Anahtar kelimeler: Şeridi Çarptığını Aracında Orta Fiilden Yüz Araca Yüzde Kazanın Poliçe

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 07.03.2025
KARAR TARİHİ
: 12.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ---- poliçe numarası ile sigortalı olan ve diğer davalı ---- maliki bulunduğu -----plakalı aracın 25.04.2023 tarihinde orta şeridi ihlal ederek müvekkiline ait ----- plakalı araca çarptığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında bulunan --- yaralandığını, ----- Hakkında ------ Asliye Ceza Mahkemesi nezdindeki ---- esas sayılı dosyada taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığını, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.08.2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda davalı ------ kazanın gerçekleşmesinde yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait ---- Model ----- Marka aracın ciddi şekilde hasar gördüğünü, aracın onarımı için 150.115,12-TL tutarında gider oluştuğunu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile sabit olan tam kusur nedeniyle araçta oluşan değer kaybının Karayolları Trafik Kanunu ve Sigorta Genel Şartları gereğince davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihatları doğrultusunda değer kaybının sigorta şirketi ve araç maliki tarafından ödenmesinin zorunlu olduğunu, 22.09.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 05.10.2023 tarihinde sadece 40.000,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin aracın yaşı, modeli ve piyasa rayiçleri göz önüne alındığında aşırı düşük kaldığını, bakiye değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla yapılan arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, Anayasa Mahkemesi tarafından Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesindeki Genel Şartlara yapılan atıfların iptal edildiğini, bu nedenle değer kaybı hesaplamasının Yargıtay uygulamaları ve haksız fiil hükümleri kapsamında aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değeri arasındaki farka göre yapılması gerektiğini ayrıca aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedelinin de ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini, ikame araç bedeli olarak şimdilik 50,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ------ tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi
: Davacı vekili 11.05.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00-TL olarak talep edilen değer kaybı tazminatı talebini arttırarak, davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme yapıldığı tarihten ve davalı araç sahibi ------ yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00-TL’nin müştereken ve müteselsilen ödenmesi şeklinde artırdıklarını, ikame araç bedeli yönünden ise 50,00-TL olarak talep edilen dava değerini kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsil edilmek üzere 5.000,00-TL ödenmesi şeklinde artırdıklarını, toplam talebinin 15.000,00-TL olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamına itiraz edildiğini, davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunulduğunu, dava konusu kazanın gerçekleşme tarihi itibarıyla zaman aşımı süresinin dolduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracı kullanan---- asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kural ihlali yapmadığını, ----- karayolu ---- bölgesindeki virajda davacı tarafın yasal hız limitlerini aşarak ve şerit ihlali yaparak müvekkilinin şeridine girdiğini, müvekkilinin kazayı önlemek adına sağ tarafa kaçmaya çalışsa da yolun kayalık olması nedeniyle kaza gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağının hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve bu tutanağa itiraz ettiklerini, davacının araçta değer kaybı ve araç mahrumiyeti iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının kaza ile ilgisi olmayan onarım masraflarını müvekkile yüklemeye çalıştığını, davacının sigorta şirketinden zaten tazminat tahsil ettiğini, bu durumun kötü niyetli bir zenginleşme çabası olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın davacının alacağından takas ve mahsup edilmesini talep ettiklerini, tüm delillerin toplanması, mahallinde keşif yapılması ve bilirkişi incelemesi ile tanık beyanlarının alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı --- Şirketi'ne usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ---- Şirketi davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMM kapsamında sigortalanan, davalı gerçek kişinin maliki olduğu araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının davalılar ZMM sigortacısından, araç mahrumiyet bedelinin ise davalı araç malikinden tahsili talebine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir.
KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.25.04.2023 günü saat 19:50 sıralarında sürücü ----- yönetimindeki ---plakalı ---- ili, ---- İlçesinde, ---- İlçesi istikametinden ---- kara yolunu takiben ---- istikametine doğru seyrederken ---- bölgesindeki viraja girdiğinde hakimiyeti kaybederek karşı yönden gelen trafiğin şeridine girmiş ve aracının sol yan ön köşe kısmıyla, karşı yönde kendi şeridinde giden ve ---- istikametine doğru seyir eden sürücü ----- yönetimindeki----- plakalı aracın sol yan kısmıyla çarpışması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
----plakalı araç davacıya,--- plakalı araç davalı --- ait olup davalı sigorta şirketi --- plakalı aracın trafik sigortacısıdır.
Davalı --- ait ------ plakalı araç, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmıştır.
Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacıya ait araçtaki değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçtaki değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle 50.000,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin on gün olduğu, araç mahrumiyet bedeli zararının amortismanlar mahsup edildikten sonra 4.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçtaki değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle 50.000,00 TL olduğu, aracın makul onarım süresinin on gün olduğu, araç mahrumiyet bedeli zararının amortismanlar mahsup edildikten sonra 4.500,00 TL olduğu, dava tarihinden önce davacıya yapılan 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı zararının 10.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan sigorta şirketine başvuru dilekçesi ile gelen müzekkere cevabı ekindeki başvuru dilekçesi dikkate alındığında, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 22.09.2023 tarihinde başvuru yapıldığı, sekiz iş günü sonu olan 05.10.2023 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 05.10.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalı araç maliki yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine,
A) 10.000,00 TL değer kaybının davalı --- Şirketi yönünden 05.10.2023 tarihinden itibaren, davalı ---- yönünden 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B) 4.500,00 TL ikame araç bedelinin 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 990,50-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve 732,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 356,90-TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 990,50-TL peşin ve tamamlama harcın davanın kabul oranlarına göre; 693,35-TL'nin tüm davalılardan müştereken müteselsilen, 297,15-TL'nin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti, 551,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 15.253,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 10.174,35-TL'nin tüm davalılardan müştereken müteselsilen, 4.571,09-TL'nin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, 508,46-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ----- tarafından 383,00-TL vekalet harcı, 90,00-TL tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 473,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 15,77-TL'nin davacıdan alınarak davalı --- verilmesine, 457,23-TL'nin davalı ----- üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ------ Şirketi tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 14.500,00-TL vekalet ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 10.005,00-TL'nin tüm davalılardan müştereken müteselsilen, 4.495,00-TL'nin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ---- lehine takdir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ----- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!