Anahtar kelimeler: Alanya Mesuliyet İhtiyari Çarpması Kasko Araca Yazim Aşnin Kazasından Plakalı

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA
: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araca davalı ... Sigorta AŞ'nin kasko sigortası (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) ile sigortalısı olan ...plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortanın sigortalısı olan araç sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın yaptığı başvuru sonucunda bir miktar ödeme yapıldığını, ancak değer kaybı ödemesinin gerçek zararı karşılamadığını beyanla değer kaybından kaynaklanan şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın sigortaya başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle somut olayda alacaklının temerrüdünün mevcut olduğunu, davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın delillerini tarafına tebliğ etmediğini, müvekkili şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücretinin bulunmadığını, davacıya değer kaybı ödemesi yapıldığını, başka ödeme yapılmasına gerek kalmadığını, müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığını, baro pulu, vekalet harcı ödemesinden de sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
:
Trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Kurumu raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Adli Tıp Kurumu raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu davacı taraf sürücüsünün ise kusuru bulunmadığı, makine mühendisi bilirkişinin raporuna göre, araçtaki değer kaybının, serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyla 54.545,45 TL olduğunu, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporlarına mahkemece itibar edildiğinden davanın kabulüne, 37.313,47 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limitiyle sınırlı olarak) tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararın faiz yönü ile hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında sigorta şirketleri açısından temerrüt tarihinin sigorta şirketine başvuru tarihi olduğunu, sigorta şirketinin kendilerine yapılan başvuru tarihinde temerrüde düştüğünü, ancak ilk derece mahkemesi kararında temerrüt tarihi █████/2022 şeklinde karar verilmesi gerekirken yanlış karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın aracının ticari değil hususi araç olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, başvuruya konu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin ödendiğini, her halükarda değer kaybı tazminatı hesaplamanın █████/2021 tarihli genel şartların esas alınarak yapılması gerektiğini, her durumda değer kaybı belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporundaki tespitlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itirazlarının kabul edilmemesi halinde tespit edilen rayiç bedelin yüksek olduğunu belirterek itirazları doğrultusunda yeni rapor aldırılmasını istediklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP
:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın tüm hukuki dayanaktan yoksun istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu Türk Ticaret Kanunundan kaynaklandığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, davada hesaplanması gereken zararın gerçek zarar olduğunu, davalı tarafın değer kaybı belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiği ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedellerin haksız olduğu yönündeki istinaf itirazlarında da hukuki yarar bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı tazmini isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacının maliki olduğu araca, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalısı olan aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacı aracında oluşan değer kaybının tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait ... plakalı aracın Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi kayıtlarına göre █████/2021 tarihli kaza öncesinde maddi hasarlı bir hasar kaydı olduğu, aracın █████/2017 yılından █████/2022 tarihine kadar 71.355 kilometre yol yapmış olduğu, yıllık takribi 13.500 kilometre yol yaptığı, aracın kaza tarihinde takribi 65.000 kilometrede olduğu ve rapor tarihi itibariyle takribi 80.000 kilometrede olduğu değerlendirilerek, araçta █████/2021 tarihli kaza nedeniyle sol kısımda, yürür aksamda ve iç kısımda hasar oluştuğu belirtilmek suretiyle 54.545,45 TL değer kaybı olduğu belirtilmiştir.
Davalı sigorta tarafından davacıya 17.231,98 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 17.231,98 TL'nin ilk derece mahkemesince yapılan hesaplamalardan mahsubu yapıldığı, araçtaki değer kaybının Yargıtay emsal içtihatları uyarınca aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri ile onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olarak hesaplandığı, davacıya ait aracın önceki kaza kayıtlarının getirildiği ve bilirkişi raporunda önceki kaza kayıtları tartışılarak değer kaybı hesabının yapıldığı gözetilerek davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı ...Sigorta AŞ vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf itirazının incelenmesinde; davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ile davacı üçüncü kişi arasında sigorta poliçesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, bir diğer anlatımla davacının sigortası poliçesinin tarafı olmadığından ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartları davacı bakımından uygulanamaz. Bu itibarla davacının değer kaybına ilişkin tazminat talebinin davalı sigorta şirketine ulaştığı tarihte davalı temerrüde düştüğü kabul edilerek bakiye değer kaybı olan 34.313,47 TL'ye davalının sigorta şirketine başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmeye başlanması gerekirken, ilk derece mahkemesince █████/2023 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılması nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihinin █████/2022 tarihi olarak düzeltilmesine ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas - ... Karar sayılı, █████/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile 37.313,47 TL değer kaybı tazminatının █████/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Alınması gereken 2.548,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL ile tamamlama harcı 635,51 TL'nin toplamından oluşan 716,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.832,67‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
c)Arabuluculuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
ç)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 635,51 TL tamamlama harcı ile 2.952,80 TL posta ve tebligat gideri ve bilirkişi ücreti toplamından oluşan 3.749,71‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Artan gider avansının ilgililerine iadesine,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının ve davalının yatırdığı 637,22 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının davacıya talebi halinde iadesine, 1.911,66 TL bakiye istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
6-Davacının başvuru sırasında sarf ettiği 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 197,00 TL dosya ve posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!