Anahtar kelimeler: Kayba Uğramaması İhtara Uhdesinde Teşekkül Teşekkülünün Teşekkülce Yapmakta Ayrılan Firmaların

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Müdürlüğü bünyesinde hizmet alımı personeli olarak görev yapmakta iken emekli olan veya işten ayrılan personellere, çalıştıkları yüklenici firmaların uhdesinde görev yaptıkları dönemler için Teşekkül tarafından kıdem tazminatı ödemeleri yapıldığını, Bölge Müdürlüğü tarafından kıdem tazminatları için davalı tarafa yapılan ihtara karşın 01.09.2025 tarihi itibariyle hesaplarına herhangi bir ödeme yapılmadığı, Teşekkülünün maddi kayba uğramaması için davalı yüklenici firma tarafından ödenmesi gerekirken Teşekkülce ödemesi gerçekleştirilen kıdem tazminatlarının davalı şirket ile imzalanan hizmet alımı sözleşmesi gereği ödeme ile tahsil tarihi arasındaki süreye isabet eden faizi ile birlikte Teşekküle ödenmesi gerektiği, Davalı Yüklenici... Tic. Ltd.Şti. İle Teşekkülü arasında imzalanan ... numaralı sözleşmenin;36.2-Personel İle İlgili Yükümlülükleri gereği her ne kadar dava dışı işçilere müvekkili ... tarafından İş Kanunu gereği kıdem tazminatları ödenmek durumunda kalınmış ise de kıdem tazminatlarından adı geçen sözleşme ve sözleşme eklerinde düzenlenen hükümler, hukukun genel ilkeleri, ilgili mevzuat hükümleri ve emsal yargı kararları gereğince yüklenici davalı şirketin sorumlu olduğu, ödenen işçilik alacaklarının davalı şirkete rücu edilmesini teminen 12.11.2025 tarihinde arabulucuğa başvurulduğu ancak anlaşamama nedeniyle 07.01.2026 tarihinde anlaşamamaya ilişkin son tutanak düzenlendiği, davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkları saklı kalmak kaydı ile, davalı şirket bünyesinde hizmet alımı personeli olarak görev yapmakta iken emekli olan veya işten ayrılan personellere Teşekkülce ihale makamı sıfatı ile ödenen kıdem tazminatları toplamı 50.442,79-TL'nin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuna göre işleyecek TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uygulanan ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Teşekkülünün ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile açılmış alacak davasıdırDavacı taraf, davalının personeli olan ve emekli olması sebebiyle işten ayrılan personellere davacının ihale makamı sıfatı ile yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemesi olan 50.442,79 TL'nin davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, ödemiş olduğu işçilik alacaklarını davalıya rücu hakkının bulunduğunu, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır.Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; 25.05.2016-24.07.2016 dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarı olarak tarafımca hesaplanan ve alt işveren ... Şirketi sorumluluğunun 50.442,97.-TL olduğu, ...tarih ve ... sayılı Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükmüne göre Davacının Kıdem Tazminatını talep edemeyeceği yönünde rapor ibraz etmiştir.Davacı taraf davasını█████/2026 tarihinde açmış olup kanun değişikliği ise █████/2026 tarihinde gerçekleşmiş olup bu kanun değişikliği sebebiyle davacı ödemiş olduğu kıdem tazminatını davalıdan talep edemez duruma geldiğinden davacının davasının reddine karar verilmiş ancak dava açıldığı tarihte davacı davalıdan ödediği kıdem tazminatını talep edebilir konumda iken kanun değişikliği sebebiyle kıdem tazminatının davalıdan rücuen tahsili imkanı ortadan kalktığından dava tarihi itibariyle yapılan değerlendirme neticesinde davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiğinden kanun çıkmadan önce davacı taraf haklı olarak dava açtığı için yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın reddine2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 861,44 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 129,44 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 9.060,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6- Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır