Anahtar kelimeler: Özetlemüvekkili Faktöring Finansman Finansal Kiralama Menfi Şirketleri İlamda İstanbul Yoluna

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili .... A.Ş. hakkında davalı ... A.Ş. tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ...'den temlik alınan kredi kartı borcu nedeniyle 715.229,69 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, ancak aynı alacak nedeniyle daha önce İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip yapıldığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere aynı borç için ikinci bir takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, mükerrer takip yasağına aykırılık bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin ...'e belirtilen miktarda kredi kartı borcu bulunmadığını, davalı tarafından talep edilen alacağın süresi içinde istenmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle borçlu olmadıklarının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu ve davalı tarafın basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yapılmışsa tahsilatların davalıya ödenmemesine, borçlu olunmadığının tespitiyle icra takibinin iptaline, aksi halde zamanaşımı nedeniyle borcun sona erdiğinin tespitiyle takibin iptaline ve takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, davacının.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek öncelikle İİK m.72/3 gereğince kesinleşmiş icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağını, bu nedenle verilen tedbir kararından dönülmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalının savunmasına göre, müvekkil varlık yönetim şirketi takibe konu alacağı usulüne uygun şekilde temlik almış ve yasal takip işlemleri başlatılmış, davacı borçlu ise süresinde itiraz etmeyerek takibi kesinleştirmiş olup borca sessiz kalması kötü niyetini göstermektedir. Davacının aynı alacak için birden fazla takip yapıldığı iddiası yönünden, Yargıtay içtihadı doğrultusunda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılmasının hukuka uygun olduğu belirtilmiş; zamanaşımı iddiasının da icra takip işlemlerinin zamanaşımını kesmesi nedeniyle dayanaksız olduğu, ilgili dosyaların celbiyle bunun açıkça görüleceği ifade edilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı talebinin hukuki temelinin bulunmadığı, alacağını tahsil etmeye çalışan bir finans kuruluşunun kötü niyetli sayılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulanarak, sonuç olarak davanın tümüyle reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini dilekçesinde ileri sürmek istediği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacının ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından borçlu olunmadığı tespiti istemiyle iş bu davanın açıldığı, takibin dayanağının kredi borcu olduğu, takipte İstanbul ........ İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası nedeniyle başlatılan takipten kaynaklı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şerhinin bulunduğu, iş bu dava tarihinin █████/2025 tarihi olduğu, davacı borçlu yönünden takipten vazgeçildiği, taraf sıfatının 3. Kişi olarak değiştirildiği, karar tarihinin █████/2025 tarihi olduğu, davacı taraf yönünden takipte başlanılmak suretiyle hakkında davalı yanın hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiği ve dolasıyla davalı yanın haksız olduğu görülmekle; aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine" şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin zamanaşımı iddiaları gerçeği yansıtmadığını, borcun zamanaşımına uğradığına yönelik beyanların mesnetsiz olduğunu, davaya konu icra takibi ve İstanbul.... İcra dairesi ... Esas sayılı dosya incelendiğinde, borcun talep edilebilir yasal süresi içinde icra takibi başlatıldığı, borçlu aleyhine haciz işlemleri gerçekleştirildiğinin görüleceğini, zamanaşımını kesen iş bu işlemler karşısında, yapılan itirazların hukuki dayanağı bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacı borçlu aleyhine başlatılan takip dosyanın takipsiz bırakıldığı iddiasına karşılık işbu dosyadaki son işlem tarihinin zamanaşımın başlangıç tarihi olduğu kabulü zorunlu olup, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığını, icra dosyasının celbi neticesinde yapılan inceleme ile, zamanaşımının gerçekleşmediğinin tespiti ile haksız ve mesnetsiz şekilde açılan davanın reddi gerekirken Yerel Mahkemenin, huzurdaki davanın açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermemesine rağmen aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmesi de isabetli olmadığını beyanla istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi ve hukuka aykırı hükmün kaldırılması, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini; yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştirGEREKÇE
: Dava, davalı tarafından başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında "...'den temlik alınan kredi kartı borcu" sebebine dayalı olarak 210.837,11 TL asıl alacak, 502.193,14 TL işlemiş faiz, 2.199,44 TL BSMV olmak üzere toplam 715.229,69 TL alacağın İstanbul.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde mükerrerlik olmaması kaydıyla tahsili istemiyle 20.02.2025 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır.Davacı tarafça, aynı borçla ilgili ikinci takibin yapılmasının hukuka aykırı olduğu, icra takibine konu edilen kredi kartı borcu bulunmadığı, 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra icra takibi başlatıldığı belirtilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesi uyarınca icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Eldeki dava davacı hakkında başlatılan icra takibi derdest iken İİK 72.maddesi uyarınca açılan bir menfi tespit davası olup, yargılama sırasında davalı tarafça icra müdürlüğüne sunulan 06.08.2025 tarihli dilekçe ile davacı yönünden alacak hakkı saklı kalmak kaydıyla takipten vazgeçilerek davacının taraf sıfatının üçüncü şahıs olarak değiştirilerek takipten çıkarılmasının talep edilmiş olmasına ve icra müdürlüğünce bu doğrultuda işlem yapılmış olmasına göre icra takibi hakkında borçlu olmadığının tespiti istemli eldeki davanın konusuz kaldığının kabulü gerekir. Bu durumda yargılama giderleri yönünden dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilmesi gereklidir. Somut olayda davalı, davacıya yönelik icra takibinden sonradan vazgeçmiş olmakla birlikte davacı hakkında takip başlatarak dava açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetildiğinde mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinde isabetsizlik yoktur. Mahkemece verilen kararın gerekçesi dikkate alındığında davalının, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığına yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026