Anahtar kelimeler: Atölye Şefi Batı Yılının Aralık Askerlik Ayında Firmanın Ayrıldığını İşten
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara Batı 5. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 03.03.1992'de çalışmaya başladığını, 1994 yılında askerlik nedeniyle işten ayrıldığını, tekrar 1995 yılının Aralık ayında atölye şefi olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 07.05.2014 tarihine kadar sürdüğünü, ancak davalı firmanın davacının haklarını ihlal ettiğini ve davacıya asgari ücret üzerinde ücret verildiği halde davacının asgari ücret üzerinden sigortalı gösterildiğini, ücretin asgari ücret tutarının bankaya yatırıldığını, kalanın elden ödendiğini, bu nedenle davacının ücretinin aldığı maaştan daha düşük gösterildiğine dair yasal belge bulunmadığını, ancak davacı tarafından davalı aleyhine Ankara 7. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla işçilik alacaklarının tahsiline yönelik olarak açılan dava sonunda verilen ve kesinleşen kararla davacının gerçek ücretinin Kuruma bildirilen ücretten daha yüksek olduğunun anlaşıldığını belirterek davacının davalı firmada çalıştığı süre boyunca düşük ücretli gösterilip daha düşük maaşla çalıştırıldığının, buna göre sigorta primlerinin eksik yatırıldığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmalarının kesintili şekilde geçtiği 1992-1994 yıllarında çalışan davacının ara verdikten sonra 1995 yılında yeniden çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 07.05.2014 tarihine kadar devam ettiğini, eksik prim ödemelerinin tespiti talepli iş bu davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, beş yıllık süre içerisinde açılmayan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalıştığı süre boyunca maaşının banka kanalı ile ödendiğini, verilen beyannameler doğrultusunda primlerinin yatırıldığını, davacı tarafından imzalanan ücret bordrosu ve ücret pusulalarının da savunmaları doğruladığını, yatan primde herhangi bir eksiklik bulunmadığını, davalı şirketin 2015 yılında unvan değişikliği yaptığı yeni unvanın .... Ltd. Şti. olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum tarafından davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı .... Ltd. Şirketinde ███████ dönemi için prime esas kazanç miktarının 5.811,50 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebi ile usulden reddi gerektiğini, davacının davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığını, davacının, çekincesiz olarak imzaladığı bordro ve ücret pusulalarının da bu yöndeki savunmasını doğruladığını, asgari ücret üzerinden yatan sigorta primlerinde eksiklik bulunmadığını, davacının davasını ispat için elinde yeterli delil bulunmadığını, davacının işçilik alacakları konulu diğer dava dosyasındaki delillerle ücretin bilirkişi tarafından yoruma dayalı olarak tespit edilmesinin davanın ispatı için yeterli olmadığını beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarını tekrar ettiklerini, davacının davasını ispat için elinde yeterli delil bulunmadığını, davacının işçilik alacakları konulu diğer dava dosyasındaki delillerle ücretin bilirkişi tarafından yoruma dayalı olarak tespit edilmesinin davanın ispatı için yeterli olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, eldeki davanın prime esas kazancın tespitine ilişkin olduğu, davacının hizmet tespitine ilişkin bir talebinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; temyiz edenin sıfatına göre Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu karar başlığında, "fer'i müdahil" olarak belirtilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
3. Öte yandan Mahkemenin, prime esas aylık tavan miktarı dikkate alınarak işçilik alacağı dosyasından hüküm altına alınan ücretin son ayın prime esas kazancına dahil edilmesi yönündeki yaklaşımı yerinde ise de, davacının çalışmasının geçtiği son ayda (2014/5. ay) 7 gün ve 492,63-TL. ücretle çalıştığının bildirilmesi karşısında; anılan dönemde prime esas kazanç tavanı 6.961,50 TL olup, davacının 7 günlük çalışması için 6.961,50-TL/30*7=1.624,35 TL. ... tavan ücretinin dikkate alınmaması ve yine davalı işveren tarafından Kuruma bildirilen 492,63-TL. ... miktarının tavan miktardan mahsubu ile 1.131,72 TL ...'e hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalılar vekillerinin itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığındaki "..." ibaresinin silinerek yerine "Davalı ..." yazılmasına, hüküm kısmının 1. bendi silinerek yerine "Davacının davalı .... Ltd. Şirketinde ███████ dönemi için prime esas ek kazanç miktarının 1.131,72 TL olarak tespitine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!