Anahtar kelimeler: Çekten Emek İbrazında Çeke Karakolunda Akıbeti Takas Duyurusunda Başvurduğunu Muhatap

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; █████/2020 düzenleme tarihli çekin müvekkil tarafından ...'ya takas için ibrazında █████/2020 tarihinde çekin karşılıksız yazıldığını, ...'ın Emek Şubesi'ne muhatap bankanın karşılıksız çekten sorumlu olduğu 2.250-TL'nin tahsili için başvurduğunu ancak banka tarafından çekin sahte olduğu gerekçesiyle çeke el konularak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ,polis karakolunda müvekkilini ifadesi alınarak serbest bırakıldığını, çekin akıbeti ile ilgili bilgi almak için 2 ay sonra polis karakoluna gittiğinde çekin adli emanete teslim edildiğini,kriminal incelemede çekin sahte olmadığının görüldüğünü ancak ilerleyen süreçte çekin bulunamaması üzerinde savcılığın soruşturma başlattığını, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, çekin kararın verilmesinden dört ay sonra müvekkilin eline geçtiğini, müvekkilin tacir olması sebebiyle, davalının gerçekleştirdiği haksız işlem neticesinde uzunca bir dönem şüpheli sıfatıyla bulunduğunu, çekin eline 504 gün boyunca geçmediğini manevi zarara uğradığını ileri sürerek davalı aleyhine olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 50.000-TL manevi tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; davacı tarafından, yetkili hamil sıfatı ile keşidecisi dava dışı .....Ltd. Şti. olan 01.04.2020 keşide tarihli ve 92.350-TL bedelli çeki takas yolu ile tahsil için dava dışı ... A.Ş'ye ibrazında karşılıksız çıkması sebebi ödemekle yükümlü olunan bedelin tahsili için müvekkili bankaya başvurulduğunu, ancak müvekkili banka tarafından,aynı keşideciye ait ve davaya konu çek ile aynı seri numarasına sahip fakat farklı keşide tarihi ile farklı bedelde bir başka çek bilgisi uyarısı verildiğinden adı geçen çekin ikiz çek / sahte çek olabileceği şüphesi ile çeke el konularak Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiğini, çekin ibrazında müvekkili muhatap bankanın bir takım yükümlülükleri bulunduğunu, kendisine ibraz edilen çekin sahte veya tahrif edilmiş olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, kendisine ibraz edilen çekin sahte veya tahrif edilen anlar veya en azından şüphe duyarsa hamile çek bedelini ödememe durumunda kalabileceğini, zira banka bu tür bir çeki ödediği takdirde doğan zarardan dolayı kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davaya konu sahteliğinden şüphelenilen çek ile aynı keşideciye ait ve davaya konu çek ile aynı seri numarasına sahip fakat farklı keşide tarihi ile farklı bedelde bir başka çek bilgisi uyarısı verildiğinden adı geçen çekin ikiz çek / sahte çek olabileceği şüphesi ile çeke el konulduğunu, müvekkili Bankada bulunan kayıtlar ile ibraz olunan çek arasında uyumsuzluk dikkate alındığında ödeme yapmaması ve sahte çek ile ilgili işlemlere başlamış olması nedeniyle bankanın kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece; hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemeyeceğini daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edileceği, hak arama özgürlüğü,sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamayacağı,yerinde kullanıldığının kabulü için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olmasının da zorunlu olmadığı, şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterli olduğu, başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğunun kabulü gerektiği, aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılacağını, somut olayda, davalı banka tarafından çekin ibrazında sahte olabileceğinden şüphelenildiği,C Savcılığına hitaben yazılan ihbar dilekçesi ile şüpheli adı belirtilmeden sahte çek ihbarında bulunulduğu, ihbar üzerine Ankara CBS'nin ██████████ Numaralı Soruşturma dosyası ile dosya davacısı... ve dava dışı ... hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma başlatıldığı, davacının soruşturma kapsamında yaklaşık 1 saat kadar göz altında kaldığı, akabinde salıverildiği, alınan kriminal rapor ile çekin sahte olmadığının ortaya çıkması üzerine soruşturma sonunda Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, soruşturmada verilen karar sonrası davalı bankanın asgari çek sorumluluk tutarını ödediği, gerekçesiyle, davalının çek ibrazında yasal düzenlemeler kapsamında kontrol yükümlülüğü bulunduğu gözetildiğinde, davalının şikayetinin-ihbarının hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili; davalı banka kusursuz sorumluluğa sahip olduğu somut olayda bir de üstüne kusurlu davrandığını çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibinin de geç açılmasına ve belki de icra takibinin de neticesiz kalmasına neden olduklarını, ibrazdan iki gün