Anahtar kelimeler: Esayılı Lehtar Restoranişletme İsmi Bononun Aşımı Sayıda İstirdat Emrinin Senet

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: İstirdatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA DİLEKÇESİ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı arasında restoran/işletme devri nedeni ile oluşan alacak için çok sayıda senet düzenlenerek davalıya verildiğini, senetlerin davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, usulsüz tebligat, ödeme emrinin iptali, 18 adet bononun lehtar ismi olmadığından takibin iptali ve zaman aşımı itirazlarında bulunduğunu, İstanbul 3.İcra Mahkemesinin ████████E.sayılı dosyasından açılan davada yalnızca ödeme emrinin iptaline diğer itirazların ise süre yönünden reddine karar verildiğini, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, kararın istinafı neticesinde İstanbul BAM.22.HD'nin █████████E.sayılı karar ile davacıların tüm taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, vekalet ücreti dahil haricen tüm dosya borcunun alacaklı vekiline elden ödendiğini, takibe konu senetlerde 1-18'e kadar olan senetlerin bononun lehdar kısmının boş olarak icra takibine konu edildiğini, kıymetle evrak vasfında olmadığını, vade tarihleri 05.01.2014 öncesi olan toplam 33.500-TL bedelli bonoların takip başlangıcı 05.01.2017 tarihinde TTK.729.m.uyarınca üç yıllık zaman aşımının dolduğunu, kambiyo takibine konu edilemeyeceğini, haksız yapılan tahsilatın davacılara iadesinin gerektiğini, takip talebinde belirsiz olarak talep edilen tüm faiz ve komisyon istemi tümden hatalı olup davacılardan; fazla faiz ve haksız ve mükerrer tahsilat yapıldığını, vekalet ücretinin hatalı olduğunu, lehtarı boş zamanaşımına uğramış senetlere ilişkin tahsilatın ve bunlara bağlı faizt komisyon icra vekalet ücreti tahsil harcı şeklindeki tüm ödemelerin davacılara iadesi gerektiğini, haksız/fazla tahsil edilen 120.000-TL'nin alacaklı vekiline ödeme tarihi olan 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan alınmasını talep etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilmemiş olsa da davaya konu icra takibiyle ilgili borçlularca açılan zamanaşımı ve senedin unsurlarının eksikliği nedeniyle takibin iptali isteminin İstanbul 17.İcra Mahkemesinin 2021/4 Esas sayılı dosyasından ret edildiği, kararın istinafta onaylandığı, istinaf kararının temyiz edilmediği ve kararın kesinleştiğini, İİK.166.vd.hükümler çerçevesinde yapılabilecek takip hukukuna dair itirazlardan olup, borçlular bu yönde kendilerine tanınan hakları dahi kullanmadıklarını, haklı bir icra takibinden ötürü ödenen paranın iadesini talep etmişlerse de dava hukuki yarar yokluğundan ret edilmesi gerektiğini; Davacının iddia ettiği zorunlu unsurların eksikliği takibe konu kambiyo senetlerini eksik kambiyo senedi değil, açık kambiyo senedi yaptığını, kambiyo senedi zorunlu unsurları eksik bulunan senedin keşidecinin iradesi dışında elden çıkarak tedavüle girmesi ve hamilin elde etmesi halinde oluşurken somut olaydaki gibi keşidecinin zorunlu unsurlarını eksik bırakarak tanzim ve teslim ettiği senetler açık senet olup geçerliliğine hale getirmeyeceği, takip talebinin ekleri arasında yer alan protokolünde ispatladığını; senetlerin bu şekilde takibe konulmasında keşideci/borçlunun iradesinin rol oynadığını, ayrıca açık senetlerin tedavülünde yahut takibe konulmasında hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesi ████████ E. ████████ K. sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; " Davacı zamanaşımı itirazı yanında takibe konu bonoların lehtar kısımlarının boş olması sebebiyle kıymetli evrak vasfında olmadıkları itirazında da bulunmuş olup, mahkememizce yapılan incelemede takibe konu bonolardan, yukarıda zamanaşımına uğradığı tespit edilen █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013 vade tarihli bonolarla birlikte, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014 tarihli bonoların lehtar kısımlarının boş oldukları görülmüştür. Bonoların ticari hayatta boş olarak verildiği görülmekte ise de bononun en geç tedavüle koyuluncaya kadar doldurulması gerekmektedir. Davalı tarafça icra takibine dayanak yukarıda sayılan bonoların lehtar kısımlarının boş oldukları görülmekle TTK 776. Maddesi gereği bono vasfında olmadıkları anlaşılmıştır. Dava konusu bononun lehtar kısmının boş olması nedeni ile kambiyo senedi vasfını