Anahtar kelimeler: Rekreatif Perşembe Dolgu İklim Jeoloji Çevresel Şehircilik Mevkiindeki Kıyı Valiliği
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR)
: 1- ... 2-... ... 29-...
VEKİLLERİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Ordu İli, Perşembe İlçesi, ... Mahalle Mevkiindeki "Perşembe Kıyı Düzenleme ve Rekreatif Amaçlı Dolgu Projesi" için Ordu Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından alınan ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, Jeoloji Mühendisi, Çevre Mühendisi, İnşaat Mühendisi (Ulaşım), Hidrolog, Hidrobiyolog, Biyolog ve Şehir Plancısı bilirkişilerden oluşan heyet ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan Kök ve Ek Bilirkişi Raporlarının birlikte incelenmesinden; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına konu “Perşembe Kıyı Düzenleme ve Rekreatif Amaçlı Dolgu Projesi"nin; Ordu ili, Perşembe ilçesi, ... Mahalle sınırlarında mevcut sahil yolu kenarında kıyı kenar çizgisi sonrasında rekreatif amaçlı kullanılması amacıyla 660 m’lik kıyı şeridi boyunca şev altında 56.226 m2 alanda ve şev üstünde 44.716 m2 alanda 217.205 m3 dolgu yapılması şeklinde olduğu, proje alanının deniz kenarında yer alması, deniz suyu ile etkileşim içinde olması, alüvyon zeminin oturma ve taşıma gücü değerinin ani değişmesi nedenlerine bağlı olarak alanda proje yapıları için önlemler alınması gerektiği, bu bağlamda, proje alanına yönelik kapsamlı bir “Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu” ve sonuçsal bir batimetri haritası bulunmasına ve proje 600 metrelik bir kıyı şeridini kapsamasına rağmen alan özelinde projeye yönelik bir “Hidrografik ve Oşinografik Etüt Raporu”nun, yüzey sedimenti örneklemelerinin, analizlerinin ve sediment dağılım haritasının, sığ sismik etüt çalışmalarının ve taramalı sonar çalışmalarının, kaplama ve mozaik haritalarının, akıntıların zamana dayalı hız ve yön grafiklerinin ve dağılımlarının, Deniz Suyunun Oşinografik Parametrelerine CTD (Sıcaklık-Tuzluluk-Yoğunluk) ilişkin ölçümlerin, bölgede dalga ve akıntı koşulları neticesinde oluşabilecek olası kıyı deformasyonlarının belirlenmesi amacıyla proje sahası ve çevresindeki akıntı sistemini tanımlamak için akıntı ölçümlerinin ve izleme (numune) analizlerinin yapılmadığı, yerleşime uygunluk açısından proje alanının “Önlem Alınabilecek Nitelikte Stabilite Sorunlu Alanlar (ÖA-5.2)” olarak tanımlanmış olmasına ve bu tür alanlarda yağışlı mevsimlerde oluşan yüzey sularının ve sızıntı sularının uzaklaştırılması gerekmesine rağmen; özellikle yağış sularının drenajı konusunda PTD ‘de alan özelinde olmayan ifadeler dışında, bu drenajların hangi boyut ve cins yapısal elemanlar kullanılarak nerelere yapılabileceği ile ilgili bir değerlendirme de yapılmadığı, proje alanında doğusunda Karabalçık ve batısında Topal Deresi olmak üzere akar dereler olduğu, yine membasında bu dereleri besleyen akar derelerle ayrıca proje alanının içerisinden mansaplanan yan derelerin de olduğu, Karadeniz’e dik mansaplanan bu tür derelerin yine Karadeniz’e paralele geçirilen ulaşım yolları ve bu yolların geçiş yapıları olan köprülerin yetersiz ayak açıklıkları nedeni ile şiddetli yağışlarda yağışın hızla akışa geçtiği bu tür dolgu alanlarda tıkanma ve geri basmalara yönelik taşkın sorunları meydana getirdiği bilinmesine rağmen PTD’de bu konunun genel ifadelerle irdelendiği, proje kapsamında yer alan bu tür alanların büyük kısmının akış sorunları ve drenaj eksiklikleri yanında deniz suyu girişimi ve rüzgâr-dalga-aşındırma etkileri ile yerleşime uygunluk açısından “Sorunlu Alanlara (ÖA-5.3)” dönüşebildiği, yüzey sularının ve özellikle yağış sularının toplama ve uzaklaştırılmasının veya doğal yollardan denize boşalımının engellenmeden nasıl gerçekleştirileceğinin PTD'de irdelenmediği, dava konusu işleme dayanak PTD'de kullanılacak anroşman malzeme ocağının belirlenmesine rağmen bu ocaktaki malzemenin özelliklerinin deniz ortamı için uygun özellikte ağır metal içermeyen tuzlu su, dalga,sıcak,soğuk gibi fiziksel etmenlerden ve deniz suyunda bulunan çözücülerden etkilenmeyecek katitede olup olmadığının ve çevresel etkilerinin tespit edilmediği, kıyı yapılarında kullanılmak üzere malzeme seçilirken malzemelerin yapısal özellikleri, durabilite, uyumluluk, maliyet ve temin edilebilirlik hususları yönünden özelliklerinin tespitine dair deneysel değerlendirmelerin PTD'de yer almamasının önemli bir