Anahtar kelimeler: Kılıp Yolla Posta Poliçesi Heyeti Diş Yok Yardım Hakem Kesinlik
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ D.İş., ████████ K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin birinci fıkrası tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu kılıp posta yolu ile yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile temyiz dilekçesinin kabulüne ve dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesine göre 6100 sayılı HMK'nın 336. maddesi uyarınca davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.03.2020 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın sürekli iş göremezlik durumunun bulunmadığını tespit eden bilirkişi raporuna istinaden başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında sunulan raporun hükme esas alınması gerekirken adli tıp heyetinden rapor alınmasının yerinde olmadığını, hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermediğini, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verildiğini, hakem sigorta şirketleri ile çalışmış olduğundan tarafsızlığına gölge düştüğünü, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporun değerlendirme kısmının farazi verilerle yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosyanın incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.12.2021 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmesinde davacıdaki maluliyet oranının %17 olarak belirlendiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı itirazlarını karşılamak üzere üç kişilik adli tıp uzmanı heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Her iki rapor arasında çelişki bulunduğu açıktır. Ancak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar edilerek hüküm kurulmuş; İtiraz Hakem Heyetince de hakem yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin (mübrez raporun alındığı üniversite dışındaki) Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının bizzat muayenesi yapılarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle maluliyete ilişkin çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!