Anahtar kelimeler: İlişkiden Eylemden Niyet Ödemediğini Anadolu Kötü Durdurulan Den Borcunu Olmamak

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas - ███████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağı bulunduğunu, ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin adına fatura düzenleneni borç altına sokacağı görüşünün hukuki dayanağı olmadığını, davaya konu faturaları kesinlikle kabul etmemekle birlikte TTK'da fatura itiraz için özel bir şekil ve usul şartı ön görülmediğini, yine faturaya itirazın süresinde olup olmadığının ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının dava ve delil dilekçesinde tebliğe dair herhangi bir delil beyan etmediğinden ötürü de davanın reddi gerektiğini, davacının borcun varlığına ve alacağın likit olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını,faiz talep ettiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece;tarafların ticari defterlerinin HMK nın 222 maddesi gereğince sahipleri lehine delil niteliğini haiz olduğu, yapılan inceleme neticesinde davacının takip konusu edilen faturalardan kaynaklı olarak davalıdan takip tarihi itibariyle 191.451,30- TL alacaklı göründüğü, tarafların BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 191.451,30-TL asıl alacak miktarı yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, davacının davalıyı takiple temerrüde düşürdüğü anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın likit olmakla hükmedilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkide ödemeler işin ilerleyişine ve hak edişlere bağlı olarak yapılmakta olup, davacının iddia ettiği şekilde muaccel ve likit bir alacağın ödenmemesi söz konusu olmadığını,faturalar tek başına borç doğurmadığı geçerli bir temel borç ilişkisine dayanması gerektiğini,faturaların dayanağı olan hukuki ilişkiyi,BA-BS kayıtları da tek başına borcun kabulü anlamına gelmediğini, faturalara süresinde itiraz edilmemesi, geçersiz veya ispatlanmamış bir borcu geçerli hale getirmediğini,taraf ticari defterlerinin HMKnın 222 kapsamında sahibi lehine delil teşkil ettiğini kabul ederek hüküm verilmiş ise de envanter defteri ibraz edilmediği reeskont faizine ilişkin sözleşme hükmü bulunmadığını, mahkemenin fiilen ispat yükünü davalı müvekkil şirkete yüklediğini, oysa; ispat yükünün davacıya ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, dört adet fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Davacı şirketin davalıya 2024 yılında 24 adet fatura düzenlediği ve tutarının KDV hariç 3.541.204,96- TL tutarında olduğu, davalıya ait BA formlarında davalının davacıdan 24 adet fatura ile KDV hariç 3.541.204,96- TL tutarında mal aldığını beyan ettiği,, tarafların BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının ticari defterlerinde, davalıdan kayden 191.451,30-TL alacaklı göründüğü hususları tesbit edilmiştir. Davacı taraf 2024 yılı ticari defterlerini eksik ibraz ettiği halde davacı lehine delil niteliği bulunduğunun kabulü doğru olmamıştır.Davalı taraf inceleme gününden evvel flash bellek içinde ticari defterlerini sunmuş ise de incelenmemesinin sebebi anlaşılamamıştır. Ne var ki; davalı taraf faturalara itiraz ettiğini, borcu ödendiğini savunmadığı, alacağın ispatlanması gerektiğini ileri sürerek , külliyen inkarda olduğundan davacı tarafından düzenlenen faturaların e- fatura olup GİB sistemi üzerinden muhataba tebliğ edildiğinden sonuca etkili bulunmamıştır.
Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; getirtilen BA-BS formlarından davalı GİB sisteminden tebliğ aldığı faturaları aldığını Vergi Dairesine bildirmiştir.E-faturalara İtiraz edildiği savunulmamış, bu halde itiraza uğramayan e-faturalarının davalının ticari defterlerine kayıt edildiğinin kabulü gerekir. BA-BS formları mutabık olmasına göre fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle;davacı icra takibinde talep ettiği avans faizine tekabül eden %51,75 oranda temerrüt faizi talep etmiş ise de ;3095 sayılı kanun gereği alacaklı yararına avans faiz oranına hükmedilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmesi davalı yararına olup, davalının itirazının iptaline,faturalara dayalı alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme sonunda istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 13.078,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.280-TL harcın mahsubu ile kalan 9.798,04-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!