Anahtar kelimeler: Doğumuna Manisa Davalıborçlu Ara Tanzim İlişki İhtiyati Faturalar Haciz Borç

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ
: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: █████████ EsasDAVA
: İTİRAZIN İPTALİ/ İHTİYATİ HACİZKARAR TARİHİ
: █████/2026İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:A) İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI;İlk Derece Mahkemesi istinaf başvurusuna konu ara kararında;"...Davacı vekili dava dilekçesinde
:"Müvekkil davacı .... ile Davalı/Borçlu arasında borç doğumuna neden olan ticari ilişki çerçevesinde tanzim edilen faturalar incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki olduğu görülmektedir. Davalı şirket, bu faturalara ilişkin olarak takip konusu yapılan borcunu ödenmemiştir. Bunun üzerine tarafımızca Manisa İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ██████████E. dosyası ile faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Davalı/borçlu şirketçe iş bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak 20.12.2024 tarihinde itiraz edilmiştir. İş bu haksız ve hukuka aykırı itiraz üzerine tanzim edilen 23.12.2024 tarihli tensip ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı/Borçlu yan 20.12.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle: Alacaklı tarafından her ne kadar, müvekkil şirketten fatura alacağı olmasından bahisle icra takibi başlatılmışsa da tarafların arasında böyle bir borç ilişkisi bulunmamaktadır.” şeklinde itiraz etmiş ve iş bu itiraz neticesinde Manisa İcra Dairesi Müdürlüğü, █████/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar vermiştir. Ancak davalı/borçlu yanın yapmış olduğu itiraz hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsizdir. Şöyle ki; Davalı Şirket, takip dayanağı faturalar kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre olan 8 günlük süre içerisinde itiraz etmemiştir. Diğer bir ifade ile fatura içerikleri Davalı Şirketin kabulündedir. Bu sebeple davalının borçlu olmadığına yönelik iddiaları yersizdir. Bu nedenlerle davalı/borçlunun iş bu itirazı hukuki dayanaktan yoksun olup gerçekle bağdaşmamaktadır. Davalı/borçlu sırf zaman kazanmak gayesi ile genel ifadelerle ve herhangi bir sebep, dayanak göstermeden itirazda bulunarak müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemiştir. Tüm bu hususlar da göstermektedir ki, müvekkil şirket var olan ve muaccel olan bir alacağını takibe koyup tahsilini talep etmiştir. Aynı hususlar, varlığı kesin olan alacak konusunda tarafları konusu alacağı hukuka uygun, belli, likit ve herkesçe bilindiğini göstermektedir. Müvekkil şirket, davalı/borçlu ile anlaştığı üzere üzerine düşen edimleri gereği gibi ve tam olarak yerine getirmiştir. Diğer bir ifade ile müvekkil şirket anlaşma gereği tüm edimlerini ifa etmiştir. Açıklamaya çalıştığımız tüm bu nedenlerden ötürü, davalı/borçlunun itirazları tamamen zaman kazanmak ve takibin durmasını sağlamak amacıyla kötü niyetli olduğundan takibin devamını sağlamak ve haksız itirazın bertaraf edilmesi için öncelikle zorunlu olan Dava şartı Arabuluculuğa başvurulmuş ancak taraflar, uyuşmazlık konuları üzerinde anlaşamamışlardır. İZMİR ARABULUCULUK BÜROSU 2024 / 182416 ARABULUCULUK NO'LU DOSYASI ÜZERİNDEN SON TUTANAK ( tanzim edilmesi ile Mahkemeniz nezdinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. davalı/borçlunun kötüniyeti hakkında açıklamalarımız yukarıda ibraz ettiğimiz tüm evrak da göstermektedir ki, davalı/borçlu bildiği, belli olan ve tartışmasız olan alacağa haksız, hukuka aykırı şekilde itiraz etmiştir. Bu sebeple de aşkın zararlarımıza dair talep ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. Ayrıca davalı/borçlu, hukuka aykırı şekilde vadesi geçmiş olan borcunu ödemediğinden ve bu ödemenin temini için açılan takibe hukuka aykırı şekilde itiraz ederek iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden kötüniyetli olduğu açıkça ortada olup ayrıca bu konuda da yaptırım uygulanması gerekmektedir. Bu sebeple de HMK m.329 maddesi uyarınca ayrıca idari para cezasına ve lehimize vekalet ücretine hükmedilmesini talep ediyoruz. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, davalı yanca takibe haksız ve hukuka aykırı olarak tamamen zaman kazanma gayesi ile itiraz edilmiştir. Zira davalı itirazına dayanak herhangi bir delil de ibraz etmemiştir. Bu sebeple de iş bu davada yargılamanın devamı sonrasında davamızın kabulüne dair verilecek kararın ifa edilebilir olması ve sonuçsuz kalmaması için davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ediyoruz. