerhin düşüldüğünü, taşınmazın kim tarafından kullanıldığının edinme sebebi sütununda açıklanacağını, ayrıca beyanlar hanesinde kullanıcı belirtmesinin yapılamayacağını ileri sürerek şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış; davalı vekili tarafından duruşmada, zilyetlik nedeni ile dava açıldığını, davanın devam ettiği belirtilerek davanın reddi savunulmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işlemin idari işlem niteliğinde olabileceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, mevcut kaydın muhdesat şerhi niteliğinin bulunmadığı, zilyetliğin kanunlarda belirtilen şerh edilebilir haklardan olmadığı, davacı tarafça zaten kadastro tespitine itiraz davasının açıldığı, hukuki dayanaktan yoksun, yok hükmündeki zilyetlik şerhinin, hiç bir hüküm ve sonuç doğurmadığı, devamında yasal bir zorunluluk ve davalının korunması gerekli yararının bulunmadığından davanın kabulüne ve davalı tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmemesi nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro mahkemesinde askı süresi içinde itiraz edilerek dava yoluna gidildiğini, zilyetlik şartları sağlandığından taşınmazın davalı adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla dava açıldığını, davanın devam ettiğini, davacının maliklik ve taraf sıfatının henüz kesinleşmediğini, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, görevli ve yetkili mahkemenin kadastro mahkemesi olduğunu, tapudaki kullanım durumunu gösteren şerhin kaldırılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, zilyetlik şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.