yitirerek yazılı delil başlangıcına dönüştüğü, davalı alacaklı tarafın, davacı tarafça bono altındaki imzalar inkar edilmediğinden temel borç ilişkisine dayanarak alacağını her türlü delille ispat edebileceği, buna karşın davalının cevap dilekçesi sunmadığı, bu suretle davacının ileri sürdüğü tüm vakıaları inkar etmiş sayıldığı, tüm bu durum karşısında ispat külfetinin alacak iddiasında bulunan davalı tarafta olması ve alacak iddiasının açıklandığı üzere ispat edilememiş olması nedeni lehtar kısmı boş olan yukarıda sayılı bonolar yönünden davacının borçlu olmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça dava dilekçesinde, istirdat talebine konu ödemeye ilişkin dekont ya da makbuz sunulmamış, davalı alacaklının icra dosyasına sunduğu haricen tahsil bildirimine dayanılmıştır. Mahkememizce istirdatı talep edilecek miktarın hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi █████/2023 tarihli kök raporunda lehtar kısmı boş, zamanaşımı uğramış senetlerin toplam miktarının 58.500,00 TL olduğu, ferileri ile birlikte 103.571,20 TL olduğu, bu miktarın istirdatı gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, tarafların itirazı üzerine mahkememizin █████/2023 tarihli celsesinde, dosyanın önceki raporu düzenleyen bilirkişiye tevdii ile seçenekli, a-) Tahsil edilen miktarın 145.490,33 TL olduğu kabul edildiği takdirde, yalnızca zamanaşımına uğramamış ve lehtar kısmı yazılı olan bonolar gözetilerek █████/2021 tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olduğu miktarın hesaplanmasının, bu miktarın tahsil edilen miktardan mahsup edilmesinin, b-) Tahsil edilen miktarın 219.742,88 TL olduğu kabul edildiği takdirde, yalnızca zamanaşımına uğramamış ve lehtar kısmı yazılı olan bonolar gözetilerek █████/2021 tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olduğu miktarın hesaplanmasının, bu miktarın tahsil edilen miktardan mahsup edilmesinin, ve bu suretle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiş, bilirkişi █████/2023 tarihli ek raporunda, tahsil edilen miktarın 145.490,33 TL olduğu kabul edildiği takdirde, yalnızca zamanaşımına uğramamış ve lehtar kısmı yazılı olan bonolar gözetilerek █████/2021 tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olduğu miktarın 60.860,72-TL. olduğu ve 145.490,33-TL'nin mahsup edilmesi neticesinde 84.626,61-TL fazla ödeme yapıldığı; tahsil edilen miktarın 219.742,88 TL olduğu kabul edildiği takdirde, yalnızca zamanaşımına uğramamış ve lehtar kısmı yazılı olan bonolar gözetilerek █████/2021 tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olduğu miktarın 60.863,72-TL. olduğu ve 219.742,88-TL'nin mahsup edilmesi neticesinde 158.879,16-TL fazla ödeme yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı tarafça bilirkişi raporlarına itirazlarında, haricen tahsil bildirimde bulunduğu dilekçesine icra müdürü tarafından 145.490,33 TL üzerinden peşin harç alınacağına yönelik karar verildiğinden bahisle yapılan ödemenin bu miktar üzerinden olduğu iddiasında bulunulmuş ise de davalı alacaklının icra dosyasına yaptığı haricen tahsil bildiriminde ödemenin kısmen yapıldığına ilişkin bir beyanı bulunmadığından, ödemenin tüm dosya borcuna ilişkin yapıldığı mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu tarih itibariyle takip dosyasından toplam borcun 219.742,88 TL olduğu görülmekle ödemenin bu miktar üzerinden yapıldığı mahkememizce kabul edilmiş, bilirkişi raporunda yapılan seçenekli hesaplamalardan yalnızca zamanaşımına uğramamış ve lehtar kısmı yazılı olan bonolar gözetilerek █████/2021 tarihi itibariyle takip alacaklısının alacaklı olduğu miktarın 60.863,72-TL. olduğu ve 219.742,88-TL'nin mahsup edilmesi neticesinde 158.879,16-TL fazla ödeme yapıldığı yönündeki hesaplamaya itibar edilmiş, davacının dava dilekçesinde 120.000,00 TL talep ettiği görülmekle, davanın KABULÜNE, davacıların.... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında, taleple bağlı kalınarak icra dosyasına ödenen 120.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine " karar vermiştir.İSTİNAF
