Anahtar kelimeler: Tonajda Çks Gölhisar Fidelerini Biber Çiftçi Dönüm Çiftçilik Teyit İlçesinde

T.C.
İZMİR1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...Davacının ... İli ... İlçesinde ÇKS kayıtları ile de teyit edildiği üzere uyarınca çiftçilik yaptığını, davacı ile karşı taraf şirket arasında 07.03.2025 tarihinde Tarımsal Üretim Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının Burdur İli Gölhisar İlçesi sınırlarında yer alan 200.000 m² (yaklaşık 200 dönüm) tarım arazisinde şirketin belirlediği standartlarda üretim yapmakla yükümlü olduğunu, yine aynı sözleşmeye göre davalının sözleşmede öngörülen teslim tarihleri içerisinde sözleşmede belirtili tonajda ve yine sözleşmede belirtili fiyat üzerinden satın aldığını, üretimin yapılması için gereken biber fidelerini sözleşme uyarınca çiftçi olan davacıya teslim ettiği ve üretimini sağlama görevini yüklediğini, davacının Kapya Biber türünden olan Cayenne cins ürünü sözleşmeye uygun olarak ekmiş/dikmiş ve sözleşmeye uygun kalitede ve miktarda Cayenne cins biber elde ettiğini, ancak davalı şirket, sözleşmede öngörülen teslim tarihleri (başlangıç 20 Ağustos 2025 ve muhtemel son hasat tarihi 30 Ekim 2025 olarak belirtilen) gelmiş olmasına rağmen ürünleri teslim almadığını, teslimden imtina ettiğini ve davacının mağduriyetine neden olduğunu belirterek sözleşmeye uygun olarak üretimini yaptığı tarımsal ürünlerin davalı firma tarafından teslim alınmaması sebebi ile davacının uğradığı şimdilik 1.000,00-TL zararın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " davacının tacir olmadığını belirterek görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalı şirketin üzerine düşen tüm edim ve yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davalının borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.Somut olayda davacının davalıdan ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağı istemli iş bu davayı ikame ettiği, davacının vergi kayıtlarına göre mükellef kaydının bulunmadığı, tacir olarak ticaret siciline kayıtlı olmadığı ve Esnaf ve Sanatlarlar Odasına kaydının olmadığı, buna göre; davacının tacir sıfatının bulunmadığı, dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle
:1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILDI),Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip...e-imzalıHakim ...e-imzalı