Anahtar kelimeler: Vakası Yokluk Sakat Sunmuş Kolaylıkla Şahıs Yazildiği Zincirleme Süreci Sicilinden

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2026/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
DAVA
: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Zincirleme Usulsüzlük Süreci ... 2. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkil ... şirketine yönelik yürütülen sürecin usul hukuku bakımından yokluk derecesinde sakat bir zincirleme usulsüzlük vakası olduğunu, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin şirketin adres değişikliği ticaret sicilinden kolaylıkla tespit edilebilecekken hiçbir araştırma yapılmaksızın Tebligat Kanunu m. 35 uyarınca usulsüz tebliğ edildiğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin █████/2026 tarihinde ... yoluyla iletilmiş olmasının önceki usul hatalarını iyileştirmediğini, İİK m. 89 uyarınca ihbarnamelerin birbirine bağlı bir zincir oluşturduğunu, önceki ihbarnameler usulüne uygun tebliğ edilmeden gönderilen 89/3 ihbarnamesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle zimmet karinesinin oluşmadığını, müvekkilin takipten 01.06.2026 tarihinde haberdar olduğunu, davanın İİK m. 72 uyarınca genel hükümlere göre menfi tespit davası olarak süresinde açıldığını, müvekkil şirketin asıl borçlular olan ... ... Gemi Bakım Onarım İnşa San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... ...’na karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı alacaklının borç iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesiyle borçsuzluğun ispatlanacağını, tüzel kişilerin ticaret sicilindeki adresine tebligat çıkarılmadan doğrudan TK m. 35’e göre tebligat yapılamayacağını, müvekkil ile borçlular arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ... Gemi İnşaa Bakım Onarım Deniz Nakliyat Sanayi Ve Ticaret A. Ş. nezdindeki haksız hacizlerin müvekkilin ticari itibarını ve nakit akışını zedelediğini, bu nedenle takibin ve hacizlerin teminatsız ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması gerektiğini, İİK m. 89/3 uyarınca süresinde açılan menfi tespit davasının takibi kendiliğinden durdurması gerektiğini, davalı alacaklının kötüniyetli tutumu nedeniyle İİK m. 72/5 uyarınca %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, 741.424,77 TL tutarındaki borçtan dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
:
Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 1. Maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup, aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan iş bu menfi tespit davasında, davacı tarafça, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmesi gerekmekte olup, buna göre davacı 3. Kişi ile takip alacaklısı davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, nitekim Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin görev konusundaki görüş ayrılıklarının giderilmesi amacıyla ... 11. Hukuk Dairesi'nce içtihadı birleştirme kararı verilmiş ve bu karar uyarınca tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile açılacak bu davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu hususu benimsenmiştir.(... 11. Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarih 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamı)Açıklanan nedenlerle,yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev dava şartı yönünden usulden REDDİNE,
HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE;
Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece DİKKATE ALINMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!