Anahtar kelimeler: Malul Sürücünün İkame Yolcu Heyeti Göremezlik Avans Kalmak Şimdilik Bedel
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Değişik İş-████████ Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2021 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı araç sürücünün sebebiyet verdiği kaza neticesinde müvekkilinin %25 oranında malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.07.2024 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bedel talebini 430.000,00 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun denetlenmesi amacıyla verilen 27.02.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bilirkişilere tevdine karar verildiği, bilirkişi ücretinin ara kararın tebliğinden itibaren 3 gün içinde davacı tarafından yatırılmasının istendiği, ancak verilen süre içinde belirlenen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, karar verme süreside gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilemediği gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraza konu sağlık raporunun incelenmesinde resmi sağlık kuruluşu tarafından kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, davacının fiziki muayenesinin yapıldığı, uzman doktor heyetinden alındığı, hükme esas alınmasına karar verildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre %75 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının talebini artırdığı gerekçesi ile davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporuna itiraz ettikleri, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, vekalet ücretinin hatalı belirlendiği, ıslah dilekçesi ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.07.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik kullanılarak hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, müterafık kusur indirimine dair delil ibraz edilmemiş olmasına, davanın belirsiz alacak davası olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 47/1-d maddesi uyarınca kusurlu bulunduğu belirtilirken, karar esas alınan 25.03.2024 tarihli kusur raporunda davacının kaza nedeni ile %25, davalıya sigortalı araç sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş söz konusu rapora göre hesaplama yapılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve kusur raporundaki tespitler dikkate alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████ nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in █████ Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!