Anahtar kelimeler: Tlyi Kambiyo Gönderdiğini Borca Senetlerinden Havale Borcun Menfi Anadolu Ödediğini

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun █████/2019 tarihinde 46.000,00-TL, █████/2019 tarihinde 60.000,00-TL,█████/2019 tarihinde 25.000,00-TL, █████/2019 tarihinde 3.000,00-TL olmak üzere toplam 134.000,00-TL'yi havale yoluyla davacı müvekkiline borç olarak gönderdiğini, davacı müvekkilinin ise bu borca karşılık davalıya toplam 57.595,00-TL'yi geri ödediğini, 134.000,00-TL borcun 57.595,00-TL'sini ödeyen müvekkilinin davalıya 76.405,00-TL borcu kalmasına rağmen davalı taraf kötü niyetli olarak iki ayrı takip başlatarak toplam 430.000,00-TL değerindeki senetleri takibe koyduğunu, davalı tarafın davacı müvekkilinin 134.000,00-TL'lik borcuna karşılık müvekkilinden 180.000,00-TL değerinde senet aldığını, bu senedi İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe koyarak müvekkilinin kendisine ödediği miktarı mahsup etmeden icra takibi başlattığını, yine davalı tarafın müvekkilinin 134.000,00-TL'den kalan miktarı ödemediği için müvekkilinden █████/2021 düzenleme tarihli 250.000-TL değerinde ikinci bir senet daha aldığını, bu senedi de İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, dolayısıyla her iki senette 134.000,00-TL için verilen senetler olup senetlerden birinin müvekkilinin ödediği miktar mahsup edilerek takibe koyulması gerekirken her iki senet de kötüniyetli olarak takibe koyulduğunu beyanla; davanın kabulü ile davacı müvekkilinin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı ve ... sayılı dosyalarındaki 353.000,00 TL'den davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlunun müvekkiline, 05.03.2021 düzenleme tarihli, 17.03.2021 vade tarihli, 180.000,00 TL bedelli senedi keşide ederek verdiğini, söz konusu senedin vadesi olan 17.03.2021 tarihi geldiğinde müvekkilinin senet bedelini davacıdan talep ettiği halde davacı tarafından senet bedeli olan 180.000,00 TL müvekkiline ödenmediğini, Müvekkilinin bunun üzerine davacı borçlu hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. no ile kambiyo senetlerine özgü örnek no;10 ödeme emrinin borçluya gönderilmesini talep ederek 26.05.2021 tarihinde icra takibi başlattığını, takibin borçlu yönünden kesinleşmiş olup senet aslının icra kasasında olduğunu, yine davacı borçlunun müvekkiline 21.05.2021 düzenleme tarihli, 20.06.2021 vade tarihli, 250.000,00 TL bedelli senedi keşide etmek suretiyle müvekkiline teslim etmesi üzerine müvekkili tarafından senedi vadesi geldiğinde bedeli borçludan talep edildiği halde davacı borçlu bedelini ödemediğini, müvekkili tarafından davacı borçlu hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. No ile 24.06.2021 tarihinde takip başlattığını, davacı borçlunun borcunu müvekkiline ödediği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının yapmış olduğu iddia ettiği ödemelerin söz konusu iki senetten kaynaklı borcunun ifası maksadını taşımadığını, davacının ödediği iddiasını ancak aynı mahiyette bir belge ile ispat etmesi gerektiğini, davada zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulmamış olup dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, esasa dair inceleme yapılacaksa haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk derece mahkemesi ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; "Somut olayda davacı taraf takibe konu senetlerden doğan borcunun ...ve ... aracılığıyla davalıya gönderildiğini, ödendiğini, kalan borcu ödememesi sebebiyle ikinci bir senet daha alındığını, ödemeleri düşmeden her iki senedi de kötüniyetli olarak takibe koyduğunu iddia etmektedir. Bu durumda ödemelerin dava konusu senetler için yapıldığı hususunda ispat yükü davacı taraftadır. Davacının davalıya gönderdiğini iddia ettiği havale/eftlere ilişkin dekontlar ilgili bankalardan celb edilmiştir. Dekontların incelemesinde sadece ... ile yapılan havalede "█████/2021 tarihli senet için" şeklinde açıklama bulunduğu, diğer dekontlarda dava konusu senede ilişkin bir açıklama yer almadığı gibi ödemelerin senetlerin keşide tarihinden önceki dönemlerde yapıldığı görülmektedir. Bu durumda davacının yapmış olduğu ödemelerden 13.995 TL'lik kısmının dava konusu █████/2021 keşide tarihli, █████/2021 vade tarihli 180.000 TL bedelli senet için yapıldığına, █████/2021 keşide tarihli, █████/2021 vade tarihli, 250.000 TL bedelli senet için bir ödeme yapılmadığına kanaat getirilmiştir. Bu nedenlerle davanın KISMEN KABULÜ İLE; -İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı İcra dosyasından takibe konu edilen 180.000 TL bedelli senet yönünden davacının davalıya 13.995 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı İcra dosyasından takibe konu edilen 250.000 TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin istemin REDDİNE, Tarafların tazminat taleplerinin şartlarının