Anahtar kelimeler: Wwwcom Referans Lehlerine Haberi Sürdürdüğünü Sitesi İsimlerini Sınai İstemli Yazim

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların İddia ve Savunmaları
:
DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketlerin "..." ve "..." markalarının tescilli sahibi olduklarını, davalı şirketin faaliyetlerini www.....com adlı internet sitesi aracılığıyla sürdürdüğünü, faaliyetini sürdürürken müvekkili şirketlerin markalarını ve isimlerini haberi ve izni olmadan kendi lehlerine ticari yarar sağlamak amacıyla referans gösterdiğini, taraflar arasında akdi veya ticari ilişki bulunmadığını, haksız bir şekilde işbirliği algısı oluşturulduğunu, müvekkili şirketlerin marka ve isimlerinin tanınmışlığından faydalanıldığını, bu eylemlerinin ''haksız rekabet'' teşkil ettiğini beyanla, haksız rekabete sebep olan fiillerin tespitine, menine ve refine, URL bazında erişimin engellenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, davacı şirketlerin muhasebe programları alanında faaliyet sürdürdüklerini, davalı şirketin Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan özel entegratörlük yetkisi almış, davacılara ve dava dışı bir kısım firmalara ait muhasebe programları ile hazırlanan e-defterleri, e-faturaları, e-irsaliyeleri ve benzeri mali belgeleri Gelir İdaresi Başkanlığının sistemine ekleyen/ aktaran/ entegre eden bir şirket olduğunu, davacı yanın iddia ettiği verilerin eğitim videoları olduğunu, eğitim hizmeti verilebilmesi için sektörde yoğun kullanılan markaların kullanıldığını, davacılara ait markaların alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ve benzeri bir şekilde kullanılmadığını, özel entegratörlük hizmetinin yerine getirilebilmesi için eğitim ve ürün tariflenebilmesi amacıyla dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde kullanıldığını, eylemlerin Sınai Mülkiyet Kanunu'na ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini beyanla, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Açılan davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:
Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ...bünyesindeki ... ve ... ... şirketlerinin Türkiye’nin köklü ve yaygın ağa sahip yazılım devleri olduğunu belirterek, davalı ...’un hiçbir ticari bağı veya izni olmaksızın müvekkiline ait tescilli markaları kendi internet sitesinde referans gösterdiğini, bu yolla müvekkilin ticari itibarından haksız kazanç sağladığını ve tüketiciler nezdinde iş birliği varmışçasına yanıltıcı bir algı yarattığını, söz konusu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu uyarınca dürüstlük kuralına aykırı açık bir haksız rekabet teşkil ettiğini ve cezai sorumluluk doğurduğunu, yerel mahkemenin bu kullanımı sadece hizmet türünü belirtme amacı taşıdığı yönündeki değerlendirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve eksik incelemeye dayandığını, her ne kadar dava sürecinde ilgili linklerden marka isimleri kaldırılmış olsa da geçmişe dönük haksız fiilin tespit edilerek erişimin engellenmesini, haksız rekabetin menini ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep ettiğini beyan etmektedir.
Davalı vekilinin istinafa cevap ve katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın "..." ve "..." markalarının haksız kullanıldığına dair iddialarının bilirkişi raporuyla çürütüldüğünü, söz konusu ibarelerin markasal bir kullanım değil, yalnızca verilen eğitim hizmetinin türünü ve amacını belirten açıklayıcı ifadeler olduğunu, bu durumun "dürüst kullanım" sınırları içinde kaldığını beyanla davacıların istinaf başvurularının reddini talep etmiş, katılma yoluyla istinaf talebi kapsamında ise; davada ihtiyari dava arkadaşlığı ve dava yığılması bulunduğunu, birden fazla talebin reddedilmiş olmasına rağmen tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek davalı lehine ayrı ayrı ücret takdir edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti men ve ref-i istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili şirketlerin “...” ve “...” markalarının tescilli sahibi olduklarını, davalının www.....com internet sitesi üzerinden faaliyet yürütürken müvekkillerinin markalarını ve isimlerini kendi lehine referans gösterdiğini, taraflar arasında akdi/ticari ilişki bulunmadığını, haksız şekilde işbirliği algısı oluşturulduğunu, müvekkillerin marka ve isimlerinin tanınmışlığından faydalanıldığını ve eylemlerin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacıların muhasebe programları alanında faaliyet gösterdiğini, davalının Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan özel entegratörlük yetkisi almış bir şirket olarak davacılara ve dava dışı firmalara ait muhasebe programları ile hazırlanan e-defter/e-fatura/e-irsaliye vb. mali belgeleri GİB sistemine ekleyen/aktaran/entegre eden hizmet sunduğunu, davacıların iddia ettiği verilerin eğitim videoları olduğunu, eğitim hizmeti verilebilmesi için sektörde yoğun kullanılan markaların kullanıldığını, davacılara ait markaların alan adı/yönlendirici kod/anahtar sözcük vb. şekilde kullanılmadığını, özel entegratörlük hizmetinin yerine getirilebilmesi için eğitim ve ürünün tariflenebilmesi amacıyla dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanıldığını, eylemlerin SMK’ya ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini beyanla davanın reddini, talep etmiştir.
