Anahtar kelimeler: Kabulüreddine Taksitte Vadesinde Satımdan Mutabakata Varılarak Satıldığını Akdedildiğinifatura Toplamı Eşit

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili; Müvekkili şirket tarafından, davalının talebi üzerine mal satıldığını, faturaların vadesinde ödenmemesinden dolayı, müvekkili şirket yetkilileri ve davalı şirket yetkilileri arasında karşılıklı mutabakata varılarak, alacakların tahsili için bir ödeme protokolü akdedildiğini,fatura bedelleri toplamı 83.688,28-TL'nin davalı şirket tarafından 3 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını,borcun ilk taksidinin ödendiğini, son 2 taksitin ödenmediğini,ödenmeyen 15.09.2024 tarihli 27.896,09-TL ve 15.10.2024 tarihli 27.896,09-TL olmak üzere toplamda 55.792,18-TL asıl alacak ile 3.005,90-TL tutarındaki asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte toplamda 58.798,08-TL alacağın tahsili amacıyla (Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış yetki itirazı üzerine Bakırköy İcra Müdürlüğüne gönderilmiştir.) Bakırköy 2. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline,davalının % 20 oranda icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; dava dilekçesine eklenen arabuluculuk son tutanağında müvekkili şirkete ulaşılamadığı için davetin sağlanamadığının ifade edildiğini, müvekkilinin e-tebligat adresinden sorunsuz şekilde toplantı davetinin tebliği sağlanabilecek iken arabulucu tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini,son tutanağın usule aykırı olduğunu, davacı tarafın alacak iddiasının temelinde 6 adet fatura bulunduğunu,alacağın tamamının doğması için davacının bu faturalara konu mal ve hizmetlerin tamamını sağladığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinin bir taksit ödediğini geri kalan taksitleri ödemediğini iddia ettiğini, müvekkilinin davacının yerine getirdiği faturaların karşılığı olan ödemeleri yaptığını, bu bağlamda 2 taksitin ödenmediği iddiasının asılsız olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davalı tarafça faturalara konu mal ve hizmetin sağlanmadığı beyan edilmiş ise de; davalının defter ve belge ibrazından kaçınması, davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 55.791,29-TL alacaklı olduğunun anlaşılması,sunulan ödeme protokolüne göre davalının 83.688,28-TL ödemeyi taahhüt ettiği,son 2 taksitin ödendiğine dair davalının delil sunamaması, davalının cevap dilekçesinde protokolün geçersizliğine dair herhangi bir beyanı olmaması karşısında davacının davalıdan takip tarihinde 55.791,29 TL alacaklı olduğu, protokolde ödeme tarihlerinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek takip tarihine kadar davalının 2.788- TL işlemiş faiz hesaplandığı gerekçesiyle davalının itirazının 58.579,37- T alacak yönünden iptaline, 55.791,29- TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine alacağın % 20'si oranda hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili; arabulucu sürecinde müvekkile ulaşılamadığı gerekçesiyle sürece dahil edilmediğini, davacının faturalara konu mal ve hizmetleri sağladığına ilişkin ispat külfetini yerine getirmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup müvekkiline ait defterler incelenmeden kanaate varıldığını, tarafların defterleri karşılaştırılmak suretiyle kanaat bildirilmesi gerektiğini, mahkemece de defterleri sunmamamın sonuçlarına ilişkin yapılması gereken ihtarların yapılmadığını,faturaya süresinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkar ederse,TTKnın 21/2’maddedeki karinenin uygulanabilmesi için, aralarında, faturanın dayandığı geçerli bir sözleşme ilişkinin bulunduğunu ispat yükü; faturayı düzenleyip gönderen (satıcı, işi yapan veya diğer bir menfaati sağlayan) tarafın üzerinde olduğunu, dosyada sözleşmesel ilişkiyi ispata yarar herhangi bir delil olmadığını, taraflar arasında bir ödeme protokolü oluşturulduğu iddia olunmuş olsa da davacının sunduğu protokolün müvekkilinin adına işlem yapmaya yetkili kişilerce yapılmadığını, alacağın likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili arabulucu sürecinde taraflarına tebligat yapılamaması nedeniyle sürece usulsüz olarak katılmadığını ileri sürmüş ise de arabuluculuk sürecinde davacının yükümlülüğü davalının bilinen adresini başvurusunda bildirmesi olduğu , karşı yana tebligatın sağlanması arabulucunun görevi cümlesinden olup, davacı alacaklıya daha öte bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden davalı vekilinin arabuluculuk sürecinin usule aykırı yürütüldüğü iddiasının yargılama sırasında tartışılması gerekmemektedir. Dava dilekçesi ekinde; her iki tarafın kaşe ve imzalarını taşıyan protokol sunulmuş olup,protokole yargılama sürecinde davalı tarafça itiraz edilmemiştir. Borcun vadesi belirlenmiş olup, kesin vadeler nedeniyle işlemiş faize hükmedilmesi yerindedir. Protokolde faturaların tamamının dökümü yapılmış olup; ticari defterlerin incelenmesi konusunda ön inceleme zaptı ibrazdan kaçınmış meşruhatlı ile birlikte davalı vekiline 23.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı taraf incelemeye ticari defterlerini sunmadığından davalının ibrazdan kacınmış sayılması yerindedir.Davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinin davalı lehine delil olarak değerlendirilerek davalının itirazının iptaline, borç yapılan protokol dahilinde kabul edilmekle likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.001,55-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.000,39-TL harcın mahsubu ile kalan 3.001,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026