eksiklik olduğu, PTD'de belirlenen taş ocağından yılda 11.000 adet kamyon kullanılacağı, kamyon başına tonaj miktarının 20 ton olduğu belirtilmekte olup bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda kamyonların günlük yaklaşık 30 sefer yapacağı, gidiş-dönüş yapacağı kabulüyle 60 sefer olacağı ve yıllık toplam sefer sayısının 21.600 olacağı, PTD'de ise malzeme taşıyacak kamyon trafik değerlerinin 11.000 olarak verildiği, trafik yüküne etkisinin çok daha fazla olacağı, yapılan hesaplamaların uygun olmadığı, ilçe merkezindeki trafiği önemli ölçüde riskli hale getireceği, PTD'de bölgeye özgü bitki ve hayvan türlerinin yeterince değerlendirilmediği, yetersiz floristik ve faunistik verilerin sadece literatür üzerinden sağlandığı, faaliyetin etki alanında endemik ve nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin yeterli değerlendirmelerinin yapılmadığı, verilen türlerin güncel olmadığı ve proje alanında(Karadeniz'de) yer alan canlıları yansıtmadığı, projenin denizel canlılar üzerinde oluşturacağı etkilere ve bölgede yaşadığı bilinen avlanması yasak kapsamında olan türlerin nasıl korunacağına PTD'de yer verilmediği, proje alanına çok yakın(25m) konutlar bulunduğu, çalışma alanı ile yerleşim yerlerinin arasında herhangi bir gürültü kesici doğal bir engelin bulunmadığı, yapılan gürültü hesaplamalarında bulunan değerlerin yönetmelik sınır değerlerinin üzerinde olduğu, toz emisyonu açısından faaliyetin belirtilen değerlerden daha fazla etki yapacağı, PTD'de etki alanı sınırı hakkında 50 metre olabileceği şeklinde net olmayan ifadeler kullanıldığı, bununla birlikte proje etki alanının harita üzerinde belirlenmesi dışında sınır belirlemede kullanılan kriterlerin bilimsel ve nesnel gerekçelere dayandırılarak açıklanmadığı, dolgu alanında önerilen "fuar alanı ve açık spor alanı, park, otopark" gibi düzenlemelerin kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesis kapsamına girmediği, kıyıda olmalarının zorunlu olmadığı, bu kullanımları üretmek için dolgu yapımının Kıyı Kanunu'na aykırı olduğu, dolgu yapılma gerekçelerinin bilimsel, nesnel ve teknik nedenlere dayandırılmadığı, bu nedenlerle PTD’deki şekli ile bu etkilerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde kalmasını sağlayacak önlemlerin alınmadığı, proje kapsamındaki faaliyetin konusu, işletme yöntemi, tesisler, tesislerin yapımı, üretim sürecindeki çevresel etkiler, faaliyetin çevresel etki alanı, süresi boyunca faaliyetin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi için alınması taahhüt edilen alan özelinde olmayan teorik ve genel önlemlerin etkin ve yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka, mevzuata ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin mevzuata uygun olarak tesis edildiği,
Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hukuka aykırı olduğu, dava konusu proje konusunda ilgili kurumların görüşlerinin alındığı, bilirkişi raporunda kurum görüşlerinin yok sayıldığı, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediği, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında Müdahil tarafından; davalı idarenin temyiz gerekçelerine ek olarak, kök rapor ile ek rapor arasında çelişkili tespitler bulunduğu, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından istenmiş olan tüm taahhütlerin PTD'de mevcut olduğu, DSİ tarafından belirlenmiş taşkın debisi olmadığından, kuru dere yatakları üzerinden gelebilecek suların drenajına ilişkin projelendirmenin idare tarafından yapılmadığı, kullanılacak malzemenin deniz ortamına uygun olacağı, imar planı onaylandıktan sonra ÇED sürecinin başlatıldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Ordu ili, Perşembe ilçesi, ... Mahalle mevkiindeki "Perşembe Kıyı Düzenleme ve Rekreatif Amaçlı Dolgu Projesi" için Ordu Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından alınan ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada; her ne kadar İdare Mahkemesince, Kararda belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin uyuşmazlık konusu Kıyı Düzenleme ve Rekreatif Amaçlı Dolgu Projesinden kaynaklanabileceği belirtilen olumsuz etkilerinin somut olarak ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunun bu haliyle, proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yetecek teknik ve bilimsel veriler içermediği görüldüğünden, temyiz dilekçesindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!