Anahtar kelimeler: Meni Yapının Depo Talebiyle Komşu Maliki Tecavüzlü Antalya Müdahalenin Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından 3 06... parsel sayılı taşınmazın kat karşılığı inşaat yapılmak amacıyla 11.12.2014 tarihinde satın alındığını, davalının komşu 3 06... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı taşınmazda bulunan depo şeklindeki yapının davacının taşınmazına tecavüzlü olduğunun tespit edildiğini, müdahalenin men'i talebiyle açılan davanın kabul edildiğini, yine zarara yönelik taleplerin ise ███████ Esas sayılı dosya üzerinden incelendiğini ve 08.03.2016 tarihine kadar olan zararların davacı lehine hükmedildiğini, fakat müdahalenin men'i kararının infazı için ... İcra Dairesince 10.11.2021 tarihinde yapılan tespitte 28 parseldeki haksız işgalin halen sonlanmadığının belirlendiğini, işbu davada 08.06.2016 tarihinden sonra oluşan maddi zararların talep edildiğini, zararlarının inşaata zamanında başlanamadığından dolayı mahrum kalınan kira bedelleri, inşaat maliyetlerinin artması ile inşaatın gerekli zamanda bitirilmemesi nedeni ile ödenen gecikme cezası olduğunu ileri sürerek, tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, yapının yıkıldığını, yıkıntıların toplandığını, bu durumun inşaata başlamaya engel teşkil etmeyeceğini, tazminat taleplerinin soyut ve farazi olduğunu, yapılan bir sözleşme sunulmadan mahrum kalınan kira bedellerinin istendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava tarihi itibari ile davacı taşınmaza müdahalesinin olmadığı, 08.03.2016-10.11.2021 tarihleri arasında müdahalesinin kesildiği ancak ne zaman kesildiğinin taraflar tarafından getirilen delillere göre tespit edilmediği, bu tarihler arasında davalının müdahalesi olsa dâhi davacının bir zarara uğramadığının hükme esas alınan ek rapor ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişiler tarafından zararın oluşmadığının belirlendiği ve mevcut durumun parselde başlanacak inşaata engel teşkil etmediği değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan raporlara itiraz edildiğini, raporlardaki inşaata engel olmadığı belirlemesinin ve yine zararın doğmadığı tespitinin hatalı olduğunu, ███████ Esas sayılı dosyada, inşaata başlanamadığının tespit edildiğini, verilen bu kararın ilgili kararla çelişkili olduğunu, zamanında inşaata başlamaması nedeni ile kira gelirlerinden mahrum kaldığı gibi inşaat maliyetlerinin artması nedeni ile zarara uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmadan kaynaklı maddi tazminat taleplerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!