Anahtar kelimeler: Atmnin İhyası İhyasını Memuru Sırada Tasfiye Şti Birleşen İstanbul Haciz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA N
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2025Birleşen İstanbul1. ATM'nin ████████ Esas - ████████ Karar Sayılı Dosyası;DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
:█████/2025İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili asıl ve birleşen davada; ihyasını talep ettiği Tasfiye Halinde ... Ltd Şti. ile arasındaki uyuşmazlık nedeniyle İstanbul 16 ATMnin ████████ Esas sayılı dosyada taraf olduğunu, yargılama devam ettiği sırada İstanbul 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile şirketin banka hesaplarına haciz konulduğunu, Ticaret sicil müdürlüğüne şirket kaydına haciz için müzekkere gönderildiğini, şirketin tasfiyesinin sona erdiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, söz konusu alacağın ödemesi yapılmadan şirketin tasfiye edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, tasfiye memuru davaya konu şirketin tek ortağı olan ...'in olduğunu ve kendisinin İstanbul 16 ATM ve İstanbul 4. İcra Dairesi icra dosyalarının var olduğunu, mahkeme kararı ile de borçlu olduğunu bildiğini, yine de hukuka aykırı bir biçimde dava devam ederken şirketi tasfiye ettiğini, bu nedenlerle tasfiye işlemleri tamamlanmadan ticaret sicilden terkin edilen şirketin gerçek olmayan tasfiyesinin iptali ile yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı tasfiye memuru vekili; ... Ltd Şti'nin tasfiyesinin usullere uygun olarak yapıldığını, gerekli bildirimlerin yapıldığını, alacaklılara başvuru yapmaları için gereken sürenin tanındığını, tasfiye sürecinde davacı tarafın hakkını aramadığını, davacının söz konusu davada iyi niyetli olmadığını, şirketin yeniden ihyasını gerektirecek yasal bir zorunluluk ve neden bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili; Müvekkili müdürlüğün TTK hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, davaya konu şirketin mezkur hukuki düzenleme gereğince hukuka uygun olarak müvekkil müdürlük tarafından sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, davalı tasfiye memurunun sorumlu olduğunu beyanla, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas dosyasının derdest ve şirketin taraf olduğunu, bu durumda davayı açmakta davacının hukuki yararı olduğunu, bu kapsamda davanın kabulüne, tüzel kişiliğin ihyasına davalı ... Sicil Müdürlüğü davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve bir kusuru tespit edilemediğinden yargılama giderinin dava dosyası derdest iken terkin işlemini yapan davalı Tasfiye Memuru ...'den tahsiline karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı tasfiye memuru ... vekili; davacı taraf usulüne uygun olarak tasfiye edilmiş ... Ltd Şti ile ilgili olarak, şirketin tasfiye süreci içerisinde herhangi bir başvuruda bulunmadığı, ilgililere de her hangi bir bildirimde bulunmadığı, oysa ki; şirketin tasfiyesi sırasında yasal usullere uygun olarak bildirimler yapıldığını, ilanlar 3 kez farklı tarihlerde çıkarılmış ve alacaklıların başvuru yapmaları için gereken süre tanındığını, bu süreçte davacı taraf üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, şirketin yeniden ihyasını gerektirecek yasal bir zorunluluk ve objektif neden bulunmadığını, davacının talebi iyi niyetli olmaktan uzak hukuka aykırı olduğunu, şirketin tasfiye sürecinde gerekli yasal duyurulara rağmen başvuru yapmayan davacının şirketin tekrar faaliyete geçirilmesini istemesi mevzuat ve yerleşmiş içtihatlarla bağdaşmadığını, bu talebin kabulü ticari hayatın ve hukuki güvenliğin zedelenmesine yol açacağını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanması da kabul anlamına gelmemek kaydı ile yasaya uygun olmadığını, ayrıca; müvekkiline yöneltilen, yargılama gideri ve takdir edilen vekalet ücreti de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı" düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sona erdiği tescil edilerek sicilden terkin edildiği, şirket aleyhine İstanbul 16 ATMnin ████████ Esas, ████████ karar sayılı ilamında davalı safında bulunduğu kararın kesinleşmesi ve infazı sağlanmadan tasfiyenin 12.12.2024 tarihli genel kurul kararı ile, 18.12.2024 tarihinde sicilden terkin edildiği; terkinden evvel açılmış bir dava dosyası bulunduğu halde tasfiyenin sonlandırılması hukuka uygun bulunmadığından,tasfiyeyi usulüne uygun yapmayarak davanın açılmasına sebeb olduğundan aleyhinde açılan davada aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi HMK nın 326 maddesi gereği olduğundan davalı tasfiye memuru vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru ;tasfiye memuru atanması nedeniyle kararı istinaf ettiği anlaşılmakta ise de; davalı tasfiye memurunun eski tasfiye memuru olduğu, TTK nın 547 maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına bir engel olmadığı, geçerli bir mazeret de bildirmediğinden bu konuya ilişkin istinaf nedeni de yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, şirketin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiyeyi gerçekleştiren ...'in tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 265-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026