Anahtar kelimeler: İcradan Sorguda Atmaya Evini Sokağa Satıp Hacizli Çıkarttığı Ekte Sunduklarını

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve 2025/... Esas 2026/... Karar sayılı görevsizlik kararı sonucu, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin çalışmadığını, müvekkilininin ... kaydını ekte sunduklarını, dava masraflarını karşılama imkanı olmadığını, ... sorguda oturduğu ve davalının icradan satışa çıkarttığı hacizli evi dışında malı olmadığının görüleceğini, adli yardım talep ettiklerini, davalı tarafın müvekkilinin tek malvarlığı olan evini satıp müvekkilini sokağa atmaya çalıştığını, icra dosyasının kıymet takdiri aşamasında olduğunu, takibe konu bonoda çıplak gözle görülecek tahrifatın mevcut olduğunu, bononun fotokopisini ekte sunduklarını, yazı ile yazılan kısımdaki 2'nin sonradan eklendiğinin açıkça görüleceğini, HMK 209 gereği icra dosyasına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konularak durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, .... 19. Hukuk Dairesinin 2012/... E. 2012/... K. Sayılı kararının '' Bonoda tahrifat iddiası bulunduğundan HMK.nun 209.maddesindeki hüküm uyarınca tedbir kararı verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek İİK.nun 72/3.maddesine dayanılarak tedbir kararı verilmesi doğru görülmemiştir.'' şeklinde olduğunu, davalı ...'nın müvekkilinin kayın biraderi olduğunu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2788 ada 41 parseldeki taşınmazı 2013 yılında müvekkilinin ve eşinin satın aldığını, müvekkilinin ve eşinin borçları nedeniyle evi davalının üzerine yaptıklarını, 2013 yılından yakın tarihe kadar bu evde davalının oturduğunu, müvekkilinin bu tarihte kirada olduğunu, 2023 yılında müvekkilinin ev sahibinin müvekkilini evden çıkardığını, müvekkilinin eşi ...'nin davalıya tapuyu eşi müvekkili üzerine geri alacağını davalıyı evden çıkartmamak için de evin üzerine konteyner atacağını söylediğini, davalının evi █████/2023 tarihinde müvekkiline devrettiğini, davalının 2023 Temmuz ayında müvekkilinin eşi evde yokken eve gelerek konteynerin konabilmesi için senet imzalaması gerektiğini söylediğini ve müvekkilinden 4 adet boş senet aldığını, müvekkilinin eşinin bilgisi olduğunu düşünerek imza attığını, daha sonra müvekkilinin eşinin bunu duyunca aile içinde büyük tartışma yaşandığını, aile büyüklerinin araya girerek müdahil olduklarını, davalı ...'nın müvekkilini kandırarak elinden aldığı dört senetten üçünü babası olan müvekkilinin kayınpederine tüm senetleri verdiğini söyleyerek geri verdiğini, davalının senetlerden birini haksız kazanç elde etmek amacıyla iade etmediğini, davalının bir süre geçtikten sonra elinde kalan boş senete 2.500.000,00 TL yazarak ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyası ile işleme koyduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, öncelikle savcılık ifadesinde davalının bu seneti ... Mahallesi 2788 ada 41 parseldeki taşınmazın satış bedeli olarak aldığını beyan ettiğini, bu beyanın iki yönden sakat olduğunu, öncelikle davalının tapuda devir yapılırken satış bedelinin tamamını aldığını beyan ettiğini, taraflar arasındaki tapu devrinin █████/2023 tarihinde gerçekleştiğini, bononun düzenleme tarihinin ise █████/2024 tarihi olduğunu, devir tarihleri ile bono tarihinin de çelişkili olduğunu, davalının savcılıkta 2.500.000,00 TL alacaklı olduğunu beyan ettiğini, icra takibinin ise 500.000 TL üzerinden açıldığını, davalı tarafın savcılık beyanı ile icra takibinin de çelişkili olduğunu, takibe konu senet incelendiğinde 500.000 TL olarak düzenlendiği daha sonra tahrif edilerek yazı ile yazılan kısma 2 eklenerek 2.500.000,00 TL’ye çevrildiğinin çıplak gözle de görüleceğini, bononun tahrif edildiğini, davalı tarafın beyanlarının baştan aşağı çelişkili olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmadığını, davalının müvekkilini kandırdığını ve haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açtıklarını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, kendi