Anahtar kelimeler: Konusutapu Kardeş Talepli Güncellenmesi Güncel Almaya Murisi Ara Teminat Birleşen

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:23.03.2026 tarihli ara karar.
NUMARASI
:███████ E.
DAVANIN KONUSU
:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil talepli asıl ve birleşen davalarda ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle davalı ...'in istinaf başvurusunun reddine, davalı ...'in teminat miktarının güncel değer üzerinden yeniden güncellenmesi isteminin reddine dair verilen 23.03.2026 tarihli ara karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Asıl davada davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... ile davalılardan ...'in kardeş olduklarını, tarafların geçmişte kurulan ... Şirketinin ortağı olduklarını, gerçekte şirkete ait olması gereken bir çok taşınmazının şirket tüzel kişiliği adına değil de ortaklar adına tescil edildiğini, bu hususun sunulan protokoller ile sabit olduğunu, dava konusu edilen Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, 457 ada, 8 parsel üzerinde bulunan 1,2,3,4,5,6,7 numaralı bağımsız bölümlerin de şirkete ait olduğunu, fakat düzenlenen protokoller gereğince davalı ... adına tescil edildiğini, şirketin tasfiye sürecinde olduğunu, davalı ... tarafından bu protokollere konu edilen başkaca taşınmazlarla ilgili olarak ve diğer ortaklar adına olan taşınmazlarla ilgili olarak aynı mahiyette Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı, Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/2 Esas sayılı ve Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davalarının açıldığını, davaların kabulle sonuçlandığını ileri sürerek, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, 457 ada, 8 parsel sayısında kayıtlı 1,2,3,4,5,6,7 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile tüm bağımsız bölümlerin 1/5 (kısmının) hissesinin müvekkilleri adına tesciline, dava konusu bağımsız bölümlerin dava süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kayıtları üzerine teminatsız-teminatlı olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in 1967 yılında kardeşleri ..., ..., ..., ...ile bir araya gelerek ... Şirketini kurarak güç birliğine gittiğini, müvekkillerin murisi ... ile ile ortaklardan diğeri olan ...'in 1984 yılında kısa aralıklarla vefat ettiğini, muris ...'in mirasçısı olarak eşi ve davacıların kaldığını, eşi ...'in vefatı ile de sadece davacı müvekkillerin hak sahibi kaldığını, gerçekte şirkete ait olması gereken bir çok taşınmazının şirket tüzel kişiliği adına değil de ortaklar adına tescil edildiğini, bu hususun sunulan protokoller ile sabit olduğunu, dava konusu edilen Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, 457 ada, 8 parsel üzerinde bulunan 1,2,3,4,5,6,7 numaralı bağımsız bölümlerin de şirkete ait olduğunu, fakat düzenlenen protokoller gereğince davalı ... adına tescil edildiğini, şirketin tasfiye sürecinde olduğunu, davalı ... tarafından bu protokollere konu edilen başkaca taşınmazlarla ilgili olarak ve diğer ortaklar adına olan taşınmazlarla ilgili olarak aynı mahiyette Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı, Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/2 Esas sayılı ve Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davalarının açıldığını, davaların kabulle sonuçlandığını, davalı ... ve diğer davalılara karşı İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ███████ Esas sayılı davanın iş bu dava ile aynı mahiyette olup halen derdest ve karar aşamasına geldiğini ileri sürerek, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, 457 ada, 8 parsel sayısında kayıtlı 1,2,3,4,5,6,7 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile tüm bağımsız bölümlerin 1/5 (kısmının) hissesinin müvekkilleri adına tesciline, ecrimisil ve haksız fiil tazminatına ilişkin yasal hakların saklı tutulmasına, dava konusu bağımsız bölümlerin dava süresince üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kayıtları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ..., ..., ... ve ... savunmasında özetle; dava konusu taşınmazların şirkete ait olmadığını, taşınmazın 1972 yılında ... tarafından satın alındığını, diğer kardeşlerinin taşınmaza katkısının bulunmadığını, kardeşlerin aileden kalan paralarıyla hep birlikte veya ayrı ayrı taşınmazlar satın aldıklarını, bir süre kollektif şirket ortaklığı altında ticaret yapıldığını, daha sonra davalı ...'nin kardeşlerinden ayrı çalışma hayatına başladığını ve taşınmazın bu tarihteki kazançlarla alındığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.Davalı ..., savunmasında özetle; asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, harcın eksik alındığını ve tamamlanması gerektiğini, dava konusu taşınmazların şirkete ait olmadığını, taşınmazın 1972 yılında ... tarafından satın alındığını, diğer kardeşlerinin taşınmaza katkısının bulunmadığını, kardeşlerin aileden kalan paralarıyla hep birlikte veya ayrı ayrı taşınmazlar satın aldıklarını, bir süre kollektif şirket ortaklığı altında ticaret yapıldığını, daha sonra davalı ...'nin kardeşlerinden ayrı çalışma hayatına başladığını ve taşınmazın bu tarihteki kazançlarla alındığını, davacıların kötüniyetli olduğunu ve tazminat ödemeleri gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... 