Anahtar kelimeler: Apt Cad Faktoring Devretmiş Mah Kambiyo Senetlerinden Yapmış Menfi İsimli

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı faktoring şirketi arasında herhangi bi alacak borç ilişkisi olmadığı, davalı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında borçlunun .... Şti. olduğu halde müvekkilinin devretmiş olduğu ... Mah. ... Cad. ... Apt. No:... Antalya adresinde ve "..." isimli iş yerinde fiili haciz işlemi gerçekleştirdiğini, davalının yapmış olduğu haciz işlemi ile haciz baskısı altında müvekkilinin borcu olmadığı halde icra dosyasının kapak hesabına göre toplam 78.256,00-TL anlaşmaya vardıklarını ve söz konusu protokol ekinde bir adet bono düzenlenerek davalı lehine verildiğini, davalı tarafın almış olduğu bono ile protokol arasındaki çelişkili vadeye rağmen █████/2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve aynı zamanda İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.iş ve ████████ karar sayılı ihtiyati haciz kararı aldıklarını, söz konusu borcu müvekkilinin █████/2020 tarihinde 78.256,00-TL ödemiş olmasına rağmen söz konusu bedel icra dosyasına bildirilmemiş olduğundan davalının ihtiyati haciz kararına dayanarak yeniden işlem tesis ettiğini, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulmadığından davanın usulden reddini, senet takibe konulurken "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" şerhi düşüldüğünü ve senet takibi sonucu bir ödeme yapılması durumunda diğer takipte aynı borcun istenmediğinin açıkça belirtildiğini ve bu nedenle ...esas sayılı dosya borcunun ödenmesi durumunda işbu miktarın düşürüleceğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını ve davacı tarafça herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödeme yapılmış olduğunu ve davacı tarafça dosya borcunun kabul edildiğini, davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ... Senet nedeniyle başlatılan dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu senedin protokole konu senet olduğu, takip tarihinin senedin vade tarihi olan █████/2020 olduğu görülmüştür.
Borçlu ...'e ödeme emrinin █████/2020, borçlu ...'ye ise █████/2020 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davacı ...'in ... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosya borcunun █████/2020 tarihinde, huzurdaki dava konusu icra takibine dayalı ödeme emri henüz kendisine tebliğ edilmeden davalı vekilinin hesabına gönderildiği, bu ödemenin geçerli bir ödeme olduğu, ödeme tarihinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan dava konusu ... sayılı dosyanın henüz kesinleşmediği ve ihtiyati haciz işlemlerinin yapılmadığı görülmekle davalı alacaklı tarafından bu tarihten sonra ve diğer dosya borcu ödenmiş olmasına rağmen haczin tatbik edilmesi ve takibin devamına yönelik işlemlerin yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının ... sayılı icra dosyasından bu nedenle herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmakla,
-Davanın KABULÜNE, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına ve takip konusu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE , karar verilmiştir.