kardeşi ve eşini sokağa atma peşinde olduğunu, davalıya icra dosyasından borçlarının olmadığının tespitine ve davalı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, izah ettikleri sebeplerden dolayı adli yardım talebinin kabulüne, ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasının HMK 209 gereğince tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin davalıya ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı icra dosyasından borçlarının olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılmış bulunan menfi tespit davasının haksız olup ileri sürülen hususların usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca davacı borçlunun üzerideki taşınmazın devrini engellemek amaçlı ihtiyati haciz alınarak ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/E. Sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü takip yolu ile kısmi olarak 02.07.2024 tarihinde takip başlatıldığını, davacı borçlu tarafından borca herhangi bir itiraz yapılmadan takibin kesinleştiğini, davacı tarafın satış işlemleri başlatılan taşınmaz hakkında kendisine tebliğ edilen 103 davetiyesinden sonra 18.02.2025 tarihinde ... 5.İcra Hukuk Mahkemesinde meskeniyet iddiasında bulunduğunu, ardından 26.03.2025 tarihinde ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinde kıymet takdirine itirazda bulunduğunu, baştan itibaren borcu kabul eden borçlu tarafın müvekkilinin alacağına kavuşmasını kötü niyetli bir şekilde engellemeye çalıştığını, davalı tarafın takibe konu bononun tahrifat içerdiğini ,sonradan yazı ile 2 rakamının eklendiği iddia ettiğini, çıplak gözle bakıldığında alt kısımda ve üst tarafta 2 rakamının yazıldığının görülmekte olup bu durumun davacının kötü niyetini açıkça ortaya çıkardığını, söz konusu durumun yapılacak kriminal incelemede açıkça ortaya çıkacağını, davalı müvekkilinin kendisine ait olan ... ... ... Mahallesinde 2788 Ada 41 Parseldeki taşınmazı 2013 yılında anne ve babasının vermiş olduğu destekle satın aldığını, müvekkilinin satın almış olduğu evde oturmaya başladığını, 2023 yılında ev sahipleri tarafından kiradan çıkarılan davacının ve eşinin müvekkilinden yardım istediğini, müvekkilinin satın almış olduğu iki adet konteynırı kendi evi üzerine yerleştirerek davacının yengesi ve abisinin oturmasını sağladığını, davacının eşinin müvekkiline ait olan evi satın almak istediğini belirterek evi kendisine satmasını istediğini, müvekkilinin ve davacı tarafından evin satışı konusunda 3.500.000 TL üzerinden anlaşma sağlandığını, bunun karşılığında davacıdan 4 adet senet alındığını, davacı tarafın müvekkiline 1.0000,00 TL lik kısmın ödemesini yapmış olup geriye kalan 2.500.000,00 TL kısmın ödemesini yapmadığını, davacı yanın 2013 yılında evi satın aldığını, kendisinin 2023 yılına kadar yaklaşık 10 yıl boyunca kirada oturduğunu iddia ettiğini, ayrıca davacı tarafın konteynerin konulması için müvekkilince senet imzalattırdığı ayrıca bu durumun eşinin bilgisi olduğunu düşünerek imzaladığına yönelik ifadelerinin hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir durum teşkil ettiğini, davacının taşınmaz satışını engellemek adına birden fazla dava açtığını, ayrıca mahkemece ara kararla teminatlı olarak tedbir kararı verildiğini, istenen teminat tutarından imtina ederek adli yardımdan yararlanmaya çalıştığını, dosya numaralarını belirttikleri dosyalarda adli yardım talebinde bulunmadığını, aksine mahkemece istenen bütün harçların ve bilirkişi ücretlerinin ödendiğini, davacı tarafın son çare olarak bu davayı açmış olduğunu açıkça göstermiş bulunduğunu, arz ve izah edilen nedenler ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılan iş bu davanın reddine, mahkemece ara kararla kurulan tedbir kararının reddini, tüm alacak miktarı üzerinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca, menfi tespit talepli iş bu davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır