Anahtar kelimeler: Tekstil Borçlusu İhtarın Kefil Borcu Ödenmediğinden Takibe Kredi Müteselsil Başlatıldığını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... Tekstil arasındaki genel kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi borcu ödenmediğinden █████/2020 tarihli ihtarın asıl kredi borçlusu ve davalıya gönderildiğini, sonrasında davalı ve kredi borçlusu aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı, davaya süresinde cevap vermemiş; davalı vekili, yargılama aşamasındaki beyanlarında müvekkilinin kefil olduğu kredinin ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, davalının sunduğu ödeme dekontlarının 4 farklı referans numaralı krediye ilişkin olduğu, bunlardan ... referans numaralı kredilerin kat ihtarında belirtilmediğinden dava konusu olmadığı, dava konusu ... referans numaralı kredinin ise 3 taksitine ilişkin dekont sunulduğu, borcun tamamının ödendiği savunmasının kabul edilmediği; bankacı bilirkişi raporuna göre, kat ihtarı davalıya tebliğ edilemediğinden takip tarihinde temerrüde düştüğü, davalının takip tarihi itibariyle toplam 110.488,50-TL borçlu olduğu, bu tutarın 200.000-TL kefalet limitinin altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalının icra takibine itirazının 104.858,89-TL asıl alacak, 3.529,93-TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.822,80-TL kat sonrası işlemiş faiz ve 276,91-TL masraf olmak üzere toplam 110.488,50-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %59,60 temerrüt faizi ile devamına, fazla talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili, kat ihtarının asıl borçluya ve müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun muaccel olmadığını; müvekkilinin kefil olduğu dava dışı asıl borçlunun kredi hesabına █████/2017 tarihinde 100.000-TL alacak kaydedildiğini, sonrasında hesaptan 24 taksitle sonlandırıldığını,asıl borçluya muhtelif krediler kullandırıldığını ve bir takım ödemeler yapıldığını, fakat müvekkilinin kefil olduğu ...542 referans nolu kredinin son taksidinin █████/2019 tarihinde ödenerek kapandığını, davacının söz konusu kredi kapanmamış gibi müvekkiline takip başlattığını ve 24 aylık taksitli kredinin ödenip ödenmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı müteselsil kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu ... arasındaki 200.000-TL limitli █████/2017 tarihli genel kredi sözleşmesini davalının 200.000-TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı; borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği ve asıl borçlu ile davalıya █████/2020 tarihli kat ihtarının gönderildiği, ancak her ikisine de sözleşmede belirtilen adreslerinde tebliğ edilemediği belirlenmiştir. Kat ihtarında, toplam 10 adet krediden dolayı ferileriyle birlikte 115.638,34-TL nakit ve çek kredisinden dolayı 567.265-TL gayrinaktin 1 gün içinde depo edilmesi istenilmiştir.
Davaya konu İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, 104.858,89-TL asıl ve ferilerle beraber toplam 117.779,39-TL'nin %66,60 temerrüt faiziyle tahsili ve 39.885-TL gayrinakit alacağın depo edilmesi istenilmiş; davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davalının icra takibinde icra dairesinin yetki itirazı mahkemece değerlendirilmemiş ise de, para alacağına ilişkin talep itibariyle davacı alacaklının merkezinin bulunduğu yer de yetkili olduğundan, itiraz yerinde olmadığından usulü hatanın üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece alınan bankacı bilirkişi raporunda, kat ihtarı davacıya tebliğ edilemediğinden davacının takiple temerrüde düştüğü, █████/2020 takip tarihi itibariyle 104.858,89-TL asıl alacak, 3.529,93-TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.822,80-TL kat sonrası işlemiş faiz ve 276,91-TL masraf olmak üzere toplam 110.488,50-TL hesaplandığı, kredi için akdi faiz oranının %29,80 olduğu, GKS'nin 12.2. maddesine göre temerrüt faizinin akdi faiz oranının 2 katı yani %59,60 oranında istenebileceği, takipten sonra 4 adet çek için 9.345-TL tazmin edildiği ancak sözleşmede davalı kefilin gayrinakdi krediden açıkça sorumluluğunu düzenleyen bir hüküm bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Takipten sonra, █████/2021 tarihinde davadan önce ödenen 2.000-TL için alınmış ek raporda, farkı bir görüş bildirilmemiştir.
Takipten sonra, davadan önce yapılmış █████/2021 tarihli 2.000-TL ödeme tutarı ferileri karşılamadığından TBK'nın 100. maddesine göre hesaplama yapılmasına gerek olmadığından, söz konusu ödeme infaz aşamasında dikkate alınacaktır.
Somut olayda hesabın takipten önce kat edildiği belirlendiğinden, alacak kefil ve asıl borçlular yönünden muaccel (istenebilir) olduğunun kabulü gerekir. Dava dışı asıl kredi borçlusuna sözleşmede belirtilen adresinde kat ihtarının █████/2020 tarihinde tebliğ edilemediği, İİK'nın 68/b gereğince verilen süre sonu itibariyle █████/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının TBK'nın 586/1 maddesi uyarınca müteselsil kefil olan davalıya başvuru şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davalı kendisinin kefil olduğu kredinin asıl borçlu tarafından ödendiğinden, davaya konu alacağın kendisinden istenemeyeceğini savunmaktadır. Fakat davacı ile dava dışı asıl borçlu arsında tek genel kredi sözleşmesi bulunmakta olup, söz konusu krediler de o sözleşmeye göre borçluya kullandırılmıştır. Davalının imzaladığı sözleşme kapsamında, borçlunun kullanacağı kredilere müteselsil kefil olduğundan ve kefalet sözleşmesi sona ermediğinden, iddia ettiği kredinin sona erip ermemesi davalının sorumluluğunu etkilememektedir.
Açıklanan nedenlerle ve ileri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 7.547,47-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.886,87-TL harcın mahsubu ile kalan 5.660,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 115-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!