Anahtar kelimeler: Kopuk Ciroların Silsilesinin Sürmektedir Kaybolduğunuhırsızlık Bordrosunun Kargo Duyurusunda Elden Yasağı

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, ticari ilişkisi bulunan ... A.Ş. tarafından gönderilen kargo içerisinde dava konusu 30.000,00 TL bedelli çekin bulunması gerekirken yalnızca çek çıkış bordrosunun çıktığını, çekin ise kaybolduğunu/hırsızlık sonucu elden çıktığını ileri sürmektedir. Bu nedenle savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ve ayrıca çekin iptali ile ödeme yasağı kararı aldırıldığı belirtilmektedir. Yapılan araştırmada dava konusu çekin ... A.Ş. tarafından ibraz edildiğinin tespit edildiği, ancak çek üzerinde müvekkilden sonra gelen ciroların sahte olduğu, ciro silsilesinin kopuk bulunduğu ve çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddia edilmektedir. Davacı taraf, çekin müvekkile hiç ulaşmadan üçüncü kişilerce ciro edilerek tedavüle sokulduğunu ve davalının bu durumu bilebilecek konumda olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle davacı taraf; dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi, edilmişse takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca çekin haklı hamili olduğunun tespiti ile çekin kendisine teslimini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş., dava dışı şirket ile yapılan faktoring sözleşmesi kapsamında dava konusu çekin usulüne uygun şekilde kendisine temlik edildiğini ve çekin meşru hamili olduğunu savunmaktadır. Faktoring işlemi sırasında çeklerin ciro zincirinin ve alacağı doğuran faturaların kontrol edildiği, tüm işlemlerin 6361 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Davalı taraf, faktoring şirketinin yalnızca kanunda belirtilen inceleme yükümlülüklerine sahip olduğunu, çekin geçmişindeki şahsi ilişkilere ilişkin ayrıca araştırma yapma zorunluluğu bulunmadığını, davacının kötü niyet veya ağır kusur iddiasını ispatlayamadığını ileri sürmektedir. Ayrıca çekin icra takibine konu edilmediği ve haricen tahsil edildiği savunulmaktadır. Bu nedenle davalı taraf, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini, aksi halde davanın konusuz kaldığına karar verilmesini, ayrıca davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, █████/2023 tarihli ve 30.000,00-TL bedelli çekin istirdatı yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, Mahkememizce █████/2024 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında imza incelemesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
█████/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından yapılan incelemede, dava konusu çekte 6. ciroda bulunan “...Ltd. Şti.” kaşesi üzerindeki imzanın, teşhise elverişli yeterli karakteristik özellik taşımadığı, basit ve taklidi kolay bir imza niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu imzanın, karşılaştırma için gönderilen kişilerden herhangi birinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile eksiklikler tamamlandığında taraflar ile cirantaların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı tarafların ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun şekilde tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Davacı ... Ltd. Şti.’nin,... A.Ş. dışında dava konusu çeki ciro eden diğer cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunduğuna dair kayıt veya belgeye rastlanmadığı, Dava konusu çekin...A.Ş. tarafından davacı adına ciro edildiği, ancak daha sonra...cirosu ve tekrar davacı cirosu bulunduğu, bu durumun ciro silsilesine uygun olmadığı, ayrıca davacı şirket kaşesi üzerinde tek imza bulunduğu halde şirketin çift imza ile temsil edildiğinin anlaşıldığı, Dosya kapsamında dava konusu çek için davalı tarafından icra takibi yapıldığına dair takip talebi veya ödeme emrine rastlanmadığı, davalı tarafın da çek için takip yapılmadığını ve çekin haricen tahsil edildiğini bildirdiği, Dava konusu 30.000,00 TL bedelli çekin, davalı ... A.Ş.’ye finansman amacıyla temlik edildiği ve bu çekin ... tarafından ciro yoluyla alındığının anlaşıldığı tespit edilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın █████/2021, E. ..., K. ...tarih ve sayılı kararı).
Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında finansman sağlayan ...şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...esas ve... karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek Tam Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ...Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği █████/2023 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, Finansal Kurumlar Birliği'ne █████/2023 tarihi olduğu, faktoring sözleşmesinin █████/2023 tarihi olduğu, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 512,33-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 219,67-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan ( 30.000,00 TL) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!