█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; https://www.....com sitesinde firmanın 26 yıllık deneyimi ve sunduğu hizmetler hakkında beyanlar bulunduğu, ... numaralı “...” ibareli marka başvurusunun.... A.Ş. adına 22.10.2015 tarihinde yapıldığı ve █████/█████/█████/35 sınıflarında ....07.2017 tarihinde tescil edildiği, ... numaralı “...” ibareli marka başvurusunun ... .... A.Ş. adına 05.08.2015 tarihinde yapıldığı ve 42. sınıfta 20.10.2016 tarihinde tescil edildiği, inceleme tarihinde ilgili kullanımların davalı internet sitesinde aktif olmadığı ve ulaşılamadığı, .... Noterliği’nin 20.04.2022 tarihli ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağındaki ekran görüntüleri incelendiğinde davalı kullanımının SMK m.7/5 kapsamında dürüst kullanım olduğu, tescilli markalara ihlal yaratmadığı ve haksız rekabet doğurmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece; .... Noterliği e-tespit tutanağındaki görüntüler üzerinden inceleme yapıldığı, “... MÜŞTERİLERİ İÇİN” ve “...MÜŞTERİLERİ İÇİN” ibarelerinin muhasebe programlarının kullanımına yönelik eğitim hizmetine ilişkin olup markasal kullanım arz etmediği, tescilli markaların görsel/kaligrafik özelliklerini içermediği, hizmetin türü/cinsi açıklaması mahiyetinde olduğu bu nedenle SMK m.7/5-b kapsamında dürüst kullanım sayıldığı, markaya ihlal ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf talep etmiştir.
... başvuru numaralı “...” ibareli marka, davacı .... A.Ş. adına 09, 16, 36, 38, 41, 42 ve 35. Sınıflarda, ... başvuru numaralı “...” ibareli marka, davacı ... .... A.Ş. adına 42. sınıfta tescil edilmiştir.
Davacı şirketlerin muhasebe ve ticari yazılım programları geliştirdiği, özellikle e-defter, e-fatura, mali müşavir yazılımları ve entegre yazılım sistemi çözümleri alanında faaliyet gösterdiği davalı şirketin ise Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan özel entegratörlük yetkisi almış olduğu, e-defter, e-fatura, e-irsaliye ve benzeri mali belgelerin Gelir İdaresi sistemine aktarılması, entegrasyonu, bu sistemlere ilişkin eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduğu, yazılım entegrasyonu ve dijital dönüşüm çözümleri alanında faaliyet gösterdiği dosya kapsamı ile sabittir.
.... Noterliği’nin 20.04.2022 tarihli ...yevmiye numaralı e-tespit tutanağı kapsamındaki ekran görüntülerinde; “... Müşterileri İçin Uyum üzerinden defter gönderimi eğitimi /tarih)”, “...Müşterileri İçin Uyum üzerinden defter gönderimi eğitimi /tarih” ibarelerinin yer aldığı, bu başlıklar altında davacılara ait yazılımları kullanan müşterilere yönelik eğitim içeriklerinin sunulduğu görülmektedir. Kullanımın davacı markalarının logo, yazım karakteri veya ayırt edici görsel unsurları ile yapılmadığı, alan adı, yönlendirici kod veya anahtar kelime biçiminde kullanılmadığı, davalı hizmeti bakımından markasal kullanım olmadığı, sunulan hizmetin hedef kitlesini ve kullanım amacını belirtmeye yönelik açıklama mahiyetinde olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. 6769 sayılı SMK m.7/5-b uyarınca marka sahibi; üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde; malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulmasını, engelleyemez. Somut olayda davalının faaliyetinin davacıların muhasebe yazılımlarını kullanan mükelleflerin e-belge süreçlerini Gelir İdaresi sistemine entegre etmek ve bu süreçlere ilişkin eğitim vermek olduğu, davalının markayı kendi hizmeti için ayırt edici işaret olarak kullanmadığı, davacı yazılımlarını kullanan müşteri grubunu tanımlamak amacıyla açıklayıcı biçimde kullandığı ,bu yönüyle kullanımın hizmetin niteliğiyle bağlantılı bulunduğu , sunulan entegrasyon ve eğitim hizmetlerinin hangi yazılım kullanıcılarına yönelik olduğunu açıklamak amacıyla gerçekleştirildiği dolayısıyla davalı kullanımının, markasal kullanım olmadığı, hizmetin kullanım amacına ve hedef kitlesine ilişkin açıklama niteliğinde olup SMK m.7/5-b kapsamında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince kullanımın SMK m.7/5 kapsamında dürüst kullanım teşkil ettiği, markasal nitelik taşımadığı ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, kanaatine varılmış, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin katılmalı istinaf talebine gelince, davalı vekili davacıların davasının reddine karar verilmesi nedeniyle her bir davacı yönünden davalı yararına ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup, davacıların ayrı tüzel kişiler oldukları aynı davalıya karşı birlikte dava açtıkları bu nedenle davacılar arasındaki ilişkinin HMK 57. Maddesi kapsamında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu gözetildiğinde, dava her iki davacı yönünden de reddedilmiş olduğundan davacıların davada kendisini temsil eden davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti ödemeleri gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş , aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf isteminin KABULÜ ile,
3-İstanbul ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2023/... E. 2023/. K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
-Davanın her iki davacı yönünden ayrı ayrı REDDİNE
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile 651,30 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan .... A.ş'den tahsiliyle davalıya verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan ... ... Anonim Şirketi'den tahsiliyle davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı,180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.349,40 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/ç-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!