Anahtar kelimeler: Acentecilik Sektörlerinde Sektörlerde Çekirdek Birebir Yarattığını Ünvanlı Devre Gazetesinde Ünvanın

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --------Şirketi'nin turizm, acentecilik ve devre tatil sektörlerinde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, ticaret ünvanının çekirdek unsurunun -------- ibaresi olduğunu, davalı --------- Şti. ünvanlı şirketin 04.10.2024 tarih ve --------- sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil edildiğini, davalının müvekkil şirket ile aynı veya benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, davalının ticaret ünvanının müvekkil ile birebir aynı olması sebebiyle iltibas yarattığını, ticaret ünvanını kullanma hakkının tescil ve ilan ile müvekkile ait olduğunu, davalının eylemlerinin Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca ticaret ünvanına tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenle davalı şirket ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkin edilmesini, tecavüzün tespitini, yasaklanmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, Ticaret ünvanına tecavüzün tespiti, yasaklanması, ortadan kaldırılması, davalı şirketin ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkini davasıdır.
Mahkememizce işbu dosyada, ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4) İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Ticaret unvanı, taciri diğer tacirlerden ayırt etmeye yarayan isimdir. Her tacir Kanunda öngörülen sisteme uygun şekilde ticaret unvanı seçmek, tescil ettirmek ve kullanmak zorundadır. Ticaret unvanı bir çekirdek ve ekten oluşmaktadır. Mevzuatımızda usulüne uygun şekilde tescil edilen ve kullanılan unvan Ticaret Kanununda belirtilen özel hükümler uyarınca korunmaktadır. Tescilsiz ticaret unvanları ise sadece haksız rekabet hükümlerine göre korunmaktadır. Tescille birlikte ticaret unvanı üzerindeki hak, tekel hakkına dönüşmektedir. Tekel hakkı mutlak haklar arasında yer aldığından, unvanın korunmasında zarar veya zarar tehlikesinin varlığı da aranmamaktadır. Ticaret Kanunu’ 52. Maddesinde korumanın kapsamı belirtilmiştir. Maddeye göre, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi; bunun tespitini, yasaklanmasını, haksız olarak kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüz sonucu olan durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve bir zararı oluşmuşsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Madde metni nazara alındığında, korumanın kullanılabilmesi için, ticaret unvanının tescil edilmiş olması, ticaret unvanının tacir tarafından fiilen kullanılıyor olması, ticaret unvanları arasında iktibas ya da karıştırma (iltibas) ihtimali bulunması gerekir. İltibasın konusunu başkasının ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları oluşturduğu gibi başkasına ait emtia ve iş ürünleri de oluşturmaktadır. Ticaret ünvanı açısından da iltibas, ticaret alanının konusunu oluşturan faaliyette, bir şeyin aynen veya değiştirilerek kullanılması yoluyla karışıklık yaratmak veya haksız olarak asıl şeyin getirilerinden yararlanmaya çalışmak olarak tanımlanmaktadır. İltibasın varlığı için objektif olarak bir iltibas (karıştırılma) tehlikesinin meydana gelmiş olması yeterli olup ayrıca iltibasın istenilmiş olmasına ya da gerçekleşmesine gerek bulunmamaktadır. Bu bakımdan, alıcıların farklı tacirler karşısında olduklarını anlamalarına rağmen, bu tacirler arasında idari veya ekonomik bir bağlılığın bulunduğunu düşünmeleri halinde de iltibas oluşabilmektedir. Bu kapsamda, ticaret unvanının aynısının ya da benzerinin kullanılması yoluyla alıcıların zihninde bir tacirin şahsı hakkında yanlış bir kanaat uyandırılıyorsa ve bu iki unvanın aynı kişilere ya da şirketlere ait olabilecekleri düşünülüyorsa iltibas ihtimalinin mevcut olduğu kabul edilmektedir. Özellikle uygulamada aynı olmamakla beraber benzer ticaret ünvanlarında, iltibasın varlığı için ayırt edici unsurlara bakılmaktadır. Ayırt edici unsur kanunda tanımlanmamakla birlikte doktrinde, tüm ticaret unvanının yerine ve onu ifade etmek üzere yalnız başına ve bağımsız olarak kullanılabilen sözcüğe “ticaret unvanının ayırt edici unsuru” denilmektedir. Faaliyet alanı bakımından ise uygulamada, faaliyet alanlarının ortak olması gerektiğine dair kararlar olduğu gibi, faaliyet alanının ortak olmasının önemli görülmediği kararlar da bulunmaktadır. Daha sonradan verilen kararlarda, ibarenin kazandığı ün ve müşteri potansiyelinden yararlanılmak istenildiği durumlarda, faaliyet alanının ortak olmasının sadece iltibası artıracak unsur olarak değerlendirildiği görülmektedir. 5) SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, Ticaret Sicilinden gelen verilere göre, davacı ve davalının otelcilik meslek grubunda yer aldığı, davacının sicile 2016, davalının ise 2024 yılında kayıt olduğu, Her iki şirket unvanına bakıldığında, “---------” ibaresinin ayırt edici unsur olduğu, iki şirketin faaliyet alanı nazara alındığında davacının turizm ve otelcilik sektörlerinde daha önceden tescilde bulunduğu için “---------” İbaresi üzerinde tekel hakkı bulunduğu, bu hakka aynı faaliyet alanında başkaları tarafından iştirak edilemeyeceği bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu incelenmiş olup; davanın, Ticaret ünvanına tecavüzün tespiti, yasaklanması, ortadan kaldırılması, davalı şirketin ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olduğu, Ticaret Sicilinden gelen verilere göre, davacı ve davalının otelcilik meslek grubunda yer aldığı, davacının sicile 2016, davalının ise 2024 yılında kayıt olduğu, Her iki şirket unvanına bakıldığında, “----------” ibaresinin ayırt edici unsur olduğu, iki şirketin faaliyet alanı nazara alındığında davacının turizm ve otelcilik sektörlerinde daha önceden tescilde bulunduğu için “----------” İbaresi üzerinde tekel hakkı bulunduğu, bu hakka aynı faaliyet alanında başkaları tarafından iştirak edilemeyeceği, davacının davalının ticaret ünvanının silinmesi talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalı şirketin ticaret unvanının silinmesine,
2-Karar kesinleştiğinde bir suretinin gereği için Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
3-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 12.827,50 TL yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harç toplamı 13.255,10-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!