Anahtar kelimeler: Bam Aydin Almaya Yazim Elatmanın Ara Temin İstediği Eksiklik Önlenmesi

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas
DAVANIN KONUSU
: Elatmanın Önlenmesi (Satın Almaya Dayalı)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davalı ... . vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İLK DERECE MAHKEMESİNCE
: Mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararı ile; "...Davacı vekili talep dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davalı....nın istediği sistemi temin ettiğini, davalı ... Şirketinin davalı ... .ına yazdığı 08.10.2024 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere kasten ve kötüniyetle müvekkili şirkete entegrasyon/bağlantı vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim faaliyeti gösterdiğini, eğitim faaliyetlerinin, davalı ... şirketinin kasıtlı ve kötüniyetli eylemleri sebebiyle sekteye uğramasından dolayı hem öğrencilerin eğitim alamadığı için gelir kaybına uğradığını, hemde müvekkili şirketin gelir kaybına uğrayarak mağdur olduğunu, bu bakımdan, davalı ... şirketi ile müvekkili şirket arasındaki muarazanın giderilmesine ilişkin yargılama süresi boyunca, tedbiren müvekkili şirkete ait kuruma entegrasyon/bağlantı verilmesi kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK' nun 389. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK' nun 390/3 bendi ile ispat koşulları düzenlenmiş olup buna göre tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında ihtiyati tedbir talebinin;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin | numaralı Ek Protokolü 'nün 2.maddesine göre "Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz"
T.C. Anayasası 'nın 42/7.maddesine göre "Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır." 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun 'un 15.maddesine göre "Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelliler, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, yaşadıkları çevrede bütünleştirilmiş ortamlarda, eşitlik temelinde, hayat boyu eğitim imkanından ayrımcılık yapılmaksızın yararlandırılır."
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi 'de 23.02.2016 tarihli Çam/ TÜRKİYE kararında (Başvuru No:████████) üye devletlerin engellilerin özel durumları dikkate alarak düzenleme yapmaları ve uygulama geliştirmeleri gerektiğine işaret etmiştir. Mahkemenin aynı doğrultuda emsal birçok kararı bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK 'nun 389.maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Yine, HMK 'nun 390.maddesi gereğince, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterlidir. Yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerin de varit görülmesi gerekir. Yine tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorundadır.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar uyarınca, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek nitelikte olmadığı ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği cihetiyle ihtiyati tedbir talebini teminat alınmaksızın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; Davacı tarafın TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ İLE,
2-..... A.Ş. tarafından, talep eden......ne MEBBİS ekranının ve entegrasyonunun açılmasına, bu yöndeki kısıtlamanın kaldırılmasına," şeklinde ara karar verilmiştir.
Mahkemenin █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile; "... Mahkememizin █████/2026 tarih ███████ Esas sayılı ara kararına yapılan itirazın REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir.
Davalı vekili.... vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ".... ve ... şirketlerinden alınan BKDS sistemine entegrasyon verilmemesine yönelik muarazanın giderilmesi talebiyle dava açıldığını, mahkemenin █████/2026 tarihli kararıyla davacının ihtiyati tedbir talebinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 numaralı Ek Protokolü'nün 2.maddesi Anayasa'nın 42/7 maddesi ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 15.maddesi uyarınca eğitim hakkının engellenemeyeceği gerekçesi ile kabulüne hükmedildiğini, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, görevsiz mahkemede dava açıldığını, anılan talebe istinaden tesis edilecek idari işlem sonrasında idari yargıda dava açılması ve ihtiyati tedbir talebi ile elde etmek istenilen sonucu yürütmenin durdurulması talebi ile elde etmesi gerekirken talebin sonucu beklenmeksizin adli yargıda dava açılmasının ve ihtiyati tedbirin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ve müvekkili arasındaki ilişkinin iade hukuku ilişkisi olduğunu, görevsiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, müvekkili idare tarafından kamu zararının önüne geçmek amacıyla teknolojik yöntemlerden yararlanılmasına karar verildiğini, 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumların ve Bazı Düzenlemeler Hakkında KHK'nın 43/3 hükmünde ve .... Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte düzenleme yapıldığını, davacının, söz konusu biyometrik kimlik doğrulama sistemine ilişkin bileşenlerin kurulduğuna dair sadece fatura sunduğunu, bu bileşenlerin Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun olduğuna ya da fiilen kurulum yapıldığına dair hiçbir bilgi, belge veya taahhüt sunmadığını, iddiasını ispat edemediğini, teminatsız karar verilmesinin ve teminat alınmama gerekçesine kararda yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ve telafisi imkansız zararlara yol açacağını itiraz nedeni olarak ileri sürmüştür.