İSTİNAF
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin daha önce başlattığı haciz işlemi sırasında davacı ile bir protokol imzaladığını, davacının bu protokolde borcu gayrikabili rücu kabul ederek ödeyeceğine söz verdiğini, ancak borç gününde ödenmeyince eldeki senedi "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" yani mükerrer tahsilat yapmamak üzere dürüstçe takibe koyduklarını, yerel mahkemenin senedin takip tarihini ve ihtiyati haciz kararının vaktini yanlış değerlendirerek borç ödendikten sonra haciz yapılmış gibi hatalı bir gerekçe sunduğunu, davacının aynı iddialarla daha önce icra hukuk mahkemelerinde açtığı iki ayrı davanın da reddedildiğini ve o mahkemelerin borç takipten sonra ödense bile faiz ve masraflar ödenmeden takibin durmayacağına karar verdiğini, üstelik imzalanan protokolün 4. maddesinde davacının her türlü menfi tespit ve borca itiraz davası açma hakkından açıkça feragat ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, yerel mahkemenin hatalı gerekçeye dayanarak karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında aslında hiçbir borç ilişkisi yokken müvekkilinin devrettiği eski iş yerinde başka bir firmanın borcu için haksız yere fiili haciz yapıldığını ve müvekkilinin bu ağır haciz baskısı altında kalıp mecburiyetten bir protokol imzalayarak 78.256,00 TL’lik bono verdiğini, söz konusu senedin parasını 24.07.2020 tarihinde davalının banka hesabına açıklama yazarak haricen ödediğini ama davalının bu parayı almasına rağmen icra dairesine bildirmeyip kötü niyetli bir şekilde yeni bir takip başlatarak ihtiyati haciz kararı aldığını, davalının istinaf dilekçesinde bahsettiği her şeyin mahkemeyi yanıltmaya yönelik boş sözler olduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığı halde takibin sürmesi nedeniyle bu davayı açmakta haklı olduğunu, protokoldeki "dava açmayacağım" şeklindeki feragat maddesinin ise henüz doğmamış bir haktan vazgeçmek anlamına geldiği için yüksek mahkeme kararlarına göre tamamen geçersiz sayılacağını, yerel mahkemenin de zaten davalının bu davranışlarını suiniyetli bulduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafından dava dilekçesi ile, .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında dava dışı borçlunun .... Şti. olduğu halde müvekkilinin devrettiği adreste haciz işlemi yapıldığını, haciz baskısı altında, borcu olmadığı halde icra dosya kapak hesabına göre toplam 78.256,00-TL.,üzerinden anlaşmaya vardıklarını ve söz konusu protokol ekinde bir adet bono düzenlenerek davalı lehine verildiğini, davalı tarafın almış olduğu bono ile protokol arasındaki çelişkili vadeye rağmen █████/2020 tarihinde...... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve aynı zamanda İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.iş ve ████████ kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını söz konusu borcun, █████/2020 tarihinde 78.256,00-TL. ödenmesine rağmen, haciz işlemlerine devam edildiğini belirterek borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine, █████/2020 düzenleme ve █████/2020 vade tarihli 78.256,00TL'lik senede istinaden,█████/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
█████/2020 tarihinde "..." tarafından, "..." adına 78.256,00TL'nin ... aracılığı ile havale edildiği, açıklama kısmına "İst. ... İcra Müd. ...Dosya İcra Bedeli ..." yazılı olduğu görülmüştür.
Somut olayda, davacı tarafından, .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında, dava dışı borçlunun .... Şti. olduğu halde müvekkilinin devrettiği adreste haciz işlemi yapıldığını, haciz baskısı altında, borcu olmadığı halde icra dosya kapak hesabına göre toplam 78.256,00-TL.,üzerinden anlaşmaya vardıklarını ve söz konusu protokol ekinde bir adet bono düzenlenerek davalı lehine verildiğini, verilen bonoya istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında █████/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu borcun, █████/2020 tarihinde 78.256,00-TL. ödenmesine rağmen, haciz işlemlerine devam edildiğini belirterek borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, icra takibine dayanak bononun vade tarihinin █████/2020 tarihi, takip tarihinin █████/2020 ve ödeme tarihinin takip tarihinden sonra █████/2020 tarihinde olduğu anlaşılmakla davacının icra dosyasından █████/2020 tarihinde 78.256,00-TL.ödeme yapılması sebebi ile bu miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine, davalı alacaklı icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı için davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının icra dosyasından █████/2020 tarihinde 78.256,00 TL ödeme yapılması sebebi ile bu miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine, aşan istemin reddine, davalı kötü niyetli olmadığı için davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..../███████ tarih, 2020/... E., 2023/.... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davacının ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, ./███████ tarihinde 78.256,00 TL., ödeme yapılması sebebi ile 78.256,00 TL., borçlu olmadığının TESPİTİNE, aşan istemin reddine,
-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.345,66 TL karar harcından peşin alınan 1.336,41 TL'nin mahsubu ile 4.009,25 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 1.336,41 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 95,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.494,11 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 45.000,00 TL., vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b- İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan 38237
¸e-imzalıdır
Üye 32163
¸e-imzalıdır
Üye 120690
¸e-imzalıdır
Katip 242967
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!