sonra yani 25.08.2023 tarihinde çekin asgari ödeme tutarı eksik ödendiğini, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şeref, haysiyet, ticari itibar gibi kişilik hakkının ihlal edilmiş olması, ihlali gerçekleştiren fiilin hukuka aykırı olması, ihlal neticesinde manevi zarar meydana gelmesi, zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağının kurulması ve nihayet failin -kural olarak- kusurlu olması şartlarının olması gerektiğini, ibraz edilmiş çeke davalı yanca el konularak sahte olduğunun iddia edildiği ve suç duyurusunda bulunularak müvekkili uzun bir dönem şüpheli konumda kalmasına sebep olunduğunu, söz konusu suçların yüz kızartıcı suçlar olduğundan müvekkilin kişilik hakları dahilinde ticari itibarının önemli ölçüde zedelendiğini, çekin müvekkilin eline ancak 504 gün sonra geçtiğini, davalının iddialarının tamamıyla gerçek dışı olduğunun soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla ortaya çıktığını, manevi zararın, davalının haksız işleminden kaynaklanması sebebiyle fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu,davalının kusurlu olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava; haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Davalı bankanın sahte çek ihbarı üzerine başlatılan Ankara CBS'nin ██████████ esas numaralı soruşturma dosyasında, dosya davacısı... ve ... hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma başlatıldığı, alınan kriminal rapor ile çekin sahte olmadığının ortaya çıkması üzerine yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.Sahtelik iddiasına konu çekte, davacı...'in hamil olduğu, çekin 01.04.2020 tarihinde takas sisteminde ibraz edildiği, karşılıksız çıktığı, akabinde 03.04.2020 tarihinde banka asgari sorumluluk tutarının ödenmesi için davalı bankaya ibraz edildiği, çekin sahte olduğundan bahisle işleme alınmadığı, taraf beyanlarından çekten dolayı banka sorumluluk tutarının 25.08.2023 tarihinde davalı banka tarafından ödendiği, davacı tarafından dava konusu çek alacağının tahsili amacıyla, dava dışı borçlulara karşı 90.125-TL asıl ve toplam alacak üzerinden █████/2021 tarihinde İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.TTK'nın 812(1) maddesi uyarınca "sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur;.."Davalı banka tarafından ise, çekin sistem kontrolü sırasında sahte olduğundan şüphelenildiğini,durumun bir tutanakla tespit edilerek Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulduğu, kendilerinin bir kusurunun olmadığı, soruşturma sonunda çekin sahte olmadığı ortaya çıkınca banka asgari sorumluluk tutarının ödendiği savunulmuştur. Kural olarak suçluları kovuşturmaya yetkili makamlara yapılan şikayetler, ihbarlar, kişisel ceza davaları hukuka aykırı değildir. Bir hak sahibi olduğu kanısında bulunan ve bu kanısını kuvvetlendiren kanıtlara da sahip olan kimsenin Anayasa, Usul Yasaları, İcra ve İflas Yasası ile kendisine tanınan hak arama özgürlüğü kapsamında yargı ya da icra mercilerinden bir hak istemek biçiminde ortaya çıkan davranışı hukuka aykırı sayılamaz. Ne var ki, toplumsal göreve aykırı bir yolda kullanılan ya da salt kötü düşünce ile ve karşı tarafı zararlandırmak amacıyla yapılan ve temelindeki olaylar uydurma olan ihbar ve şikayetler ile takipler hukuka aykırı sayılabilir. Ağır sonuçları olan şikayet ve ihbarın yapılmasından önce özellikle, bunun yeterince ciddi ve inandırıcı kanıtlarla desteklenmesi ve hiçbir zaman acele davranılmaması, uzak ihtimallere göre hareket edilmemesi gerekir. Şikayeti veya başvuruyu destekleyen bir emare bulunmadan, durum şikayetçi tarafından gerektiği biçimde ve yeterli olarak araştırılmadan, hafiflikle hareket etmek tazminatla sorumluluğu gerektirir. Buna karşılık, karşı tarafı zararlandırmak amacı gütmeyen, şikayeti haklı kılacak derecede kanıt ya da emare bulunan ve hafiflikle hareket edilmeyen ihbar ve şikayetler sonucunda müracaatın takipsizlik veya beraat kararı ile sonuçlanmış olması mutlaka şikayetçinin tazminatla sorumlu tutulmasını gerektirmez. Aksine düşünce, Anayasa'nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğurur ve böyle bir tehdit altında bulunan kişi Anayasa güvencesi altında bulunan hak arama özgürlüğünü yitirmiş olur. Somut olayda davalı banka sisteminin aynı keşideciye ait aynı seri numaralı çek bulunduğu uyarısı nedeniyle çekin sahte olabileceği şüphesi oluştuğu,bu nedenle bildirimde bulunan davalı bankanın sahte çeki ödemesi nedeniyle hukuki sorumluluğu da bulunduğu dikkate alındığında şikayeti davacıyı zararlandırma amacıyla yapmadığı veya hafiflikle yaptığının kabul edilemeyeceği dikkate alındığında davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 150-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026