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin icra dosyasına yapılan bildirim tarihini ödeme tarihi olarak kabul etmesinin somut gerçekle bağdaşmadığını, davacıların ödemeyi bu tarihten önce yaptıklarını ancak ödeme tarihini ispatlayamadıklarını, mahkemenin bu eksikliği gidermeden hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, davacılar tarafından daha önce açılan takibin iptali davalarının reddedildiğini ve bu kararların istinaf denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacıların kambiyo hukukuna dair haklarını tükettiklerini, haklı bir takibe dayalı yapılan ödemenin iadesini talep edemeyeceklerini, icra takibi devam ederken usulüne uygun bir zamanaşımı itirazında bulunmayan borçluların TBK m. 78/2 uyarınca istirdat talebinde bulunamayacaklarını, takibe konu senetlerdeki unsur eksikliğinin senedi geçersiz kılmayıp "açık senet" haline getirdiğini, bu durumun taraflar arasındaki protokolle de sabit olduğunu ve senetlerin davacıların iradesiyle eksik tanzim edildiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca kendi yarattıkları eksikliği sonradan aleyhe kullanmalarının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, istirdat davasında borçlu olunmadığını ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, mahkemenin bu yükü ters çevirerek müvekkilden ispat beklediğini, takip dayanağı sözleşme ve senetlerin alacağın varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını, davacıların taşınmazı kullanmaya devam ettikleri dikkate alındığında alacağın hukuka uygun olduğunu, mahkemenin davacıların ne kadar ödeme yaptığını somut delillerle ispatlamasına imkan tanımadan, takibi kapatma dilekçesini tüm borcun ödenmiş olduğu yönünde kesin delil sayarak hatalı hesaplama yaptığını, taraflar arasındaki şifahi mutabakat ve indirimli ödeme ile dosyanın kapatıldığını, ödenen tutarın yazılı delille ispatlanamadığını ve tüm bu sürecin davacılar tarafından kötü niyetli olarak yürütüldüğünü belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE
: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak, zamanaşımına uğradığı ve zorunlu unsurları bulunmadığı iddia edilen bonolara ilişkin olarak icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; davaya konu bonolarda davacıların keşideci, bir kısmında ise davalının lehtar olduğu, █████/2017 tarihi itibariyle takip ve dava konusu █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013, █████/2013 ödeme tarihli bonoların TTK'nın 778/1-a maddesinin atfıyla bonolarda uygulanması gereken TTK'nın 749. maddesinin; ''Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.'' şeklindeki düzenlemesi ışığında zamanaşımına uğradığı, dava konusu olan █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014, █████/2014 ödeme tarihli bonoların ise lehtar kısımlarının boş oldukları görülmüştür. TTK'nın 776/1-e maddesi gereğince bonoda, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adının yazılı olması zorunlu unsur olup lehtarın belirtilmemesi nedeni ile işbu senetlerin bono vasfında olmadıkları anlaşılmış ise de davacı/ takip borçlularının açtığı zamanaşımı ve senedin unsurlarının eksikliği nedeniyle takibin iptaline ilişkin İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı davasında verilen ret kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. numaralı kararı ile hukuka uygun bulunduğu, temyiz edilmeyerek kararın kesinleştiği görülmüştür. Dosyada mübrez takip talebinin ekleri arasında bulunan protokolün ise taraflar arasında düzenlendiği, içeriğinin inkar edilmediği, restoran işletmesinin devri karşılığında davaya konu bonoların protokolde açıkça betimlenerek davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Davacılar, yalnızca senetlerin kambiyo vasfı taşımadığından bahisle istirdat isteminde bulunmuş ise de yanlar arasında işletme devrine dayalı temel hukuki ilişkinin bulunduğu, senetlerin taraflar arasındaki protokole dayalı olarak düzenlendiği görülmüş olup davacıların borçlu olmadıklarının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla temel hukuki ilişki kapsamında protokole dayalı olarak alacaklı olduğu anlaşılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, '' Davanın Reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ../███████ tarih, 2021/....E., 2023/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 2.049,30-TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.317,30 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,4/c- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,4/d-Arabuluculuk ücreti olan 1.360-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle, Hazineye gelir kaydına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026.