Anahtar kelimeler: Sahipken Msini Diktiğini Fidanlar Kalacağı İşgal Toplamda Mlik Sattığını Yerin

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; toplamda 81.602 m² olan dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın tamamında davacı taraf zilyetlik ve kullanım hakkına sahipken 61.939 m²'sini davalıya sattığını, kalan 20.000 m²'lik yerin ise müvekkiline kalacağı konusunda 06.03.2018 tarihinde ön satış sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalının taşınmazın tamamını işgal ederek fidanlar diktiğini, müdahalesine son vermesi konusunda gönderilen ihtarnamenin davalıya 04.09.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de bir sonuç alınmadığını ve işgalin sürdüğünü belirterek; davalının müdahalesinin men'ine, fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydıyla 06.03.2018 deki protokol tarihinde oluşan ecrimisil bedelinin davalıdan yasal faiziyle tahsilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 123 parsel sayılı taşınmazın toplamda 81,602 m²'lik bir tarım arazisi olduğunu, bu arazinin maliklerinden davacıdan 2018 yılında ███████████ hissesinin tapuda satın alındığını, taşınmazı satın alan müvekkilinin satın alınan kısmı fiilen kullanmaya ve bu arazi üzerinde tarımsal faaliyet yapmaya başladığını, davacının hissesinin ve mülkiyete dayalı bir hakkının kalmadığını, sonradan 06.08.2019 tarihinde davacıya intikal yoluyla sadece işbu taşınmazın 33,5 m²'ye tekabül eden kısmının geçtiğini, davacıya ait işbu 33,5 m²'lik kısmın ise müvekkili tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin 61,939 m²'lik kısmı tapu siciline dayanarak satın alarak malik olduğunu ve fiilen kullandığını, ecrimisilin malik olan bir kimseden değil haksız işgalde bulunan bir kimseden istenebilecek bir tazminat türü olması sebebiyle malik olmayan davacının bu yönden davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, yine davacının malik olmadığı sabit olduğundan müdahalenin men'i talebinin de reddi gerektiğini, davacının kendisine ait olmayan 20 dekarlık kısım için haksız işgal nedeniyle men'i müdahale ve ecrimisil talebinde bulunmasının haksız olduğunu, öte yandan davacının ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden ecrimisil talep edemeyeceğini, ayrıca davacı ön satış sözleşmesine dayanarak işbu davayı açmışsa da, işbu ön satış sözleşmesinin hukuken geçerliliğinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi 24.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; "...Davacı tarafından davalıya satışı yapılan 61.939,74 m²'lik kısım haricinde taşınmazdan geriye kalan 19.662,82 m²'nin taraflar arasında imzalanan 06.03.2018 tarihli "ön satış sözleşmesidir" başlıklı sözleşmeye göre davacının kullanımına bırakılacağı kararlaştırılmışsa da tapu kaydına göre davacının taşınmazdaki hissesinin karşılığı yalnızca 33,75 m² olduğundan geriye kalan kısım yönünden malik olduğunu ispat etmeden davalı aleyhine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle tapu kaydına göre yalnızca davacının malik olduğu 33,75 m²'lik kısımdan davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmek gerektiği; ecrimisil yönünden yapılan değerlendirmede ise; kural olarak, intifadan men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyecekleri, intifadan men şartının aranması için davaya konu yerin (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde ediliyor olması gerektiği, oysa ecrimisile konu taşınmaz kira getirisi elde edilebilecek nitelikte olsa bile bizzat paydaş tarafından kullanılıyorsa intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin re'sen araştırılması gerektiği, somut olayda intifadan men şartının davacı ...'nin ... 7. Noterliği aracılığıyla davalıya göndermiş olduğu ihtarnamenin tebliği ile gerçekleştiği, yargılamanın daha fazla uzamaması için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmeyip ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 04.09.2019 ile dava tarihi olan 30.06.2020 arası için 15.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kiralama rayiç bedelleri dikkate alınarak (ecrimisil hesaplanacak alan X üretim sezonu için kiralama rayiç bedeli X kullanılan gün/yıl ) formülü ile ecrimisil bedelinin mahkememce hesaplandığı (33, 75... , 55... /360 = 15,44 TL.) gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 23... parsel sayılı taşınmazda davalı ... ..... davacının payına vaki el atmasının önlenmesine, 15,44 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükümleri gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında fiili taksime yönelik yazılı sözleşme (senet) var iken, davalının, taşınmazın kendisine ait olan yerden fazlası olan ve müvekkilinin kullanımına ait yeri de işgal ettiğini, davalı hakkında, taraflarına bırakması gereken 20 dekarlık kısmı, terk etmesi ve bundan doğan işgal tazminatı (ecrimisili) ödemesi için dava ikame edildiğini, dava konusu taşınmazın satışa konu olmayan bölümünde, müvekkilinin murislerinden intikal ettiğini ve edecek olan hisselerinin olduğunu, tüm halaların, kardeşlerin ve diğer yakınlarının miras haklarının müvekkili tarafından alınmış ve 30-40 yıldır bilfiil kullanıldığını, kayıtlarda görünen 33,57 m² gibi küçük rakamın müvekkilinin annesi Perihan Altıparmak'tan kendisine intikal eden hisse olduğunu, taşınmazın edinimi mirastan geldiği için, mirasın açıldığı, yani mirasbırakanın ölüm tarihinin (1917) kabul edileceğini, sonradan edinimin söz konusu olmadığını, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşmeye istinaden fiili kullanma biçiminin oluştuğunun açık olduğunu, 20 dekarlık çekişmeli yerin davalı tarafından müvekkilinin kullanımına bırakıldığını, paydaşlar arasında fiili kullanım biçiminin oluşup oluşmadığı ya da davacıların kullanabilecekleri bir bölüm olup olmadığı üzerinde durulmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.