Anahtar kelimeler: Asvalt Kuzeyinde Fasılasız Nizasız Körfez Dere Zamana Ölümünden Sakarya Yana
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı dava dilekçesinde; maliki bulunduğu ... Köyü 1 18... ve 6 parsellerin sınır komşu kuzeyinde olan yeri 1979 yılından bu yana babası ve babasının ölümünden sonra ise kendisinin bu zamana kadar nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatı ile kullandığını, dava konusu taşınmazın tapuda boş alan olarak görünen yerin kendisine ait taşınmazlarda asvalt ve dere arasındaki yer olduğunu, 2020 yılında yapılan yenileme kadastrosunda boş bir alan olarak bırakılmış ve herhangi bir malik adına yazılmamış ise de gerek babası ve gerekse babasının devamı olarak 40 seneden fazla bir zamandır nizasız ve fasılasız olarak malik gibi kullanmakta olduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı, 12.10.2022 tarihli ıslah dilekçesinde davanın zilyetliğinin tespiti ile kadastro kayıtlarında zilyetliğinin tescili talebi olarak ıslahına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 1 18... ve 6 parsel numaralı taşınmazların kuzeyinde bulunan kadastro paftasında, eski ve yeni ölçü-sınırlandırma krokilerinde dere olarak belirtilen alanın içerisinde bulunan 14.02.2022 havale tarihli Harita Mühendisi bilirkişi raporunda krokide A harfi ile gösterilen 199.45 m² yüzölçümlü alanın, davacının zilyedinde olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile “iş bu taşınmaz ... oğlu ...'in kullanımındadır." şerhinin tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının öncelikle dava konusu edilen ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısma yönelik imar ihya nedenine dayalı tescil davası açtığı, ancak daha sonra talebini ıslah ederek davasını zilyetliğin tespiti ve kadastro kayıtlarının tescili şeklinde talepte bulunduğu, eda davasına konu olabilecek bir istek söz konusu olduğunda tespit davası açılamayacağı, davacının eldeki davayı açmakta hukukî yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; hukuki nitelendirmeyi yapma görevinin Hakime ait olduğunu, davadaki esas talebinin dava konusu yerin 40 yıldır zilyetliğinde bulunduğundan imar ihyaya dayalı tescil istemi olduğundan hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zilyetliğin tespiti ile kadastro kayıtlarında zilyetliğin tescili istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.20236 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!