Anahtar kelimeler: Mesnetten Mahsus Kambiyo İmzanın Senetlerinden Senetlerine Menfi Borcu Takibi Çek

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların İddia ve Savunmaları
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takip dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, İcra takibine konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, davaya konu çekin seri numarasının ..., keşide tarihinin █████/2021, ... Şubesi, keşide yerinin İstanbul ve 291.000,00 TL bedelli olduğunu, icra takibine konu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığın, çek üzerindeki imza ile müvekkiline ait örnek imzalar karşılaştırıldığında imzalar arasında çıplak gözle bile tespit edilebilen farklılıkların görüleceğini, müvekkilinin gerçekte borçlu olmadığı icra takibine konu edilmiş geçersiz çek sebebiyle icrai işlemlere maruz kaldığını ve borçlu olmadığı bir bedeli ödemek riski ile karşı karşıya kaldığını, sahte ve geçersiz çek nedeniyle 291.000,00 TL borç altına sokulmak istendiğini, bu nedenlerle icra takibine konu edilen 291.000,00 TL bedelli çekteki imzanın davacı müvekkiline ait olmadığının, çekin geçersiz olduğunun ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takibinin iptaline, müvekkili aleyhine yapılan haksız icra takibi nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; davacının icra takibine ilişkin İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz iddiası ile takibin iptalini talep ettiğini, devam eden yargılamada işbu davasından feragat ettiğini, imzaya itirazından feragat eden borçlunun bu hususu yeni bir dava konusu yapmasının mümkün olmadığını, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği çekin müvekkili şirkete müşteri cirosu ile geldiğini, çekte keşideci olarak yer alan ...'ın çeki ........... Şti. lehine düzenlediğini, müvekkilinin ciro silsilesi uyarınca yetkili hamil olduğunu, çek aslı ve imza örnekleri incelendiğinde imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunun ortaya çıkacağını, davacının duruşmada hazır edilerek imza örneklerinin alınmasını, davacı tarafından imza örneklerinin bulunduğu belgeleri temin edilmesinin sağlanmasını ve toplanan imza örnekleri ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, müvekkilinin çeki ciro yolu ile teslim aldığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çek bedelini talep etme hakkı bulunduğunu, düzgün ciro silsilesi ile yetkili hamil konumunda olan müvekkilinin çek bedelini talep etmek hakkı bulunmakta olduğunu, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkiline karşı davacı tarafından imzasının sahteliği iddiasına dayanılarak menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın imza inkarını kabul etmediklerini, müvekkilinin iyi niyetli, yetkili hamil olduğu gözetilerek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi mümkün olmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine ve davacı yanın alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile;1-İstanbul.....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile işbu icra takibine temel teşkil eden ... A.Ş, ....... Şubesine ait, ... seri numaralı, ...../███████ keşide tarihli ve 291.000,00 TL bedelli çek nedeniyle ayrı ayrı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle REDDİNE", karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. ████████ K. sayılı ilamına esas alınan bilirkişi raporunun teknik dayanaktan yoksun, denetime elverişsiz ve genel geçer bilgilerle tanzim edildiğini, imza incelemesinde kullanılan metot ve mukayese kriterlerinin somutlaştırılmadığını, raporda belirtilenin aksine mukayese imzalar ile huzurda alınan imzalar arasında bariz farklılıklar bulunduğunu, imzadaki "y" harfi gibi karakteristik figürlerin şüphelinin diğer imzalarıyla uyumlu olduğunu, yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması yönündeki taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, davacının daha önce İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasında imza itirazından feragat etmiş olması nedeniyle kesin hüküm ve hukuki yarar yokluğu olgularının oluştuğunu, müvekkilin usulüne uygun ciro silsilesiyle çeki elinde bulunduran iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, banka kontrollerinden geçen imzanın geçerli kabul edilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatı talebi reddedilen müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle dava konusu çekte yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığı hükme elverişli bilirkişi raporu ile de sabit olduğundan ilk derece mahkemesince verilen karar hukuka uygun ve yerinde olduğunu, davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu haksız ve hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun reddi gerektiğini ileri sürerek davalı tarafça yapılan haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı kambiyo takibine dayanak ... Şubesi, ... seri numaralı, █████/2021 keşide tarihli, 291.000,00 TL bedelli çek üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını beyanla davacının icra takibi ve çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili, çekin müvekkiline ciro yoluyla geldiğini, müvekkilin düzgün ciro silsilesiyle yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, sahtelik/imza inkârı iddiasının iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, ayrıca davacının İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesindeki imzaya itiraz davasından feragat ettiğini beyanla davanın usulden, aksi halde esastan reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; inceleme konusu çekte bulunan keşideci imzası ile davacıya ait mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi yönlerinden farklılıklar saptandığı bu nedenle çek üzerindeki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince; raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ayrıca aynı çek nedeniyle yürüyen ceza dosyasında da imzanın davacıya ait olmadığı yönünde değerlendirme bulunduğu, davacının çekten sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.Somut olayda , İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında alacaklı davalı ... ... Ltd. Şti tarafından davacı ... ile dava dışı ..... A.Ş. ve ... aleyhine toplam 299.813,71 TL nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı , takibe dayanak belgenin ... A.Ş. Koşuyolu Şubesine ait, ... seri numaralı, █████/2021 keşide tarihli ve 291.000,00 TL bedelli çek olduğu, davacının keşideci, davalı şirketin çekte hamil olduğu anlaşılmaktadır. Davanın imza inkarına dayalı açıldığı, mahkemece çek aslı üzerinden davacının karşılaştırmaya elverişli belge asılları toplanarak ve alınan imza örnekleri ile belge inceleme ve grafoloji alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, imzanın kaligrafik ve karakteristik tanı unsurlarının grafolojik grafometrik yöntemlerle gerekli teknik ve optik cihazlar kullanılarak değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumunun bu konuda üst merci olmadığı, mevcut raporun yeterli olduğu hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacının İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesindeki takip hukukuna ilişkin imza itirazı davasından feragati takip hukukuna özgü sonuç doğurur. Ancak bu feragat, davacının maddi hukuk anlamında çekten dolayı borçlu olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davası açmasını engel kesin hüküm teşkil etmez.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK █████/2006 tarih, ███████-259 E., ████████ K. sayılı kararı). İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi niteliğindedir. İmzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı, hamilin iyi niyetli olmasının da sonucu değiştirmeyeceği bu nedenle menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.Vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından da, davanın kabulü nedeniyle yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, kötü niyet tazminatının asıl davaya bağlı feri talep olduğu bunun reddedilmesinin de davanın esastan kabulü karşısında davalının yargılama giderlerinden sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, mahkemenin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2022/..... E. 2023/.. K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.480,27- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.120,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.360,21-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026