Anahtar kelimeler: Prodüksiyon Çoğaltma Eseri Telif Fikir Sanat Sınai Pazarlama Gelirlerinin Satışı

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde; Davacı ile davalı arasında 10.09.2005 tarihli prodüksiyon ve dağıtıma ilişkin Sözleşme imzalandığı, bu sözleşme kapsamında, davacıya ait olan albüm/singleların prodüksiyon, çoğaltma, dağıtım, pazarlama ve satışı davalı şirket tarafından gerçekleştirileceği kararlaştırılmış olduğunu, Buna karşılık ise davacı elde edilen net telif gelirlerinin brüt %50'sini alacağı sözleşme ile hüküm altına alınmış olduğunu, davacının hala satışı devam eden ''...'' isimli albümünün 24.09.2005 tarihinde çıkardığını, anılan sözleşme uyarınca, davacı tarafından üretilen eserlerin mali hakları belirli bir süre için davalı şirkete devrettiğini ancak, bu hakların devrinin, davalının davacıya belirli bir oranda telif ücreti ödemesi şartına bağlı olduğunu, sözleşme incelendiğinde davacının tüm haklarının geri dönüşü olmaksızın devri, hiçbir maddi alacağı olduğunu iddia edemeyeceği şeklinde tamamen davalı müzik şirketinin lehine olacak şekilde düzenlendiğini, davacı lehine hiçbir madde hükmü bulunmadığını, davacının bilgisizliği ve deneyimsizliğinden faydalanarak ilgili sözleşmeler kendisine imzalatıldığını, sözleşmeye göre, davalı müzik şirketinin, davacıya her satış ve dağıtım işleminden elde edilen gelirlerin %50’i oranında telif ücreti ödemekle yükümlü olduğunu, ancak davacıya ilk günden itibaren hiçbir ödeme yapmamış olduğunu, sözleşmenin devam etmesine rağmen, davalı müzik şirketi, davacıya ait olan albüm satışlarından ve dijital müzik platformlarından elde edilen gelirleri tahsil etmeye devam ettiğini, davacıya ise bu gelirlerden de herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı müzik şirketinin, sözleşme kapsamında belirlenen mali hakları ihlal ederek, davacıya ait olan eserleri izinsiz olarak kullandığını, dağıttığını, davalı şirketin tutumu nedeniyle sanatsal kariyerine ve itibarına da zarar gelmiş olduğunu, öncelikle HMK 389.md ve FSEK 56.md kapsamında haksız kazancı ve davacının uğradığı zararın artmasını önlemek adına ihtiyati tedbir konularak "..." isimli albümün satışlarının durdurulmasına, TBK 26,27 ve 28.maddeler çerçevesinde davalı ile davacı arasındaki 10.09.2005 tarihli Sözleşmesi ve 28.12.2005 tarihli Edisyon Sözleşmesi'nin davacının iradesinin sakatlanarak ve gabin hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek geçersiz kılınmasına, sözleşme'nin yapıldığı 10.09.2005 tarihinden bu yana elde edilen gelirlerin sözleşme hükmü uyarınca %50'sinin davacıya iadesine, davacının maddi haklarının ihlali ve zararı uğraması nedeniyle e zararın tutarının tespiti ile fazlaya dair talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../███████ tarihli, 2024/. Esas-2026/.. Karar sayılı kararıyla; "Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 14.440,00 TL alacağın 12.330,00 TL olan kısmına 30.12.2008, 2.110,00 TL olan kısmına 09.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla alacak isteminin reddine,-Davacıya hakların iadesi talebi ve ihtiyati tedbir istemlerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafça █████/2024 tarihinde, dava değeri 1.000 TL üzerinden harçlandırılarak açılmış, davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile,dava kapsamındaki taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 14.440 TL müvekkiline ait payı ve 20.700,18 TL olarak hesaplanan yasal faiz ile birlikte 34.140,18 TL arttırarak 35.140,18 TL'ye ıslah ettiklerini beyan etmiş, mahkemece █████/2026 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, kararda istinaf kanun yolunun açık olduğu açıklanmıştır.HMK EK MADDE "(1 )-200 üncü, 201 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 361 inci, 362 inci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır. " hükmü düzenlenmiştir.4 Haziran 2025 tarihli 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. Maddesinde; "12/1/2011 tarihli ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 inci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." hükmü düzenlenmiştir.Mahkemenin karar tarihi itibarıyla, HMK Ek 1. Madde de yapılan değişiklik gereğince, istinaf başvurusu yönünden kesinlik sınırının belirlenmesinde, dava tarihindeki parasal sınırlar dikkate alınacağından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.250,00 TL olduğundan, dava tarihi itibarıyla davanın kabule ve istinafa konu değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın 14.440,00 TL olması nedeniyle mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerektiği görüşündeyim.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026