MAHKEMECE ".....Davacı vekili talep dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davalı ....nın istediği sistemi temin ettiğini, davalı .... Şirketinin davalı ....na yazdığı 08.10.2024 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere kasten ve kötüniyetle müvekkili şirkete entegrasyon/bağlantı vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yıllardır özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim faaliyeti gösterdiğini, eğitim faaliyetlerinin, davalı ..... şirketinin kasıtlı ve kötüniyetli eylemleri sebebiyle sekteye uğramasından dolayı hem öğrencilerin eğitim alamadığı için gelir kaybına uğradığını, hemde müvekkili şirketin gelir kaybına uğrayarak mağdur olduğunu, bu bakımdan, davalı ... şirketi ile müvekkili şirket arasındaki muarazanın giderilmesine ilişkin yargılama süresi boyunca, tedbiren müvekkili şirkete ait kuruma entegrasyon/bağlantı verilmesi kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2026 tarih ███████ Esas sayılı ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek nitelikte olmadığı ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği cihetiyle teminat alınmaksızın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili ..... vekili ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemeye açıldığını, davacının davasının idari bir işlem olduğunu, bu nedenle davasını idare mahkemesine açmasının gerektiğini, tedbir kararının şartlarının oluşmadığını, tedbir isteyen tarafın davasını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiğini, verilen tedbirin teminatsız olarak verildiğini, teminatsız verilen ihtiyati tedbir kararlarında mahkemenin bunu gerekçeli olarak açıklamasının gerektiğini, ihtiyati tedbirin geçici nitelikte olduğunu ancak eda tedbirinin telafisi imkansız zararlar çıkacak durumlarda başvurulacak bir hukuki koruma olduğunu, tedbir talep edenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiğini, tedbir şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir kararının geçici hukuki koruma olduğunu ancak verilen ara kararın tedbir kurumunun amacını aştığı ve davanın esasını çözümleyecek nitelikte olduğunu, Bursa 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ████████ esas sayılı kararı ve Ankara 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ███████ esas sayılı kararı ve Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ███████ esas sayılı kararlarının bu yönde olduğunu, dilekçesinde belirttiği tüm bu nedenlerle verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Talep; derdest davada ihtiyati tedbir kararına ilişkin ara karara itiraz istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
HMK m. 389'da ihtiyati tedbirin şartlarını düzenlendiği, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerin genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiği, ihtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğudır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı nazara alındığında; her ne kadar davalı ....vekili; yaklaşık ispatın oluşmadığı, uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte tedbir kararı verildiğini belirterek tedbire itiraz etmiş ise de; tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte olmadığı, bu aşamada yaklaşık ispatın oluştuğu, aksi taktirde eğitim hakkının engelleneceği ve telafisi imkansız zararların oluşacağı anlaşılmakla mahkemenin tedbire ilişkin █████/2026 tarihli ara kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde kurulmuştur." gerekçesiyle, "Mahkememizin █████/2026 tarih ███████ Esas sayılı ara kararına yapılan itirazın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı ..... vekilinin █████/2026 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, tedbir kararının davanın esasını çözer nitelikte olduğunu ve tedbir koşullarının oluşmadığını, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, teminatsız karar verilmesinin ve teminat alınmama gerekçesine kararda yer verilmemesi
nin hukuka aykırı olduğunu ve tedbir kararının telafisi imkansız zararlara yol açacağını, ayrıca tedbir kararının teminatsız verilmesi durumunda teminat alınmama gerekçesinin kararda açıkça belirtilmesinin hukuken zorunlu olmasına karşın mahkemece gerekçesinin açıklanmadan teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkemenin █████/2026 tarihli itirazın reddi kararının ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararların dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumunun ve ihtiyati tedbir koşullarının oluşmasına, ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen █████/2026 tarihli ARA KARARLARI, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!