oluşmaması sebebiyle reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dava dilekçesinde belirtilen hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kısmi reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından verilen senetlerin taraflar arasında 134.000,00 TL'nin borç verilmesiyle başlayan alacak-verecek ilişkisinden başka bir borç ilişkisine dayanıyormuş gibi karar tesis edilmesinin hatalı olduğunu, senetlerin başka bir alacak ilişkisine dayandığı iddia ettiğini ispat yükünün davalının üzerinde olduğunu, mahkeme kararda sanki müvekkilinin yaptığı borç ödemeleri başka, kıymetli evrakın dayandığı borç ilişkisi başka bir sebebe dayanıyormuş gibi değerlendirme yaptığını, bunun doğru olmadığını, taraflar arasında 134.000 TL temel bir borç ilişkisi olduğunu, başkaca bir ilişki bulunmadığını, müvekkilin davalıya 134.000 TL borçlu olduğunu, daha sonra bu borcun 57.595,00-TL'sini geri ödediğini, kalan kısım için davalıya senet verdiği sabit olduğunu, temyiz kudreti yerinde bir kişinin sebepsiz yere kimseye toplam 430.000 TL tutarında senet vermeyeceğini, bu senetlerin kaynağı müvekkilinin davalıya olan havale para borcu olup başkaca bir borç ilişkisi varmış gibi davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, havalede hiçbir açıklama yapılmasa bile mevcut borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı Yargıtay kararlarıyla kabul edildiğini, davalının buna istinaden takibe koyduğu senetlerde mahsup etmemesi hukuka aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte ödemelerin senet için yapıldığının kabul edilmesi için senedin doğumundan sonra yapılması aranmakta ise de, █████/2021 tarihinde ...'ndan havale yoluyla 5.000,00-TL ödemesi hesaplamada görmezden gelindiğini, mahkeme kararının çelişkili olduğunu belirterek kötüniyetle açılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı ve ... E. sayılı dosyalarından devam eden icra takibinin telafisi güç zararı doğacağından tedbiren durdurulmasın, her iki takibin iptaline, istinaf isteminin kabulü ile icra dosyalarında ki toplam 353.000,00 TL'den müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesi sunduğu, ilk derece mahkemesinin █████/2024 tarihli ek kararı ile davalı ... vekili Avukat ... 'a █████/2024 tarihinde tebliğ edilen muhtıraya rağmen Hukuk Mahkemeleri Kanununun 344. maddesine göre bir haftalık kesin süre içinde istinaf harçları ile avansını yatırmaması sebebiyle davalı ... vekili Avukat ... 'ın istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, bonolardan kaynaklı alacağa dayalı başlatılan icra takipleri yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; dava konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasından takibe konu edilen 05.03.2021 keşide tarihli, 17.03.2021 ödeme tarihli, 180.000-TL bedelli bono ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyasından takibe konu edilen 21.05.2021 keşide tarihli, 20.06.2021 ödeme tarihli, 250.000-TL bedelli bono keşidecisinin davacı, lehtarın davalı olduğu, davacının ödeme nedeni ile bonoların bedelsiz oldukları ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunduğu, davalının aksini savunduğu, ilk derece mahkemesinin 180.000-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya 13.995 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 250.000-TL bedelli senet yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verdiği, işbu karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.
Usuli müktesep haklar ve taleple bağlılık ilkesi ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; ispat yükü bonoların ödeme nedeni ile bedelsiz olduğunu iddia eden davacı taraf üzerinde olup HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça delil olarak dayanılan dekontların incelemesinde yalnızca █████/2021 tarihinde ... kanalı ile yapılan 13.995-TL bedelli havalede "█████/2021 tarihli senet için" şeklinde açıklamanın bulunduğu, diğer dekontlarda dava konusu senetlere ilişkin herhangi bir açıklama yer almadığı gibi dava dilekçesi ekinde sunulan ve müzekkere yazılan İş Bankasının yazı cevabı ekinde bulunan ödemelerin senetlerin keşide tarihinden önceki dönemlere ait olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi; '' Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.'' şeklinde düzenlenmiş olup davacının istinaf sebepleri arasında yer alan █████/2021 tarihli ...kanalı ile yapıldığı iddia edilen 5.000-TL ödemeye ilişkin yazılı kayıtlara dosya kapsamında rastlanılmadığından, mevcut ödemelerin dava konusu bonoların keşide ve ödeme tarihlerinden önceye ait olması karşısında ödeme tarihi itibari ile henüz bono alacaklarının muaccel olmadığı görülmekle, bu ödemeler yönünden kanuni karinenin uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../███████ tarih ve 2022/... E., 2023/.. K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!