Anahtar kelimeler: Ulaşım Fiilden İmkanlarıyla Ciddi Zarfında Ruhsat Karıştığı Araçta Yazim Onarım

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ruhsat sahibi adına kayıtlı olan ... plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli kaza neticesinde müvekkile ait araçta ciddi hasar oluştuğunu, kazanın davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışları neticesinde gerçekleştiğini, müvekkile ait aracın onarım sürecinin 15 gün sürdüğünü, müvekkilin bu süre zarfında ulaşım ihtiyacını kendi imkanlarıyla karşılamak durumunda kaldığını, araçtan yoksun kalınan süreye ilişkin uğranılan zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli zararının başlangıçta tam ve kesin olarak belirlenememesi ve alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, ... kararlarında da belirtildiği üzere onarım süresinin belirlenmesi ve emsal araç bedellerinin hesaplanması ile araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, kazadan sonra dava dışı sigorta şirketince eksper ataması yapıldığını ve aracın hasarının giderildiğini, ancak bu süreçte müvekkilin aracından mahrum kalarak zarara uğradığını, tamir sürecinin parça bekleme ve detaylı işçilik gibi nedenlerle uzun sürdüğünü, müvekkilin araçtan mahrum kaldığı süre boyunca uğradığı zararların davalı tarafça ödenmediğini, ... uygulamaları gereği kazalı aracın tamir işlemleri devam ettiği sürece müvekkilin araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararın uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, araç kiralama faturası veya sözleşmesi gibi bir belge bulunmasına gerek olmaksızın sırf aracı kullanma imkanından mahrum kalınması sebebiyle tazminat talep edilebileceğini, ... 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... esas ve 2022/... Karar karar sayılı 29.09.2022 tarihli ilamında da belirtildiği üzere hakim tarafından bilirkişi raporuna göre araç mahrumiyet bedelinin belirlenebileceğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını ve anlaşmaya varılamadığını, sigorta şirketi bünyesindeki hasar dosyasının ve servis kayıtlarının celbi ile yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu araç mahrumiyet bedelinin tespitini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; █████/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile mülkiyeti davalıya ait ... plakalı aracın karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının malik olduğu ... plakalı aracın hasarlanmasından kaynaklı kullanılamadığı döneme ilişkin araç mahrumiyet tazminatı için 50 TL belirsiz alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebiyle yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın maddi hasarlı trafik kazasına dayalı alacak talebine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!