Anahtar kelimeler: Makinada Raylı Makinayla Arabanın Kayması Arabaya Tel Çekme Paketleme Makinasındaki

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACI
: ... -VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilnin 22.11.2025 tarihinde, ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş işverenliği bünyesinde çalıştığı esnada asıl görevi paketleme elemanı olan davacıya görev tanımı dışında TÇK22 isimli makinada tel çekme işi yaptırılırken tel çekme makinasındaki malzemeleri raylı arabaya koyduğu esnada arabanın kayması ile sol eli makinayla arabanın arasına sıkışması nedeniyle iş kazası geçirdiğini, davacının sol elinin iç kısmı ve üzerinin ezildiğini, özellikle işaret parmağı ve orta parmağın üzerinde açık bir yara meydana geldiğini ve ağır şekilde yaralandığını, davacının çeşitli tedaviler gördüğünü, davalı sigorta şirketinin, söz konusu iş yerinin 118261624 / 2 poliçe numaralı "İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortacısı olduğunu, poliçenin █████/2024-21.12.2026 arasında geçerli olduğunu, meydana gelen zarardan sigorta şirketinin bu poliçe kapsamında sorumlu olduğunu, davacının kazadan sonra yaralan sol eli özellikle işaret ve orta parmaklarında sürekli / kalıcı maluliyet oluştuğunu, buna bağlı olarak ağrılarının da devam ettiğini, müvekiline gelir bağlanmasına yönelik SGK başvurusu yapıldığını, davacının kaza nedeniyle bir süre hiç çalışamadığını, işe gidemediğini, tedavi masraflarını da kendisi karşıladığını, müvekkilinin meslekte kazanma gücü oranının (MKGO) SGK dan gelecek cevap ve devamında gerekirse YSK ve yine gerekirse Adli Tıp raporlarıyla belirlenmesi gerektiğini, davacıya tüm maaş ödemelerinin bankalar aracılığıyla yapıldığını, müvekilinin Öz-Çelik İş Sendikası üyesi olduğunu, iş yerinde toplu iş sözleşmesinin uygulandığını, iş yeri uygulamasından kaynaklı olarak da davacıya her gün yol ve yemek yardımları sağlandığını belirterek şimdilik 300,00-TL maddi tazminatın (100,00 TL'si Geçici İş Göremezlik; 100,00-TL'si Sürekli İş Göremezlik; 100,00-TL'si SGK tarafından karşılanmayan tedavi zararı olmak üzere) iş kazası tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava tensip aşamasında olduğundan dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davacının meydana gelen iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek
:6/███████-███████ maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesindeki; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenleme ile kanunun yürülüğe girdiği 01.01.2019 tarihinden sonra açılacak konusu alacak ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuk müessesesi getirilmiş ve arabuluculuk için başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir.Öte yandan █████/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda dördüncü bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla beşinci bölüm eklenmiş ve eklenen 18/a maddesine göre;(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..."Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin █████████ E, █████████ K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.” denildiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2026 tarihli tensip zaptı ile arabuluculuk son tutanağını sunmak üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, buna ilişkin davacı vekiline ihtaratlı tebligat çıkarıldığı, davacı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli dilekçesi dilekçesinde, arabulucuya başvurulmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle yukarıdaki emsal kararlarda gözetilerek 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan dava başında peşin olarak alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Başkan¸E-imzalıdırÜye¸E-imzalıdırÜye¸E-imzalıdırKatip¸E-imzalıdır