18.03.2026 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemeye sunduğu 30.1.2026 tarihli teminat arttırımı talebini içeren ara karar talebinin 25 günlük bir sürede cevap verilmeyerek reddedildiğini, bir sonraki celse olan 12.03.2026 tarihli murafaa duruşma zabtından anlaşıldığı üzere teminat arttırımı talebinin reddedildiğini, teminat artış talebinin tedbire ilişkin olmadığını, birleşen dava ile zaten tedbir altında olan bir taşınmaza tekrar tedbir uygulanması zaten mümkün olmadığını, davanın dava açılış tarihi itibarıyla olan %15 teminat miktarının güncel değer üzerinden 33.400.000 TL güncellenmesini talep ettiğini, güncel teminat alınmazsa adalet düzeninin haksız kazanç kapısı olacağını, "ya tutarsa" diye her kötü niyetli kişi bire beş milyon veren bahis oyunu oynar gibi dava açabileceğini, ek raporda dava konusu taşınmazların birleşen dava tarihindeki 1/5 hisselerin toplam değerinin (█████/2024) 33.400.000 TL hesap edildiğini, dava değerinin 2/5 hisseye tekabül eden 66.800.000 TL olarak dava değerinin güncellenmesi gerektiğini, devlete ödenmesi gereken harçların bu değer üzerinden tamamlatılması gerektiğini, tarafına masraflarımı karşılamaya yetecek büyüklükte bir meblağ olan en az % 15 teminat gösterilmesini (10.020.000 TL ) talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince 23.03.2026 tarihli ara kararda özetle; "...Dosya üzerinde yapılan incelenmede,Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı ile Birleşen davaya ilişkin tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiğinden davalı ...'in tedbire ilişkin teminatın artırılması talebinin reddine ve verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığın teminatın artırılmasına talebinin reddine yönelik istinaf başvurusu hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına, karar verildiği, bu haliyle asıl davaya ilişkin tedbir kararı yönünden daha önce mahkememizce teminatın artırılmasına karar verilmiş olduğu, son alınan bilirkişi raporunun birleşen dava yönünden geçerli olduğu ve birleşen dava yönünden verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından teminatın artırılmasını gerektiren bir nedende bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf talebine yönelik mahkememizce istinaf yolu açık olmak üzere verilmiş bir karar bulunmadığından, davalı ...'in istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... dilekçesiyle talep ettiği güncel değer üzerinden teminat alınması istemi yönünden, dava değerinin dava açıldığı tarih itibariyle esas alınması gerektiği, bu nedenle yargılamanın her aşamasında artan değer üzerinden yeniden harç ve teminat miktarlarının güncellenmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu nedenle davalının bu yöndeki istemi yerinde görülmediği kanaatine varıldığından davalı ...'in güncel değer üzerinden teminat alınması isteminin reddi karar vermek gerekmiştir. "gerekçesiyle, davalı ...'in istinaf başvurusunun reddine, davalı ...'in teminat miktarının güncel değer üzerinden yeniden güncellenmesi isteminin reddine, karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı, davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı ... 05.04.2026 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30.01.2026 tarihli teminat arttırımı talebinini █████/2026 tarihli celsenin 5.maddesi ile ayrıca █████/2026 tarihli ara karar ile üstüste reddedildiğini, teminat artış talebinin tedbire ilişkin olmadığını, birleşen dava ile zaten tedbir altında olan bir taşınmaza tekrar tedbir uygulanması zaten mümkün ve mantıklı olmayacağından sayın mahkemenin kararının hukuka uygun olmadığını, güncel değer artışının bilirkişi ile belirlenmiş davanın dava açılış tarihi itibarıyla olan %15 teminat miktarının güncel değer üzerinden yani 33.400.000 TL güncellenmesini talep ettiğini, teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasının HMK'nın 87/2 ve 395/3 maddesi gereğince orantısal olarak teminat miktarının arttırılması gerektiğini, mahkemenin teminatın arttırılmaması yönünde karar aldığını, bu haklı isteğinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dava değerinin arttırılarak teminat alınmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Asıl ve birleşen davalar tapu iptal ve tescil istemine; istinaf başvurusu ise ilk derece mahkemesinin 23.03.2026 tarihli ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davalı ...'in istinaf başvurusunun ve teminat miktarının güncel değer üzerinden yeniden güncellenmesi istemlerinin reddine dair 23.03.2026 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı ..., ilk derece mahkemesinin 23.03.2026 tarihli ara kararına karşı istinaf isteminde bulunmaktadır. 23.03.2026 tarihli ara kararın 1) numaralı bendinde davalının teminatın arttırılması talebinin reddine karar verildiği, bu ret kararının HMK'nın 341.maddesinde sayılan istinafı kabil kararlardan olmadığı, bu sebeple ilk derece mahkemesince davalının istinaf başvurusunun reddine dair verdiği ara kararın bu bendinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının 23.03.2026 tarihli ara kararın 1) numaralı bendine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 23.03.2026 tarihli ara kararın 2) numaralı bendinde ise, davalının asıl dava kapsamında, asıl ve birleşen davaların konusu taşınmazların dava tarihindeki değil güncel değeri nazara alınarak, tedbir kararı için alınan teminat miktarının arttırılması talebinin reddine karar verildiği görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, HMK'nın 341/1. maddesinde istinafa tabi kararlar açıkça sayılmıştır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarıyla, bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ayrıca, yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı da doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulabilir.İstinafa konu ilk derece mahkemesinin ara kararının 2 no'lu bendi ile verilen ihtiyati tedbir teminatının arttırılması talebinin reddi kararının istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşıldığından davalının 23.03.2026 tarihli ara kararın 2 no'lu bendine yönelik istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.05.2026
KANUN YOLU
:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!