Anahtar kelimeler: Hırvatistanda Karadağ Bulgaristan İletildiğiniaynı Aşde Düzey İzne Yıldır Yıllar Grup

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin on sekiz yıldır davalı ve grup şirketlerinde üst düzey yönetici olarak görev yaptığını,bağlı ortaklık olan ... ... AŞ'de ise uzun yıllar ... sıfatıyla hizmet verdiğini, ayrıca Bulgaristan, Karadağ ve Hırvatistan'da kurulu grup şirketlerinin%5 oranında doğrudan ortak bulunduğunu, █████/2025 tarihinde davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... tarafından izne çıkması iletildiğini,aynı gün içinde şirkete fiziki erişiminin ve iletişiminin kesildiğini,izne çıkarılmasının hemen ardından müvekkilinin ofis odası ve kasaların çilingir marifetiyle açıldığını, bu işlemlerin video kaydına alındığı ve eksper aracılığıyla değerleme yapıldığını,█████/2025 tarihinde ise gönderilen azilname ile vekalet yetkilerinin gerekçe gösterilmeden geri alındığının bildirildiğini,KAP a bu yönde bildirim yapılacağı yönünde caydırma niteliğinde mesajlar iletildiğini, davalı tarafın sözde denetim faaliyetinin ... çatısı altında yapıldığını ileri sürdüğünü, ancak denetimin ne bağımsız denetçiler tarafından ne de bu belirtilen organ eliyle yürütüldüğünü fiiliyatta yapılan işlemlerin davalı şirket personeli olan İsmail Kırtay tarafından gerçekleştirildiğini, bu kişinin ... ve ... talimatıyla hareket ettiğini, İstanbul CBS ███████████ sayılı soruşturma dosyasında yer alan evraklar incelerken davalı şirket tarafından alındığı bildirilen █████/2025 tarihli ve ███████ sayılı yönetim kurulu kararları müvekkili tarafından ilk kez bu dosya kapsamında öğrenildiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen toplantıya çağrı yapılmaksızın alındığının anlaşılması üzerine bu yönetim kurulu kararlarının butlanı istemli dava açtıklarını, müvekkilinin █████/2025 tarihinden itibaren hiçbir yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, müvekkilinin davalı şirket tarafından gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarına usulüne uygun şekilde çağrılmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili;davacının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarına usulüne uygun şekilde çağrılmadığının tespitini talep ettiğini, tespit davasının maddi vakıa tespitini konu ettiğini, esasa dair hiçbir talebi bulunmadığını ikrar ettiğini, davacının salt maddi bir vakıanın gerçekleşip gerçekleşmediğini sorduğunu, bunun HMKnın106 maddesine aykırı olduğunu, █████/2025 tarihinde soruşturma yapılması isteği ile başvuru yapıldığını, başvurunun incelenerek, denetim kurulu, soruşturma kararı verilmesi tavsiyesi ile konunun yönetim kuruluna iletildiğini, bu kapsamda denetim sürecinde özellikle davacıya karşı şeffaf hareket ettiklerini, davacıyı da ilgilendiren bu denetim sürecinde katılımcı bir politika takip edilerek tek yanlı olmaktan uzak bir tutum sergilendiğini, müvekkili yetkili organları tarafından alınan kararlar, soruşturmanın başladığı ve kimler tarafından yürütüldüğüne dair davacıya ihtarname gönderildiğini, davacının görüşme taleplerinin nasıl karşılanacağı ve kendisinin kimler ile her zaman irtibat kurabileceğine dair ihtarnameleri dosyaya ibraz ettiklerini, ancak bu kararın alınmasından sonra davacı ilk önce kendi isteği ile izin kullanan davacı denetleme süreci ilerledikçe ihtar çekmeye, tehdit vari bir takım ifadeler kullanmaya, müvekkili yetkililer hakkında suçlamalarda bulunmaya başladığını, soruşturmanın genişletilmesi ile davacının bu tutumlarının sebeplerinin ortaya çıkmaya başladığını, grup şirketlerinden olan ... İşletmeler ve Hizmetler AŞ firmasının danışmanlık verdiği ve yurt dışında bulunan firmalardan müvekkil şirket yetkililerine gelen ihbarlar üzerine müvekkil şirketin denetim kurulu aracılığıyla yapılan araştırmaya ilişkin denetim raporu tesis edildiğini, davacının şirkette bulunan odasına izinsiz girildiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının iş sözleşmesine aykırı olarak kendisine tahsis edilen hizmet odasında ateşli silahlar bulundurduğunun öğrenilmesi nedeniyle ve davacının da imzalı iş sözleşmesine aykırı olacak şekilde tehlike arz eden bu ateşli silahları teslim almaktan imtina etmiş olması sebebi ile iş bu ateşli silahlar kesici delici alet ve gaz fişekleri emniyet görevlileri nezdinde tutanak mukabilinde Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiğini, vekalet görevlerinden azledilerek iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, SGK nezdinde de çıkış işlemlerinin tamamlandığını, davacıya yönetim kurulu üyesi sıfatının devam ettiği işlerin aksatılmaması ve sorumlulukları hatırlatılarak defaten yazılı biçimde çağrıldığını davacının yönetim kurulunda bulunduğu şirkete