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı; öncelikle muaccel olan ve rehinle temin edilmemiş olan para alacağının tahsili için açılan takibe sırf zaman kazanmak ve alacaklılarını zarara uğratacak tasarruflarda bulunmak gayesi ile kötüniyetle itiraz ederek iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı/borçlu hakkında iş bu davada verilecek kararın ifa edilebilir olması ve sonuçsuz kalmaması için davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile 3. şahıslarıdaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan borç doğurucu ilişkiden kaynaklanan, belli ve hukuka uygun olan alacağa herhangi bir sebep belirtmeden hukuka aykırı, haksız ve zaman kazanma gayesi ile itiraz eden davalı-borçlu şirketin hukuka aykırı bu itirazının iptali ile takibin tümüyle devamına, haksız ve hukuka aykırı itirazı sebebiyle takibi durdurarak müvekkil şirketi zarara uğratan davalı-borçlu şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, haksız ve hukuka aykırı itirazı ile iş bu davayı açmaya sebebiyet vererek kötüniyetli olduğunu açıkça ortaya koyan davalı aleyhine HMK m.329/1 uyarınca asgari ücret tarifesinden ayrı vekâlet ücretine ve HMK m.329/2 uyarınca idari para cezasına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına saygıyla dilerim." karar verilmesini talep etmiştir.Talep; ihtiyati hacze ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi incelenmekle;Dava konusu alacağının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat şartı olmadığı..." gerekçesi ile, davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.B) İSTİNAF NEDENLERİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinden özetle;Müvekkilinin davalı ile arasında borç doğumuna neden olan ticari ilişki çerçevesinde tanzim edilen faturalar incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin bu faturalara ilişkin olarak takip konusu yapılan miktarın davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının yaptığı itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının yasal süre içinde faturaların içeriğine itiraz etmediğini ve faturaların kesinleştiğini, bu sebeple davalının borçlu olmadığına yönelik iddialarının yersiz olduğunu, davalı tarafın itirazı üzerine verilen karar ile müvekkilinin şirket alacağını tahsil edemediğini, telafisi güç zararlara uğradığını, bu sebeplerle haksız itirazın iptali ve takibin devamı ile müvekkilinin uğramış olduğu ekonomik zararların telafisi için ilk derece mahkemesi nezdinde bu davanın tesis edildiğini, bu davada ayrıca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ancak ilk derece mahkemesi ara karar ile ihtiyati haciz talebini hukuka aykırı şekilde reddettiğini, davalının takibe haksız ve hukuka aykırı olarak tamamen zaman kazanma gayesi ile itiraz ettiğini, zira davalılar itirazına dayanak herhangi bir delil ibraz etmediğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu içtihatlarınında bu yönde olduğunu, İİK madde 257 hükmünden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz talep edenin bir para borcunun alacaklısı olduğunu, bu borcun rehinle temin edilmemiş olduğunu, borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, yasada sayılan şartların yaklaşık ispat edilmesinin yeterli olduğunu, bu ispat niteliği gereği klasik yargılamadaki gibi kesin ispat düzeyinde olmadığını, yaklaşık ispatın mahkemenin kanaatini oluşturmaya yetecek düzeyde deliller sunmayı gerektirdiğini, mahkemenin, talep edenin ileri sürdüğü alacağın gerçekten varlığını ve muacceliyetini kuvvetle muhtemel veya ağır basan ihtimal şeklinde görmesinin yeterli kabul edildiğini, dava dilekçesinde ihtiyati haciz talepleri ile ilgili olarak yeterli açıklamayı yapmış olduklarını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen mail yazışmalarından da görüleceği üzere davalı şirketin müvekkil şirkete borçlu olduğunu, borçlu şirket tarafından bu mail yazışmalarında da borcun varlığının kabul edildiğini, bu sebeple de bu davada yargılamanın devamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini, yargıtay içtihatlarınında bu yönde olduğunu, ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.C) DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: █████/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: █████/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarı ile sorumlusunun yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve █████████ Esas sayılı dosyasında ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen █████/2025 tarihli ARA KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.