Anahtar kelimeler: Mesnetten Gayesi Cayma Satımdan Davalıborçlunun Faturası Faturasının Durduğunu Borca Tüketim

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 4 adet tüketim faturası ve 1 adet cayma bedeli faturasının ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi... Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, █████/2025 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olduğu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapıldığını, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan dava konusu alacağı, zamanında ödenmemiş elektrik kullanımından kaynaklı tüketim faturası alacağından ve borçtan sebeple portföyden çıkartılan davalıya haklı sebeple yansıtılan cayma bedeli alacağından kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturalar sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelleri davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu Bursa İli, İnegöl İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair veriler ...'a bildirilmekte ve...'tan müvekkili şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davalı-borçlu tarafından ödenmeyen faturaların dava dilekçesinde bildirildiğini, ... nolu 01.09.2024 tarihli Elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı takibe konu sayacın toplam 5 adet fatura olduğunu, Davalı şirketin davaya konu sayacı ... Büyük %10 24 ay tarifesinden hizmet aldığını ve dönem içerisinde; sözleşmenin mali hükümler bölümünün 5.2 maddesinde tüketim faturaları belirtilen hesaplama yöntemine istinaden oluşturulduğunu, davalı, müvekkili şirket tarafından sms ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, sms ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini belirterek davanın kabulünü, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle işbu mahkemenin görevli olmadığını, müvekkili şirketin, T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı icra dosyası kapsamında, davacı tarafça ileri sürülen borca, faize, ferilerine ve takip dayanağı belgelere █████/2025 tarihinde itiraz ettiğini, bu itirazlarının, hukuki ve maddi mesnetten yoksun olmadığını, tamamen haklı gerekçelere dayandığını, davacı tarafın ileri sürdüğü faturaların gerçekliği, doğruluğu ve ödeme durumunun tartışmalı olduğunu, davacı tarafın, takibe konu 5 adet faturanın (4 tüketim ve 1 cayma bedeli) ödenmemesi sebebiyle icra takibine geçildiğini iddia ettiği ancak; davacı tarafça takibe konu edilen 55.923,30-TL, 46.005,07-TL ve 33.217,94-TL bedelli tüketim faturaları ile 3.072,28-TL bedelli yekdem farkı faturası, içeriği, miktarı ve hesaplama yöntemi açısından müvekkili şirkete tam ve şeffaf bir şekilde bildirilmediğini, faturalardaki tüketim değerlerinin ve hesaplama kalemlerinin doğruluğunun taraflarınca kabul edilmediğini, davacının, sayaç okumalarının ... A.Ş. tarafından yapıldığını ve verilerin ...’a bildirildiğini belirttiğini, bu verilerin, sözleşmede belirlenen tarife uyarınca doğru bir şekilde faturalandırılıp faturalandırılmadığı denetime muhtaç olduğunu, müvekkili şirket adına tahakkuk ettirilen tüketim miktarlarının ticari basiret ve olağan akışa aykırı şekilde yüksek olduğu düşünüldüğünü, bu faturaların tahakkukuna esas olan sayaç okuma, tüketim hesaplama, tarife uygulama ve yekdem farkı hesaplama yöntemleri ile ilgili şeffaflık eksikliği bulunduğunu, davacı tarafın takibe konu ettiği 98.854,90-TL bedelli cayma bedeli (cezai şart) faturası, müvekkili şirketin haksız ve hatalı olduğunu düşündüğü tüketim faturalarını ödememesi gerekçesiyle sözleşmenin tek taraflı feshedilmesine dayandığını, cayma bedelinin tahakkuk edebilmesi için öncelikle sözleşmenin fesih nedeninin haklı, hukuki ve kesinleşmiş bir temerrüde dayanması gerektiğini, öncelikle; sözleşmenin davacı tarafından feshine dayanak gösterilen tüketim faturalarına itirazlarının haklı olduğu takdirde, sözleşmenin fesih sebebi ortadan kalkacak ve buna bağlı olarak tahakkuk ettirilen cayma bedeli faturası da dayanaksız kalacağını, ikinci olarak (Fahişlik İtirazı); davacı taraf, TTK m.22 hükmüne dayanarak tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartın indiriminin talep edilemeyeceğini ileri sürdüğünü ancak, bu hüküm sözleşme serbestisinin kötüye kullanılmasına, aşırı ve haksız şartlar içeren sözleşmelerin uygulanmasına mutlak bir izin vermediğini, Yargıtay uygulamaları, tacirler arasındaki sözleşmelerde dahi, dürüstlük kuralına aykırı, edimler arasındaki dengeyi aşırı ve haksız bir şekilde bozan, sözleşmenin ekonomik amacını aşan, tek taraflı ve mutlak fahişlik içeren cezai şartların tamamen hükümsüz sayılabileceğini veya tenkis edilebileceğini kabul ettiğini, sözleşmenin müvekkili şirket aleyhine tek taraflı olarak feshedilmesi durumunda talep edilen 98.854,90-TL tutarındaki cezai şart, müvekkili şirketin tüketim faturalarına ilişkin borç iddialarına itiraz ettiği ve henüz borcun kesinleşmediği bir aşamada, haksız ve fahiş bir miktar teşkil ettiğini, bu miktar, davacının muhtemel zararını kat kat aşacak nitelikte olup, sözleşmesel ilişki dengesini ağır bir şekilde imüvekkil aleyhine bozduğunu, bu nedenlerle, söz konusu cezai şart (cayma bedeli) faturasının tamamen reddini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise dürüstlük kuralı ve hakkaniyet gereği fahişlik nedeniyle tenkisini talep ettiklerini, davacı tarafın, faturalarda belirtilen oranda aylık %9 faiz uygulandığını ve bunun sözleşme hükmü gereği olduğunu iddia ettiğini ancak, sözleşmede yer alan bu faiz oranı, yürürlükteki yasal faiz oranlarının