Anahtar kelimeler: İlişkiden Tllik İlişki Menfi Defterlerden Fatura Takibi Takibe Faturalar Faturalara

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; davalı tarafından, davacı müvekkili aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu olan faturalar, █████/2020 tarihli, ... Fatura No.lu, 65.000-TL'lik ve █████/2020 tarihli, ... Fatura No.lu, 11.500-TL tutarlı olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında takibe konu faturalara ilişkin herhangi bir ticari ilişki kurulmadığını, ticari kayıt ve ticari defterlerden anlaşılacağı üzere, davalı şirket söz konusu malları müvekkili şirkete teslim etmediğini, teslime ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığını,taraflar arasında, söz konusu malların satışı ile ilgili herhangi bir anlaşma dahi bulunmadığını, davalı şirket müvekkili şirkete karşı kötü niyetli şekilde fatura kesmiş olup, faturaya konu mallar müvekkili şirkete teslim edilmediğini, fatura tek başına alacağın varlığına delil sayılamayacağı,teslimin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini,tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine,davalının kötü niyetli takip yapması nedeni ile icra takip tutarının % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili; davaya gerekçe olarak davaya konu faturalara ilişkin ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini, teslime ilişkin herhangi bir yazılı delilin bulunmadığını müvekkil şirketle aralarında herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen fatura düzenlenerek kendilerine icra takibi başlatıldığını iddia ettiklerini, ancak davacı şirket dilekçesindeki beyanlarında açık olarak çeliştiğini, dilekçelerinin başlangıç kısmında taraflar arasındaki ticari ilişkinin olmadığını iddia eden davacı şirket, dilekçelerinin devamında ise ürünlerin teslim edilmediğini iddia ettiğini, açıkça davacı yanın bu beyanları kötü niyetli olarak kendilerini borçtan kurtarmaya yönelik olduğunu,taraflar arasında yıllardır süregelen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı tarafın yaptığı işlerden dolayı büyük sıkıntılar yaşamakta ve ekonomik açıdan zor günler geçirdiğini, müvekkil şirketin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, ürünleri hazırlayarak sipariş onay formları düzenlendiğini, ürünleri bir nakliye şirketi ile anlaşarak davacı şirkete gönderdiğini, bu nakliye işlemine ilişkin şirketlerince fatura düzenlendiği ve yine dosya içerisine ekleyecekleri fotoğraflar ve whatsapp kayıtlarından da ürünlerin teslim edildiği ve kullanıma sunulduğunun görüleceğini beyanla haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile "█████/2020 tarihli ... seri nolu fatura 65.000-TL - █████/2020 tarihli ... seri nolu fatura 11.500-TL" borcun sebebi gösterilerek 76.500-TL asıl alacak ve 10.199,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.699,81- TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, takibe itiraz edilmemesi nedeni ile takibin kesinleştiği, 65.000 TL bedelli faturanın "kapalı tip engelli platformu" açıklaması ile 11.500-TL bedelli faturanın ise "açık tip engelli platformu" açıklaması ile düzenlendiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediği, bilirkişi raporu ile, davalının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.500-TL alacaklı olduğu, kendi defterlerine göre alacağın kaynağının takip ve dava konusu faturalar değil 27.500-TL bedelli çekin iadesinden kaynaklandığı, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 70.500-TL alacaklı olduğu, fatura konusu ürünlerin tesliminin ispat edilemediği, davacı tarafından faturaların BA formunda beyan edilmediği rapor edildiği, her ne kadar bilirkişi tarafından davacının BA formları ile dava konusu faturaları bildirmediği tespit ve beyan edilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan davacıya ait BA formlarının incelenmesinde davacı tarafından davalıdan 65.000- TL ve 11.500- TL bedelli mal/ hizmet alındığına dair beyanda bulunulduğu, davacı tarafın resmi bir kuruma dava konusu mal veya hizmeti teslim aldığına yönelik beyanının kendisini bağlayacağı (Yargıtay 19.HD'nin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı) ve bu hali ile davalının fatura konusu ürünleri davacıya teslim ettiği anlaşılmış, davacı tarafından fatura bedellerinin ödendiği iddia edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
: Davacı vekili; davalının mal/hizmeti teslim ettiğine dair somut delil sunmaması gerek de bilirkişi raporu hiç yokmuş gibi açıkça hukuka aykırı şekilde ████████ karar numarasıyla davanın reddine karar verildiğini, davalı şirket, Müvekkil şirkete karşı kötüniyetli şekilde fatura kesmiş olup, faturaya konu mallar Müvekkil şirkete teslim edilmediğini, fatura tek başına alacağın varlığına delil olmadığını, akdin varlığında uyuşmazlık çıktığı takdirde, akdi inkar eden tarafa karşı, akdin varlığını iddia eden taraf MK.6.maddesi hükmünce bu iddiasını ispat hukuku yönünden HMK.200 ve devamı hükümlerindeki koşullarla ispatlamak zorunda olduğunu, “Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi, fatura düzenleyene karşı borçlu duruma düşürmediği" davalı tarafın fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin olarak sunduğu “sipariş onay formu”, “sipariş ve ölçü alma formu” ve nakliye faturasında davacının adının ve adresinin ya da davacı ile ilişkili olabilecek başkaca bir adresin yazılı olmadığının görüldüğünü, diğer bir ifade ile davalı tarafın fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin olarak sunduğu belgeler üzerinde davacı ile ilişkilendirilebilecek anlamlı ve somut bir veri tespit edilemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan iki adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı -HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) " hükümlerine yer verilmiştir.
Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin 05.04.2023 tarihli ara kararı davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından inceleme günü mazeret bildirilerek ticari defterlerin ibraz edileceği bildirilmiş ise de incelemeye ticari defterlerini sunmamıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda davalının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davalının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtlarının davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davalı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davacı 2020 yılında düzenlenen üç adet faturayı vergi dairesine (BA formunun 13 ve 15 sayfalarında) bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde davacının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı malların teslim almadığını, davalı tarafından teslimin kanıtlanması gerektiğini ileri sürmüş ise de; vergi dairesine yaptığı bildirimde davalıdan mal aldığını kabul ettiği sonucuna varıldığından davacı vekilinin istinaf nedeni dinlenebilir bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı takip tarihi itibari ile davacıdan alacaklı olduğunu ticari defterleri, davacının BA formu ile kanıtladığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!