Anahtar kelimeler: Cedden Zilyetiği Yusufeli Taksimen Erzurum Sebebe Pay İntikalen Alanında Kazandırıcı

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yusufeli Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve mirasçılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, aşamada tazminat isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 26... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle; 1 26... parsel sayılı taşınmazın ise cedden intikâlen ve taksimen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, askı ilân süresinde itiraz edilmeyen tespitlerin 01.02.2011 tarihinde kesinleştiği, dava sırasında taşınmazların 22.05.2015 tarihinde kamulaştırma nedeni ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.Davacılar; 1 26... ve 49 parsel sayılı taşınmazların murisleri ... ve ... ...'tan kaldığını, taksim ya da paylaşıma konu edilmediklerini, kadastro tespitinin hatalı yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemiş, yargılama sırasında taşınmazların kamulaştırılması üzerine HMK’nın 125. maddesi uyarınca davaya davalı ... aleyhine tazminat davası olarak devam etmiş, aşamada davacı ...’ün ölümü üzerine mirasçıları davayı takip etmişlerdir.Davalı; davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli kararıyla; davalı ...'ın murisin terekesine göre 3. kişi durumunda olup mirasçılardan birinin, terekeye ait bir taşınmazın tereke varisi olmayan malikine karşı tapu kaydının iptali ve tescil için kendi payına hasren dava açma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca murisin terekesinin taksim edildiği ve dava konusu taşınmazların davalı tarafa düştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli kararı ile; davanın usulden reddi sebeplerinin varlığının esasın incelenmesine engel teşkil ettiği halde kararda hem usul hem de esas yönünden davanın reddine ilişkin gerekçeye yer verildiği, HMK'nın 125. maddesi uyarınca dava sırasında kamulaştırılan dava konusu taşınmazlar hakkında davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların HMK'nın 125. maddesi uyarınca davalı ...'tan miras payları oranında tazminat talep ettikleri, taşınmazların kök murisler ... ve ... ...'a ait olduğu, veraset ilâmlarına göre davalı ...'un mirasçı olmayan 3. kişi olduğu, bir kısım mirasçı tarafından terekeye karşı üçüncü kişi aleyhine pay oranında dava açılamayacağı, diğer mirasçıların icazeti veya terekeye temsilci atanması suretiyle de davaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; terekeye karşı üçüncü kişi aleyhine miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebinin dinlenemeyeceği, HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçilen tazminat davasının da asıl talebin devam niteliğinden olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Hemen belirtmek gerekir ki, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. El birliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak bulunmadığı açık olup esasen bu husus Mahkemenin de kabulündedir.Ne var ki, yargılama sırasında taşınmazın kamulaştırılması üzerine davacılar vekili HMK’nın 125. maddesi uyarınca davaya tazminat davası olarak devam edeceklerini beyan etmiş olup mevcut durumda dava tarihinden sonra yapılan kamulaştırma işlemi sonucu davacıların taleplerini tazminata çevirdikleri ve tazminat talebi yönünden her bir davacının miras payları oranında talepte bulunabilecekleri kuşkusuzdur.Hâl böyle olunca; işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava şartlarının davanın açılış günü itibari ile değerlendirileceği, tazminat talebinin tapu iptali ve tescil talebinin devamı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.Davacılar ve mirasçılar vekillerinin temyiz itirazının açıklanan nedenle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.