Anahtar kelimeler: Ekler Dergilerde Kısımın Ekibi Satımdan İlanları Hesaptan Firmaya Cari Tahsilat

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı ... A.Ş arasında süre gelen ticari ilişki çerçevesinde davacı müvekkili firmaya ait çeşitli dergilerde ilanları ve ekler yayınlandığını, söz konusu hizmet karşılığında müvekkili nezdinde oluşan cari hesaptan toplam bedeli 21.600,00 TL ödenmemiş fatura bulunduğunu, söz konusu alacak için müvekkili şirket tahsilat ekibi görüşmeler yaptığı ancak söz konusu borcu ödenmediğini, cari hesaptan bakiye kalan kısım olan 21.600,00 TL ise tahsil edilemediğini, bakiye kısımın tahsili amacıyla ... 13.icra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasından işleme konulduğu ve takibe geçildiğini, davalının takibe konu borca itiraz ettiği, takibin durduğunu, davalıların itirazlarında ileri sürmüş oldukları iddialar hukuki dayanaktan yoksun ,mesnetsiz ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, borçlu takibe “Herhangi bir borcu olmadığı”iddiasıyla itiraz ettiğini, bu itirazları gerek ticari hayatın olağan akışına gerekse sözleşmeye ve yasaya uygun olamayan son derece haksız ve yersiz bir itiraz olduğunu, dosyaya sunulan fatura ve cari hesap dökümünde davalı firma kendi iradesi ile reklam yayın ve ekleri ile ilgili hizmet aldığını, kendine gönderilen faturanın bir kısmını ödediği ve bakiye kalan kısmını ödemediğini, borçlunun tutum ve davranışları eylemsel bütünlük içinde olduğunu, ancak borçlu davalının sırf zaman kazanmak ve müvekkilinin haklı alacağının tahsilini geciktirmek ve sürüncemede bırakmak için öne sürülün iddialar olup söz konusu iddianın hukuken korunmaması gerektiğini, taraflar arasında █████/2024 tarihinde icra edilen arabuluculuk toplantısında her iki taraf aralarındaki uyuşmazlığa dair bir çözüm üretemediklerini ve tarafların ortak kararı ile anlaşamama tutanak düzenlendiğini bu sebeplerle davalı-borçlunun takibe yönelik itirazlarının iptalini, takibin devamını,% 20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf, davalının ilanlarını dergilerinde yayınladığını ve bu ilanların yayınlanması sebebiyle davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine... 13. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibinden ödeme emri tebliğ edildiği, davalı tarafından bu takibe itiraz edildiğini belirterek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...AŞ., borçlunun dosyamız davalısı ... AŞ. olduğu alacak kaleminin 21.600,00 TL cari hesap alacağı 1.157,53 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.757,53 TL olduğu anlaşılmıştır.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.Davalı taraf icra dosyasına yaptığı itirazda yetkili icra dairelerinin ... İcra Daireleri olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de mahkememizce yapılan değerlendirmede Borçlar Kanunu 89. Maddesi gereği para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davacının adresi itibariyle davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz mahkememizce yerinde görülmemiştir.Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda Davacı ... A.Ş. Yeni Unvan: ... A.Ş 2024 ve 2025 hesap dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, defter beratlarını zamanında yüklendiği, sahibi lehine yada aleyhine delil teşkil ettiğiDavalı ... A.Ş tarafından cevap dilekçesi verilmediği, inceleme gününde defter ve belge ibraz etmediği, yerinde inceleme talebinin olmadığıDavacı Şirket tarafından █████/2023 tarihli ... Nolu “...” Açıklamalı █████/2023 vadeli 21.600,00 TL Tutarlı fatura düzenlendiğiDavacı şirketin takip tarihi olan █████/2024 tarihinde Asıl Alacak Yönünden 21.600,00 TL Alacağının olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.Mahkememizce asıl alacak üzerinden yapılan faiz hesabında davacının icra dosyasında talep ettiği faiz tutarının doğru olduğu tespit edilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında davacının davalıdan 21.600,00 TL asıl alacağının bulunduğunun anlaşılıp icra dosyasında talep edilen faiz miktarının mahkememizce denetlenmesi neticesinde davacının icra dosyasında talep ettiği faiz miktarı olan 1.157,53 TL faizin hukuka uygun olduğunun anlaşılması karşısında davacı defterleri HMK 222/3 maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup davacı taraf üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmiş ve davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile, Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 21.600,00 TL asıl alacak, 1.157,53 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.757,53 TL üzerinden devamına, asıl alacak 21.600,00 TL'ye takip tarihinden itibarenkanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 4.320,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 21.600,00 TL asıl alacak, 1.157,53 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.757,53 TL üzerinden devamına, asıl alacak 21.600,00 TL'ye takip tarihinden itibarenkanuni faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20 oranındaki 4.320,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.554,57TL karar harcından peşin alınan 615,40TL'nin mahsubu ile bakiye 939,17TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 615,40TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.737,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 22.757,53TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır