Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Özetidavacı Binaen Satımdan Menkul Gayrı Maksadıyla Muhtelif Kaçırma Yeter

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:27.02.2026 Tarihli ara kararNUMARASI
:████████ Esas (Derdest)DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; esasa ilişkin dava talepleri yanında, davalının müvekkilinden mal kaçırma maksadıyla muhtelif tasarruflarda bulunma ihtimaline binaen davalının borca yeter menkul ve gayrı menkul varlığına yönelik tedbir ara kararı tesis edilmesini, taraflarınca davalıya karşı Bakırköy 4. İcra Dairesi ... sayılı dosyasına kayden ikame olunan icra takibine davalıdan sadır itirazın, gereğinde ıslah/talep artırımı ve fazlaya ilişkin her nevi hakları saklı kalmak kayıt ve şartı ile şimdilik 200.000,00 TL'lik kısmının iptaline, davalının %20’den az olmamak kayıt ve şartı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, muhakeme masraf ve ücreti vekaletin diğer tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " İhtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla tedbir talebinin reddine " gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı şirket arasında uzun süredir devam eden, karşılıklı güven ve ticari teamüllere dayalı bir tekstil üretim ve tedarik ilişkisi mevcut olduğunu, davanın temelini oluşturan yaklaşık 14 milyon TL tutarındaki bakiye alacağın, müvekkili tarafından üretilerek davalıya teslim edilen 10.000 adet Bisiklet Yaka Tişört, 12.000 adet Polo Yaka Tişört, 6.500 adet Erkek Gömlek, 5.200 adet Bayan Gömlek ve 30 adet eşofman takımından kaynaklandığını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir red kararının, dosya kapsamında sunulan ve alacağın varlığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde "yaklaşık ispat" sınırlarının ötesinde ispatlayan delillerin hatalı değerlendirilmesinden kaynaklandığını, alacağın likit, muaccel ve tartışmasız olduğunu, davalı tarafın, söz konusu yüksek meblağlı faturaları teslim aldığını,, yasal süresi içerisinde herhangi bir iade faturası düzenlemediğini veya noter kanalıyla içerik itirazında bulunmadığını, dosya kapsamında sunulan WhatsApp görüşme kayıtları ve e-posta yazışmalarının, davalı şirketin borcu açıkça ikrar ettiğini, ödeme güçlüğü içinde olduğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koyduğunu,11.02.2025 tarihinde müvekkili tarafından gönderilen mutabakat talebine, davalı tarafın 13.02.2026 tarihinde olumlu cevap vererek bakiye borcu kabul ettiğini ve ödemenin en kısa sürede yapılacağını beyan ettiğini, dava konusu alacağın, tarafların her ikisinin de tacir olması sebebiyle ticari defter kayıtlarıyla da sabit olduğunu, davalı tarafın vergi dairesine sunduğu BA-BS formlarının, müvekkili tarafından düzenlenen 13.868.030,00 TL toplam bedelli faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığını gösterdiğini, müvekkilinin yaklaşık 14 milyon TL tutarındaki alacağının varlığı faturalarla, bu alacağın muaccel olduğunu WhatsApp yazışmalarıyla, doğruluğunu ise e-posta mutabakatları ve resmi ticari kayıtlarla (BA-BS formları) tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde ispatladığını, mahkemenin "alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği" yönündeki gerekçesinin, ihtiyati tedbirin doğasına aykırı olduğunu, davalının mali durumu ve mal kaçırma riski nedeniyle geçici hukuki korumanın zorunlu olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, menfaatler dengesi gözetilerek teminat karşılığı tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, davalının malvarlığı üzerine konulacak bir tedbirin, davalının ticari faaliyetlerini durdurmayacağını,; sadece bu varlıkların üçüncü kişilere devredilerek alacaklıdan kaçırılmasını engellediğini, İhtiyati tedbirin, nihai bir hüküm olmayıp, davanın sonunda elde edilecek hakkın korunmasını amaçlayan geçici bir önlem olduğunu, yerel mahkemenin "uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığına tedbir konulamaz" şeklindeki dar ve hatalı yorumunu bertaraf ederek, alacağın yüksekliğini ve mal kaçırma riskini dikkate alarak davalının borca yeter menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir/haciz kararı tesis etmesi olup davanın ivediliği ve alacağın miktarı göz önüne alındığında, doğrudan tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, ticari satım ilişkisinde faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 27.02.2026 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının davalıya satmış olduğu ürünlerin bedeline ilişkin faturalar düzenlediğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, bu sebeple icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacı alacağının teminat altına alınması, tahsilinin sağlanması için davalının taşınır ve taşınmaz kayıtları, banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması hâlinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, ihtiyati haciz talep edilebilir. Para alacağının talep edildiği bir davada, uyuşmazlık konusu olmayan davalı/borçlunun araçları ve taşınmazları, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında tedbir kararı verilemez. Davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilenden başka bir hukuki koruma tedbirine hükmedilemeyeceğinden, ara karar sonucu itibariyle isabetlidir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ihtiyati hacizden söz etmiş ise de bu talebin ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.05.2026KANUN YOLU
:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.