çok üzerinde olduğunu, müvekkili şirket, icra takibine yapılan itirazında faize ve faiz oranına açıkça itiraz ettiğini, fatura bazında aylık %9 faiz oranının uygulanması kanunlara ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, tacirler arasındaki ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi oranının belirlenmesinde TBK ve TTK hükümleri dikkate alınmasını, davacı şirket, uyuşmazlığa konu faturaları düzenlemiş olmasına rağmen, sözleşme hükümleri ve ilgili mevzuat uyarınca müvekkili şirkete vermesi gereken hizmeti tam, kesintisiz ve sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından kullanılan elektrik enerjisine ilişkin olarak, mevzuat gereği düzenlenmesi ve sunulması gereken "Hizmet Dilekçesi"nin müvekkili şirkete sunulmadığını, dolayısıyla faturalamaya esas teşkil edecek hizmetin başlangıcı ve şartları hukuken ispatlanamadığını, davacı, hizmetin ifasına dair asli yükümlülüklerini ve sözleşmedeki taahhütlerini tam olarak yerine getirmemiş olup, eksik ve kusurlu ifa durumunda dahi borcun tamamının talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle, takibe konu alacağın varlığı, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle de tartışmalı olduğunu, Davacı, faturaların sms ve e-posta ile gönderildiği, ancak itiraz edilmediği iddiasıyla fatura tebliğini kanıtlamaya çalıştığını, fatura tebliği, HMK'da belirtilen usullere uygun olması gerektiğini, sms ve e-posta gönderimi, yasal olarak geçerli bir tebliğ yöntemi olmadığını ve müvekkilinin yasal itiraz sürelerinin başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilin ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde itiraz etmesi, borcun varlığını reddettiğinin en açık kanıtı olduğunu, davacı tarafın, alacağın tahsilini geciktirme amacı güdülerek itiraz edildiği iddiası tamamen haksız olduğunu, müvekkili şirketin borca itirazı, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, hukuki ve maddi gerekçelere dayandığını, itirazın haklılığı yargılama sonunda ortaya çıkacağını, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacı tarafça takibe dayanak gösterilen ... nolu dijital elektrik abonelik sözleşmesi fotokopisi üzerinde görünen imza veya onay, müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, söz konusu abonelik sözleşmesindeki imza şirket yetkilileri tarafından atılmadığını, dolayısıyla sözleşmenin müvekkili şirketi bağlayıcı nitelikte olmadığını, bu hukuki durum karşısında, davacının iddia ettiği alacağın dayanağı olan sözleşme, müvekkili şirket açısından geçerli bir hukuki mesnet teşkil etmediğini beyan ederek davanın reddini, müvekkili şirketin T.C. Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile takibin iptalini, davacı tarafa %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf, taraflar arasında elektrik abonelik sözleşmesi olduğunu, davalının elektrik tüketim faturası ve cayma bedeli faturasını ödememesi sebebiyle davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi ... Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.Merkezi Takip Sistemi ... E Sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... AŞ, borçlunun dosyamız davalısı ... Ltd. Şti olduğu alacak kaleminin tüketim faturası, cayma bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere 295.703,47 TL olduğu anlaşılmıştır.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda Davacı ... A.Ş. ile Davalı ...arasında yapılan Enerji alım Sözleşme Hükümlerince,...A.Ş. ödenmeyen ve Ödenmemiş faturalardan dolayı sözleşmeden Cayma Bedeli tutarlarının ödenmesi konusunda açılan icra davasında haklı olduğu ve ... İtirazının Tahakkuk Etmiş Faturaları Ödemediği gerekçesi ile haksız olduğu, ...A.Ş. de İtirazın İptal isteminde haklı olduğu yönünde rapor ibraz etmişlerdir.Taraflar arasında akdedilen sözleşme maddelerinin incelenmesinde; elektrik abonelik sözleşmesinde davalı adına düzenlenmiş herhangi bir faturanın (sözleşme süresinde olması halinde) tamamının veya bir kısmının son ödeme tarihine kadar ödenmemiş olması durumunda, Davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceğinin hüküm altına alındığı md 5.9, md 5.12 , md , md 6.5 ) belirlenmiştir.Davacı tarafın davalı aleyhine düzenlediği elektrik kullanım faturalarına davalı tarafça bir itiraz olmadığı gibi davalı taraf bu kullanım faturalarını ödememiştir. Bu sebeple davacının kullanım sözleşmeyi feshedip cayma bedeli talep etmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmış ve icra takibinde davacının talep ettiği kullanım fatura bedelleri ve cayma bedeli faturasının davalı tarafça ödenmesi gerektiği kanaatine varılmış, bilirkişilerce raporda davacının icra takibinde talep ettiği faizin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunun belirtilmesi karşısında davanın kabulü ile, davalının istanbul MTS icra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin akibin aynen devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 47.414,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... MTS İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin akibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki 47.414,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 20.199,50TL karar harcından peşin alınan 615,40TL'nin mahsubu ile bakiye 19.584,10 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 615,40TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 18.135,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 47.312,56TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır