Anahtar kelimeler: Montunun Cebinde Bam Sokak Bono Kıymetli Yazim Bedelli Mahallesi İzmir

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)BAM KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;█████/2026 günü .... mahallesi.... sokak üzerinde davacının montunun cebinde bulunan 2, 3, 4 ve 5 numaralı toplam 800.000,00 TL bedelli 4 adet senedin davacının eski kız arkadaşı olan .... ve ....'nin kız kardeşi .... tarafından çalındığını, davacının █████/2026 tarihinde Şehit Çoşkun Erçin Polis Merkezi Amirliğine başvurarak senedi çalan kişiler hakkında şikayette bulunduğunu, davacının senetlerin çalınması nedeniyle mağduriyet yaşadığını, harç ve yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücünün bulunmadığını beyan ederek adli yardım kararı verilmesini, senetlerin 3. kişilere ödenmesinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE
: "...,Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.Dava dilekçesinde dava konusu senetlerin .... ve ... isimli şahıslar tarafından çalındığının ve şahıslar hakkında kollukta şikayetçi olunduğunun beyan edildiği, davacının senetlerin kim tarafından çalındığını bildiğini beyan ettiği, senetlerin zayi olmadığı, menfi tespit davasına konu olabilecek bu hususta senetlerin iptalinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, davanın hasımsız olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gereğince tensiben aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; " Davanın REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının hem maddi hukuka hem de usul hukukuna aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 651. maddesi uyarınca kıymetli evrakın zayi olmasının yalnızca kaybolma halini değil; çalınma, yağma ve hak sahibinin iradesi dışında elinden çıkma hallerini de kapsadığını, yerel mahkemenin “çalınan kişi biliniyor, zayi yoktur” şeklindeki değerlendirmesinin kanuni düzenlemeyle bağdaşmadığını, kararda ayrıca uyuşmazlığın menfi tespit davasına konu olabileceğinin ifade edildiğini, oysa menfi tespit davasının, borçlu olduğunu iddia eden alacaklıya karşı borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılan bir dava türü olduğunu, somut olayda davacının bononun borçlusu olmadığını, aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını, uyuşmazlığın borç ilişkisinin varlığına değil, senedin rıza dışı elden çıkmasına ilişkin olduğunu, bu nedenle olayın menfi tespit davası kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bununla birlikte, yerel mahkemenin davayı hasımsız olması ve usul ekonomisi gerekçesiyle tensiben reddettiğini, deliller toplanmadan, hamil sıfatı araştırılmadan ve zayi şartları değerlendirilmeden esasa girilmediğini, oysa uyuşmazlığın maddi hukuka ilişkin değerlendirme gerektiren bir nitelik taşıdığını, kıymetli evrakın tedavülde bulunma ihtimali ve iyiniyetli üçüncü kişilere geçme riski karşısında, zayi davası hak sahibinin korunmasına yönelik özel ve zorunlu bir dava türü olduğunu, yerel mahkemenin kanuni koruma mekanizmasını işletmek yerine, hukuki nitelendirmede hataya düşerek davayı sonuçlandırdığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultususnda istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince █████/2026 tarih ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı ile; dava konusu senetlerin kim tarafından çalındığını bildiğini beyan ettiği, senetlerin zayi olmadığı, menfi tespit davasına konu olabilecek bu hususta senetlerin iptalinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, davanın hasımsız olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gereğince tensiben aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.TTK'nın 757. Maddesinde " (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.758. Maddesinde "(1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.(2) Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.759. Maddesinde " (1) Poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Tüm bu bilgiler ışığında; Davacı tarafça dava konusu senetlerin kim/kimler tarafından çalındığının belirtilmesi, dava konusu senetleri halihazırda elinde tutup bulunduran kişi veya kişileri de bildiği anlamına gelmemektedir. Zira senetlerin çalınması akabinde el değiştirmesi olağan ve sıkça karşılaşılan bir durumdur. Kaldı ki davacı tarafça ve mahkemece dava konusu senetleri halihazırda elinde tutup bulunduran kişi veya kişiler belirlense dahi TTK'nın 758. Maddesi uyarınca mahkemece yapılacak işlem davacıya iade davası açması için uygun bir süre vermek ve dava açıp açmamasına göre hüküm tesis etmektir.Dolayısıyla ilk derece mahkemesince TTK 757 ve devamı maddeleri gözetilerek deliller toplanıp karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamıştır.Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2026 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde iadesine,5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026