Anahtar kelimeler: Pazar Babası Rize Muris Trabzon Tapuda İntikalen Tapuya İli İlçesi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, . Mahallesinde bulunan ve tapuda 40... parsel, 40... parsel ve 40... parsel olarak kayıtlı dava konusu taşınmazların taraflar adına el birliği mülkiyeti şeklinde tapuya kayıtlı bulunduğunu, söz konusu taşınmazların tarafların muris babası ..'den intikalen gelen taşınmazlar olduğunu, tarafların babası ..'nin 06.03.2021 tarihinde öldüğünü, muris ... vefat edene kadar davacıların dava konusu taşınmazlarda bulunan evde ikamet eden murisi ziyaret ettikleri gibi her türlü bakım ve yardımı ile de ilgilendiklerini ve ..'le birlikte aynı konutta kaldıklarını, ...'in ölümünden sonra davalıların, davacıları davaya konu konusu taşınmazlara sokmadıklarını, davacılardan bir kısmı ile davalılardan bir kısmı arasında sözlü hakaret ve küfürler yaşandığını, kendileri de fiili durum vs. yaşanmaması ve vücut bütünlüğüne zarar gelmemesi adına hissedarı oldukları taşınmazlara ve binaya gidemediklerini, bu hususta müdahalenin men'i taleplerinin bulunduğunu, komşu taşınmaz sahibi olan davalı tarafından da dava konusu taşınmaza taşkın inşaat şeklinde haksız müdahalede bulunulduğunu, buna ilişkin olarak da müdahalenin men'i, kâl ve eski hâle iade taleplerinin bulunduğunu belirterek, davacıların haksız eylemin tespiti ve men'i ile eski hâle getirilmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak haksız işgal tazminatı (ecrimisil) verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 40... parsel, 40... parsel ve 40... parsellere ilişkin paydaşlararası el atma ve ecrimisil talepleri yönünden; davanın ispatlanamadığından reddine, dava konusu taşkın inşaata dayalı el atma ve eski hâle getirme talebi yönünden; 16 parsel üzerinde bulunan yapının dava dışı .. ve davalı ... tarafından beraberce yapıldığı, haksız fiile dayalı eldeki davada tapu kayıt maliki olunmamasının haksız fiil teşkil eden eylemden sorumlu olmamayı gerektirmeyeceği, binanın taşma yaptığı 15 parsel üzerinde davalı ...'nin de payı bulunduğu, taşan 8,83-m²'lik kısmın paydaş olan davalı ...'nin el birliği mülkiyeti hükümlerine göre mülkiyet hakkı kapsamında taşınmazı kullanma ve yaralanma imkânı dâhilinde olduğu, taşınmazda herhangi bir fiili taksim olmadığı da dikkate alındığında, taşan kısmın davalının mülkiyet hakkı kapsamındaki kullanma ve yararlanma hakkı içerisinde kaldığı, bu hâliyle davalıların herhangi bir haksız kullanımlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece sırf yakınlıktan dolayı tanık beyanlarına itibar edilmediğini, asıl olan her bir tanığın doğru söylediğinin karine olması gerektiği, yakınlığın buna engel olmadığını, kişilerin yemin verdikten sonra artık yakınlığın ileri sürülmemesi gerektiğini, davacıların dava konusu taşınmazlara gitmedikleri ve çayları toplamadıkları/toplayamadıkları olgusunun dosya kapsamında sabit olduğunu, parası verilerek masraf ve el emeği ile çay bahçelerinin müvekkilleri tarafından gübrelenmesine rağmen taşınmazlardan yararlanamamalarının olağan bir durum olmadığını, taşınmazların davacılar tarafından gübrelenmesinden sonra taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı da dosya kapsamı ile sabit olduğunu, önceden murisin sağlığında ve sonrasında gelinip gidildiği ve binada kalındığı durumda eğer binada kalınabiliniyorsa sonradan niye kalınamadığını, hatta ...'nın odasının da bulunduğu beyan edilmesine rağmen bu odadan yararlanamaması/ yararlandırılmaması hususlarının yerel mahkeme göz ardı edildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde dayandığı şekliyle paylaşım veya alt katta kalabilirler şeklinde gerekçeler hayatın olağan kurallarıyla bağdaşmadığını, ayrıca alt katın boş olmakla birlikte natamam inşaat şeklinde olup oturmaya ve ikamete müsait olmadığını, dava konusu taşınmazda tarafların iştirak hâlinde malik olduklarını, davalıların cevap dilekçesinde zemin katın taksim ile ..'ye bırakıldığını beyan etmelerin rağmen, söz konusu zemin katın boş olduğuna dayandırılarak davanın reddinin isabetsiz olduğunu, muris ...'in ölümünden sonra tüm mirasçılar arasında usulünce yapılmış bir taksimin söz konusu olmadığını, binanın yapıldığı ve müvekkillerinin hissedar olduğu her bir parselin ayrı ayrı parsellerden oluştuğunu, her bir parselde de parsel maliklerinin taşınmazın her bir noktasında hakkı bulunduğu bilinen bir durum olduğunu, 40... parsel üzerine inşa edilen binanın müvekkillerinin de hissedar olduğu 40... nolu parsele tecavüzlü olduğunun sabit olduğunu, mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ile taşkın yapıdan kaynaklı el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.