gelmediğini, yönetim kuruluna çağrılmadığı iddiasına ilişkin beyanlarında ise davacıya ilgilendiren mali boyutları sebebi ile kendisi hakkında karar alınan müzakereye katılmasının yasak olduğunu, TTK 369 kapsamında özen ve bağlılık yükümlülüğüne açıkça aykırı davranan, TTK 395 kapsamında şirketle işlem yapma şirkete borçlanma yasağı ve TTK 393 maddesi kapsamında müzakereye katılma yasağına da defalarca aykırı davrandığını, müvekkili şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerini hırsızlık ile suçlayan, şirkete ait mal varlığına el koymak ile hakkında dava açılmış bulunan davacının hiçbir çağrıya icabet etmeyerek yönetim kurulu üyesinin müzakerelere katılması ve oy kullanmasının hukuken mümkün olmadığını, kanunun emredici hükmüne aykırı talebin dinlenmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; HMK nın 106. maddesinde "Tespit davası yoluyla bir hakkın ya da hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." hükmü bulunduğunu, buna göre, tespit davası, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine ilişkin bir dava olup, hukuki ilişkinin tespit edilmesinde davacının hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiğini, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edileceğini, somut olayda, davacının yönetim kurulu toplantılarına usulüne uygun şekilde çağrılmadığının tespitini istemekteki amacı yönetim kurulu toplantısında alınan kararları iptalini sağlamak olduğundan bu hususta eda davası açabileceği halde, eda davası açılmayarak sadece çağrının usulsüz olduğunun tespiti tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; müvekkili hakkında alınan ve hukuka aykırı sözde denetim sürecine dayanan 20.06.2025 tarihli ve ███████ sayılı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün (butlanının) tespiti amacıyla halihazırda İstanbul 1. ATM nin ████████ Esas sayılı dosyası ile ayrı bir dava açıldığını, eldeki bu tespit davasının konusu ise yalnızca belirli bir kararın iptali olmayıp halka açık bir şirketin yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin, 23.06.2025 tarihinden itibaren hiçbir yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığının, bu suretle yönetim kurulu üyeliğinden doğan en temel haklarının (bilgi alma, müzakereye katılma, oy kullanma) fiilen ve sistematik olarak gasp edildiğinin tespiti olduğunu, müvekkilinin toplantılara çağrılmaması, TTK’nın emredici hükümlerine açıkça aykırı olup şirketin kurumsal yönetim ilkelerinin ve şeffaflığının ihlaline yol açtığını, hukuka aykırılığın resen incelenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
: Davacının talebi; davalı şirketin yönetim kurulu üyesi bulunan davacının █████/2025 tarihinden itibaren hiçbir yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, müvekkilinin davalı şirket tarafından gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarına usulüne uygun şekilde çağrılmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
TTK nın 391(1) yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tesbitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMKnun 106. maddesi "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Açılan tesbit davasında hukuki yararın varlığını kabul için; "davacının bir hakkının veya hukuki durumunun güncel bir tehlike ile tehdit edilmesi,b)bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması, c) verilecek tesbit hükmünün bu tehlikeyi bertaraf edebilecek nitelikte" olması gerekir.
Dava dilekçesinde olan talebin davacının 23.06.2025 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi davacının hiç bir toplantıya çağrılmadığının tesbiti istemine ilişkindir.Davacı ;şirkete karşı yönetim kurulu kararının butlanı talebiyle İstanbul 1. ATM nin ████████ Esas sayılı dava dosyasıyla dava açtığını hukuki yararın varlığının bu dava ile de anlaşıldığını ileri sürmekte ise de, anılan davaya ilişkin olarak yargılama yapacak mahkemenin kararın sıhhatini incelerken çağrı bulunup bulunmadığını, kararın usulüne uygun alınıp alınmadığı incelenecektir. Davacı yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmaması bir maddi vakıa olup, çağrının yapılmadığını tesbit isteminde hukuki yarar bulunmamaktadır. Ne gibi kararlar alındığını bilmediği ileri sürülerek aleyhine bir dava açılması halinde yönetim kuruluna çağrı yapılmadığı savunmasının mümkün olduğu gözetildiğinde hukuki yarar olduğu kabul edilemeyeceğinden davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın yönetim kurulu kararına çağrı yapılmadığının tesbitine ilişkin olup, çağrının usulüne uygun yapılmadığının tesbiti halinde bu tesbitin davacı bakımından bir hak bahşetmeyeceği gözetildiğinde istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!